• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Obezite ve kişisel sağlığı yapılandırmak

ZEKİ HOZER

Obezite ve kişisel sağlığı yapılandırmak

zeki.hozer@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 12 Mayıs 2026

Artık toplumumuzun üçte ikis obez kategorisinde...
Ülkemiz OECD ülkeleri arasında obezite oranı en hızlı artan üyelerden birisi... Sadece OECD araştırmaları değil Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi küresel kuruluşlar da bu bulguyu destekliyor. WHO'ya göre 2030 yılı projeksiyonlarında, nüfusumuzun yüzde 66.8'ini bir hayli geçen oranlarda obez bir nüfusumuz olacak. Kabaca şimdikine ek olarak 16 milyon kadın ve 11 milyon erkek obez vatandaş toplumumuzda yer alacak. Konunun sosyo psikolojik ve ekonomik analizi yanında tarım politikaları kapsamında kaliteli gıdaya erişim, gıda okuryazarlığı ve aile bütçesini destekleyici teşvikleri ele almak bir makale kapsamını aşsa da günlük rutinde sık sık fazla kiloların verilmesi, düzenli spora başlamak ya da radikal diyet değişikliği neredeyse ortak sohbetlerin ana konusu.

VÜCUT KİTLE ENDEKSİ
Gerçekten de ideal bir sağlık için, genetik ve çevresel faktörlerin bir bütünü olarak ortaya çıkan hastalık tablolarının tümünü düşündüğümüzde, fit bir vücut, ideal kilo ve sağlıklı bir beslenme, doğrudan ya da dolaylı ama mutlaka hastalık süreci ile ilintilidir. Bir tıp camiasında sıklıkla kullandığımız 'hastalık yoktur hasta vardır' anlatımı, yapı olarak aynı olmakla birlikte her bireyde farklı seyredebilen hastalık patolojisini veciz bir şekilde ortaya koymaktadır. İdeal kilo, boy, cinsiyet ve yaş ele alındığında sağlıklı bir yaşam sürmek adına önerilen kilo aralığıdır. Bunun için de yaygın ve basit bir yöntem hesaplaması vardır: Vücut kitle indeksi. Bu kapsamda toplam vücut suyu, yüzey alanı, bazal metabolizma ve yağ dağılımını ölçmek mümkün olsa da vücut kütlesinin, uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanan kitle indeksi en sık kullanılan hesaplama sistemidir ve ideali 20 ila 25 arasında olmasıdır.
Ana problem de bu aşamadan sonra ortaya çıkıyor: Eğer fazla kilolar varsa nasıl verilecek? İdeal kiloda iseniz nasıl korunacak?

'EN YARARLI DİYET SEÇİMİ'
İdeal kilo için bilinçli beslenme her şeyden önemli. Tuzu azaltmanın böbrek hastalıkları, kalp damar hastalıkları ve obezitede ortaya çıkan olumlu etkisi biliniyor. Bütün otoriteler günlük 5 gramdan fazla tuzun zararlarını teyit ediyor. Maalesef Ülkemizde bu oranın 3 katı bir kişi başı tüketime sahibiz! Üç beyazlardan tuzu anmışken de şeker ve unlu besinlere mesafe koymanın önemine değinmeden geçilemez herhalde! Bu kapsamda, günlük yemek çeşidi tercihlerimizi sebze ve lifli besinlerden yana kullanmak yapılacak en basit çözüm gibi görünüyor.
Yeterli lif alınımı ve karnabahar, brokoli ve lahana türü sebzeler, gerek günlük yeterli beslenme ve gerekse kalın bağırsakla kanseri ve damar sağlığının devamlılığı için en yararlı diyet seçimi. Bazı olumsuz uluslararası politik gelişmelerde 'yaşadığımız coğrafya kaderdir' vurgulaması sıklıkla yapılır ama zeytin ve zeytinyağı gibi bir nimete kolayca ulaşılabilirlik yine coğrafyamız ile ilgili bir güzellik.. Zeytinyağının özellikle doymuş yağ asidinin değil oleik asit olarak adlandırılan doymamış yağ asidinden zengin kimyasal yapısı, zararlı kan yağlarından trigliserit asiti düşürdüğü gibi, yararlı HDL kolesterolü de arttırmaktadır.

'EKSİK ETMEYİN'
Genel olarak birçok metabolik hastalıkta ve kanserde olumlu etkileri ile bir ilaç gibi olan zeytinyağını, sofranızdan eksik tutmamak gerek.
Sıra et konusu gelince, kırmızı etlerde yağsız olanlar önerilir ve elbette balık her zaman birinci tercih olmalı. Fazla tüketimin başta koroner ve hipertansiyon olmak üzere kalp damar hastalıkları ile birlikte böbrek ve diyabet gibi metabolik hastalıkları tetiklediğini biliyoruz.

İRADE VE MOTİVASYON
Özünde bu bilgilerin çoğu hepimizce malum. İmkanları bunları yapmaya müsait olanlar 'irade' ve ' motivasyon' eksikliğinden, diğerleri de birçok 'mücbir sebepten' bunları gerçekleştiremiyor. Şu andan itibaren, beslenmede ana yol haritası olarak yukarıdaki tercihleri yapmak, suyu bol içmek, sadece yürüyüş bile olsa hayatınıza düzenli egzersizi katabilmek, Sizlere bireysel olarak sağlıklı bir bünyeye sahip olma arzunuzu gerçekleştirme konusunda yarar sağlayacaktır.

'KATKIYI YÜKSELTECEK'
Elbette bu çaba, ülkemize sağlıklı bireyler olarak katkımızı daha da yükseltecektir.
Örneğin obez bir birey, hasta bir kişi olarak yaşam kalitesinden mahrum kaldığında, sadece sağlık sistemine ağır bir yük olmayacak aynı zamanda toplum sağlığını da tehdit edecek, obezite bir salgın halinde vatandaşlar arasında yaygınlaştığında da, ülkenin moral değerlerini, sosyal yapısını, kültürünü ve ekonomisini de derinlemesine etkileme potansiyelinde olacaktır. Kuşkusuz, sürdürülebilir bireysel sağlık kavramı, insanın genetik kodlarından yaşadığımız çevre şartlarının kalitesine, sosyoekonomik konforuna ve küresel iklim dinamiklerine kadar giden çok geniş bir spektrumu tanımlıyor, ancak obezite konusunda da görüldüğü gibi kamu sağlığı ve ülkenin bekası ile de ilintili...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.