• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Esnaflık ve ahilik kültürü TOLGA TEKİN

Esnaflık ve ahilik kültürü

tolga.tekin@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 14.01.2022, 00:00

Ekonominin can damarı olan esnaf kesimi, şu sıralar kongre heyecanı yaşıyor. Esnafın daha fazla gönlüne girip hakkıyla hizmet edenler başkanlık yarışını kazanıyor. Aslında kim kazanırsa kazansın sonuçta önemli olan esnafın kazanmasıdır. Ben de bu vesileyle esnaflık ve ahilik kültüründen bahsetmek istedim. Esnaf, denilince aklımıza, topluma yaptıkları hizmetlerin yanında vatanını, milletini seven, milli ve manevi değerlerine bağlı cömert ve 7'den 70'e toplumun bütün kesimiyle iyi geçinebilen kişi gelir. Ülkemizin hemen hemen her sokağındaki bakkal, terzi, berber, kasap, lokanta, kahvehane gibi dükkanlarda kendi civarındaki insanlara hizmet ederek ailelerinin geçimini sağlayan bu insanlar, ülke ekonomisine de çok önemli katkılar sunuyorlar.

TÜRK İSLAM KÜLTÜRÜ
Esnaf teşkilatının kökeni çok eski tarihlere dayanıyor. Müslüman Türkler, 1071 Malazgirt Zaferi'nden sonra Anadolu'ya göç edince ticari hayatın önemli bir unsuru olan üreten ve topluma hizmet eden kesim, bir yandan da Türk İslam kültürünü Anadolu'ya yaymak ve Bizans'a üstün kılmak için çalışıyordu. Bu nedenle günümüzdeki esnaf teşkilatına benzer bir yapılanma içine girildi. Bu yapılanmanın kurucusu ise Hacı Bektaş-ı Veli'nin tavsiyesiyle Ahi Evran oldu. O dönemdeki bugünün esnaf kesimine ise "kardeşim" anlamına gelen "Ahi" adı verildi. Selçuklu ve devamındaki Osmanlı döneminde Türklerin Anadolu'yu vatan edinmelerinde, şehir hayatına uyum sağlamalarında, üreten ve eğitimli insan olmalarında ve meslek edinmelerinde, ahilik kültürünün çok büyük etkisi olmuştu.

ÖZÜNDE "İNSAN" VAR
Ahilik kültürü, özüne "Eşref-i Mahlûkat" olan insanı yerleştirerek "Hakka hizmet, halka hizmet" anlayışıyla hem dünyevi hem de uhrevi bir sistem oluşturmuştur. Bu dünyayı bir imtihan yeri olarak kabul eden Ahiler, eğitim sistemlerinden çalışma sistemlerine kadar hayatın bütün alanlarını da bu anlayışa göre dizayn etmişler. Eğitimlerini "Kim ki iyi insan iyi müslümandır; kim ki iyi müslüman iyi insandır" düsturu gereğince almışlardır. Ahiler, sadece erkekleri değil, kadınları da eğitmişlerdir. Ahi Evran Veli'nin hanımı Fatma Bacı'nın kurduğu "Bacıyan-ı Rum" (Anadolu Kadınlar Teşkilatı) ile kadınları da eğitmişler, onları aşına, işine, eşine bağlı yetiştirmişlerdir.
Onları meslek sahibi yaparak üretici konuma getirmişlerdir. Denilebilir ki Bacıyan-ı Rum dünyada ilk kadın sivil toplum örgütlenmesidir.

KİMSESİZLERİN KİMSESİ
Ahiler, oluşturduğu ekonomik sistem ile helal kazancı, alın terini, dayanışmayı, kul hakkını, ahlâkı, kanaatkârlığı, çalışmayı, üretmeyi ve böylelikle Allah'ın rızasını kazanarak ahiret yurdunu kazanmayı esas almışlardır. Ahilik adabı yüzyıllar boyunca Anadolu Türk halkının milli karakterini belirlemiştir. Bugün Anadolu'daki misafirperverlik, komşuluk ilişkileri, birçok görgü kuralı, doğruluk, dürüstlük, yardımlaşma gibi özellikler ahiliğin günümüze yansımasıdır. Ahiler oluşturdukları sosyal güvenlik sistemiyle adeta "kimsesizlerin kimsesi" olmuşlardır.
Ahiler Anadolu'nun vatanlaşmasında, İslâmlaşmasında ve Türkleşmesinde kurdukları vakıflarla, yapmış oldukları şifahane, hamam, çeşme, han, medrese ve hayır kurumları ile etkili olmuşlardır.
Ahilik kültürünü anlatmak bir köşe yazısına elbette sığmaz. Ancak şunu belirtmek isterim ki geçmiş toplumlarda olduğu gibi bugün de esnaf kesiminin ahilik kültürüne sıkı sıkıya bağlı kalması eğitim, sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel, dini ve ahlaki alanlarda medeniyetimizi daha geliştirecek temel dinamik ve ana unsurlardan olmaya devam edecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.