• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Devrim Erbil özelinde yaratıcı sanat ZEKİ HOZER Devrim Erbil özelinde yaratıcı sanat zeki.hozer@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 02.08.2020, 00:00

Biliyorsunuz, bu yıl Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü resim dalında Devrim Erbil'e verildi. Bu yazımda Devrim Erbil yaratıcılığına tıbbi bir perspektifle baktığımızda ilginç balar çıkıyor ortaya...
Tıp ile sanat, kültür tarihinin başlangıcından bu yana yoğun bir ilişki manzumesi sergiler ve hatta çoğu hekim bir yandan da sanatçı kişiliği ile ön plana geçer.
Bunda, eski çağlarda tıp zanaatı ile sanat icrasının aynı kişilikte var olması yanında, kalıcılık ve gelecek kuşaklara uzanan var olma arzusu herhalde yadsınamaz.
Bazen de varolan hastalıklar, sanatçının yaratma potansiyelini artırmıştır:
Chopin, uzun süre mücadele ettiği verem hastalığının alevlenme dönemlerinde, Van Gogh epilepsi nöbetlerinde, ünlü heykeltıraş C.Claudel ise psikoz ataklarında en iyi eserlerini meydana getirmişlerdir.
Elbette, klasik müziğin iki dehasının isimleri de burada zikredilebilir: Bach'ın kör olması ya da Beethoven'ın sağırlığı, onların eserlerinin yaratılmasına engel olmadığı gibi müziklerinin olağanüstü tınısına katkı sağladı.

BEYİNDEN ÇİZGİLERE
Elbette, güncel tıp, bir sanatçı beynindeki sol temporal ve lateral prefrontal korteksin hangi nöron, yolak ya da sinapsının reseptörlerini uyararak bir esere dönüştürdüğünü henüz tam olarak açıklayamamakta.
İnsan genomunu oluşturan 23 bin genin büyük çoğunluğu beyin ile ilgilidir ve yüz milyarı aşkın nöron da... Devrim Erbil yaratısında, belleğini oluşturan hipokampus ve duygularının havuzu amigdalasının desteğinde, prefrontal korteksin mastrosu altında, tüm bilinç bütününü pürüzsüz bir devamlılıkla eserlerindeki çizgilere yansıtır.



DUYGUDURUM ÖKURGUSU
Harfler, çizgilerden oluşur ama yetenekli kişilerin ellerinde, harfler ölümsüz şiirlere evrilir.
Referansları sarsıp yıkarak farklılaşan metinler ise yüzyıllarca hükümdarlığını sürdürecek başyapıtlara dönüşür. Devrim Erbil resimlerindeki belirginleşen çizgi, onun dünyasındaki ilhamı, tekilden anonime bir duygudurum kurgusu olarak tuvale geçirirken, adeta karşınızda bir şiir olarak beliriverir.
Devrim Erbil resimde şair, çizgi düzleminde şiir sunar izleyicisine.

İNSAN YOK!
Erbil, resimleri bir edebi eser şeklinde düşünüldüğünde, fırçası kalemleşir, çizgiler harf ve kelimelerle metinleşir, algısal olarak kitap bittiğinde, bir anlatı olarak şehir kuşbakışı görülen, hissedilen, fark edilen bir estetik son ürün halindedir artık. Renk soluklaşır, çizgi estetik olarak somutlaşır ve kent var olur. Enteresan biçimde, kuş gibi canlılar varolsa da insan unsuru yoktur Devrim Erbil resimlerinde! Ama dinamizmi hissedilir. Çünkü kent silüeti ana unsurdur ve kentler insanların kitlesel kümelendiği yerlerdir.
Aslında, Erbil resimlerinde çizgi, geometri ve grafik, vazgeçilmez kutsallıkta bir ana unsur olarak tuvaline penetre olur. Kullandığı farklı tarzları kapsayan çalışmaların ortak DNA'sını oluşturan malzeme yapyalın çizgidir.

YALINDAN KOMPLEKSE
Yaşadığımız yüzyılda efsanevi bir isim olan Devrim Erbil üzerinden yaratıcılığın tıbbı sürecine bir göz atmak istedim, bu yazımda.
"Gelenekten çağdaşlığa, doğumdan kentlilik ruhuna, minyatürden soyuta, şiirden tuvale, renk ve çizgiden sanata,i lhamdan ve duyarlılıktan yaratıya, maviden derinliğe, genlerden kültür izlerine, iç zenginlikten ermişliğe, tek renkten kosmosa, yalınlıktan komplekse" giderken, yoğun, özverili ve biteviye devam eden çalışmalarıyla Devrim Erbil'in yaratma sürecinin tıbbi analizi yapılabilir mi? İlhamını nereden almaktadır? Ön düşünce ve taslaklarını nasıl şekillendirmektedir?
Etkilenimleri eserine nasıl yansımaktadır? Fizyodinamik tıbbi süreçler ya da kişisel tıbbi anamnezin, yarattığı eserlerde bir yansıması bulunmakta mıdır?

MR GÖRÜNTÜSÜ KAYDEDİLSE
Nancy Andreasen'in tanımladığı şekilde, yaratıcılığın, yaşamın farklı parçalarının yeni ve beklenmedik şekilde bir araya getirilmesi olduğundan hareketle, Devrim Erbil yaratıcı beynini oluşturan koşullar nedir? Yaratıcılığındaki trans hali ya da herkesin bildiği hali ile ilhamında,çevresindeki dış etkenlerden soyutlanıp beyninde oluşan eserini tuvale yansıtırken yaşadıkları, MR gibi tıbbi görüntülemeler ile kaydedilse bulgularımız ne olurdu?

COŞKUN İYİMSERLİK
Son tahlilde, sanatsal yaratım ve buna yönelik eylem kuşkusuz bir beyin ürünüdür. Devrim Erbil'de beyin, yaratım sürecinde oluşturduğu özgünlüğü, topluma ve kollektif bilince açar.
Bu, üretim döneminde de görülür, kişisel yaratıcılık yolculuğunun duraklarında olagelen çoklu katkıyı içselleştirir ve bireysel sanat yaratısı özel bir ekosistem yaratarak anonim/çoğul eser estetiğine evrilir, sonuçta da resminin var olma sürecinde sosyal bir çoğulluk kazanır. Böylece, ifadelerindeki 'çizgi' sınırsızlığı, kitleselleşir.
Bir anlamda, resimlerindeki kentsel anatomi, kemik iskeleti çizgi ile belirginleştirirken içinde dinamizmi, kendisinin coşkun iyimserliğinde şehri yeniden inşa eder. Bütün kariyeri boyunca, ilk edindiği üslup ile inanılmaz bir özümseme içinde yoluna devam ederek, kişiliğini, kentini, doğasını ve iyimserliğini tuvaldeki çizgilerine özgün eser olarak yansıtıp, yaşama, eşsiz bir güzelleme yaparak ölümsüzler vadisine doğru ilerleyen Devrim Erbil'e selam olsun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • SON DAKİKA