• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
İspanya’da 800 yıl hüküm süren İslam devleti TOLGA TEKİN İspanya’da 800 yıl hüküm süren İslam devleti tolga.tekin@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 10.02.2018, 00:00

Müslümanlar İspanya'yı fethettikten sonra Endülüs Emevi Devleti'nin merkezi Kurtuba, Avrupa'nın en zengin kültür merkezi oldu ve 400 bin el yazma eser içeren kütüphanesiyle bir çok öğrenci ve bilginin uğrak yeri haline geldi. İspanya'da Müslümanların hakimiyeti 781 yıl devam etti

Abbasilerin, Emevî hanedanına son vermesiyle Emevî sülalesinden gelen Hîşam'ın torunu 1.Abdurrahman; İspanya'ya giderek burada 756 yılında Endülüs Emevî Devleti'ni kurdu. Zamanla İber yarımadasında ise tam bir İslam egemenliği kuruldu. Gırnata Emirliği veya Ben-i Ahmer Devleti (Kızıloğulları Devleti) 1232 yılında kuruldu.

FETİHLERDE SON HALKA

İspanya'nın Müslümanlar tarafından alınışı, ilk İslam fetihlerinin son halkasını teşkil eder. Müslümanlar ilk olarak İspanya'ya 711 yılında ayak bastılar.
Berberi asıllı Târik b. Ziyad kumandasında 12 bin kişilik bir ordu İspanya topraklarına girdiğinde bu tarihlerde İspanya'da hüküm süren Vizigot Krallığı taht kavgaları, toplum içindeki çatışmalar ve Yahudileri zorla Hıristiyanlaştırma politikasının sebep olduğu çeşitli problemlerle karşı karşıya idi. İspanya'nın Müslümanlar tarafından fethedildiği haberini Vizigot Kralı'na ulaştıran kişinin şu sözleri Katolik dünyasının şaşkınlığını çok net bir şekilde ortaya koymaktadır,"Topraklarımıza gökten mi indikleri, yoksa yerden mi çıktıklarını bilmediğimiz bir kavim geldi".

UNUTULMAZ NUTUK

İdrisî'nin Nüzhetü'l-müştâk adlı eserinde anlattıklarına göre,Tarık bin Ziyad, bu yeni kıtaya hükmetmekte öylesine isteklidir ki, İspanya kıyılarına çıktığında, askerlerinin savaştan kaçmalarını önlemek ya da geriye dönüş umutlarını kırarak onları savaşa motive etmek maksadıyla kıyıdaki gemilerini yakar ve onlara şu konuşmayı yapar :"Askelerim! Gördüğünüz gibi önünüz düşman arkanız deniz. Sığınacak hiçbir yeriniz, sabretmekten başka çareniz yok. Düşman bütün gücüyle üzerimize gelecek. Dahası teçhizatları ve yiyecekleri bizimkilerden daha fazla. Oysa bizim kılıçtan başka silahımız, düşmanın elinden alacağımız ekmekten başka bir yiyeceğimiz yok. Müstahkem şehirler ve güçlü düşman karşımızda duruyor.
Eğer ölümden korkmazsanız zafere ve Allah'ın size vaat ettiklerine ulaşabilirsiniz. Şunu iyice biliniz ki, bu savaşta benim sizden hiçbir farkım yok. En ucuz malın can olduğu bu pazara sizlerden önce kendi canımı sürüyorum. Canınızı düşünerek kaçmayınız. Zira hepimiz aynı kaderi paylaşıyoruz."

HOŞGÖRÜ İLKESİ

Müslümanlar İspanya'yı fethettikten sonra Endülüs Emevi Devleti'nin merkezi Kurtuba, Avrupa'nın en zengin kültür merkezi oldu ve 400 bin el yazma eser içeren kütüphanesiyle bir çok öğrenci ve bilginin uğrak yeri haline geldi. İspanya'da Müslümanların hakimiyeti 781 yıl devam etti. Bu süre içerisinde Emevi hükümdarlarının kurdukları yönetim altında Yahudiler ve Hıristiyanlar barış içinde yaşadılar ve dinleriyle adetlerini rahatlıkla icra edebildiler.

OSMANLI KURTARDI

1487'de Emîr Abdullah, Osmanlı Padişahı II. Bayezid'e elçi göndererek şehirlerini teker teker ele geçiren Ferdinand-İzabella çiftine karşı yardım istedi. Fakat, Osmanlı Padişahı II. Bayezid bu sırada bir taraftan kardeşi Cem'le, diğer taraftan Memluklerle meşgul olduğu için istenilen yardımı yollayamadı. Gırnata'nın düşmesinden on yıl sonra 1502'de de bu defa şehirde kalmış olan Müslümanlar II. Bayezid'e elçi gönderdiler. Elçi, padişaha Endülüs Müslümanlarının maruz kaldıkları dinî baskıları ve bu baskılar karşısındaki çaresizliklerini dile getiren Salih bin Şerif'in "Endülüs'e ağıt" adlı bir de kaside sundu. İlk çağrıya olumlu cevap veremeyen Sultan Bayezid, ikinci bir çağrı üzerine İspanya sahillerine Kemal Reis kumandasında bir filo göndererek Müslüman ve Yahudi birçok insanın Endülüs'ten kurtarılmasını sağladı

ENDÜLÜS'ÜN BATI MEDENİYETİNE ETKİSİ

Endülüs Emevileri de ilim ve kültür alanında büyük bir aşama kaydetmişti. Hem dinî ilimlerde hem de diğer ilimlerde ileri seviyedeydiler. Endülüs'te eğitime büyük önem verildiğinden okuma yazma bilmeyen çok azdı. Eğitim cami, medrese ve küttaplarda yapılıyordu. İlmin her dalında yetkin kişiler yetişmişti. Tefsirde Muhammed el-Kurtubi , hadiste İbn Abdi'l-Berr , fıkıhta İbn Hazm, el-Endülisi; tasavvufta Muhyittin İbn Arabi gibi büyük alimler önde gelen isimlerdendi.

FELSEFE VE MANTIK

Endülüs'te felsefe ve mantık alanlarında önemli çalışmalar yapıldı. Muhammed bin Meserre ile başlayan felsefe geleneği İbn Bacce, İbn Tufeyl ve İbn Rüşt gibi filozoflarca devam ettirildi. Grek felsefe ve mantığının tamamı Endülüslü filozoflarca Arapça'ya çevrildi. Endülüs'ün ilimdeki bu parlak döneminde Batı dünyası karanlıktaydı. Avrupa'daki Rönesans ve Reform hareketlerinin ortaya çıkmasında, Endülüs'te bulunan ilmî birikimin büyük payı vardır.

AVRUPA RÖNESANSI ENDÜLÜS'E BORÇLU

de Endülüs İslam devleti getirdi. 15. ve 16. yüzyılda önce İtalya'da başlayıp sonra diğer Avrupa ülkelerine yayılan, edebiyat, sanat, felsefe ve bilim alanındaki gelişmeler, yenilikler ve anlayışların ortaya çıkmasına 'Rönesans' denir. İspanya'daki Endülüs Emevi Devleti ve Avrupalı gezginler ile ticaret adamlarının aracılığı ile İslam Medeniyeti tanınmış, birçok icat, bilgi Avrupa'ya taşındı. Endülüs Emevi Devleti'nde II. Hakem zamanında kurulan, Kurtuba medresesinin ilim ve fikir dünyasında önemli ve ayrıcalıklı bir yeri vardı.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN