• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Ölümden sanata: Body Worlds...

ZEKİ HOZER

Ölümden sanata: Body Worlds...

zeki.hozer@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 10 Eylül 2026

Body Worlds sergilerini hatırlıyor musunuz? İlk kez 1995 yıllarında kamuoyunun dikkatini çeken bu sergi, 2010 yılında İstanbul'a da gelmişti ve kısa sürede 400 bin kişi tarafından görülmüştü.Sergi İzmir'e de gelmişti. Okuyucularımız arasında izleyenler vardır. 2012 yılında, Ege Üniversitesinin akademik danışmanlığında Fuar'daki Atlas Pavyonunda açılmıştı. Dünyayı gezen bu anatomi sergisinde gerçek kadavralar kullanılıyordu. İlk sergiden bu yana onlarca ülkede 50 milyona yakın kişi bu sergiyi gördü. Doğrusu insan vücudunun tüm unsurlarının sağlıklılık hali ile hastalıklı halleri arasındaki farklılığı, tüm gerçekliği ile sarsıcı bir şekilde gösterebilme gücündeki bu sergiden, sıradan bir insanın sarsılmadan çıkması mümkün değildi!

İNOVATİF BİR YARATICILIK
Serginin yaratıcısı, Alman Doktor Gunther von Hagens, bir anatomist. Tüm bilgi birikimini inovatif bir yaratıcılık ile kullanarak , kendi meslek yaşamında rutin olarak uygulanan 'platinasyon' yöntemini geliştirmiş, 200'den fazla insan ve hayvan üzerinde bunu sergilenecek şekilde düzenlemişti. Dr. Hagens'in bu yöntemi 1977 yılında geliştirdiği biliniyor. Öldükten sonra vücudunu bağışlayan insan kadavralarını, önce çürümemesi için koruyucu ve sterilize edici formalin uyguladıktan sonra, haftalarca bu ortamda bekletip, kas, kemik,damar ve sinirleri ayrıştırıp, aseton ile kurumasını sağlamış. Kuruma sonrası asetonları vakum ile çekip, vücuda değişik pozlar vererek sergilenebilmesi için teller ve iğnelerle sabitleme yapmış. Arkasından da gaz ve ısı kullanarak katı form vermiş. Bu arada, vücudun doğal yağları ve diğer sıvıları likit plastiklerle değiştirilmiş. Bu süreç elbette zaman alıyor, yaklaşık üç yıl kadar!

MÜKEMMEL BİR EĞİTİM SETİ
Bu yöntem tıp için yeni değil. Bir ismi var: Plastinasyon. Atası mumyalama teknikleri olarak kabul edilebilir. Ama Dr. Hagens, Heidelberg Üniversitesinde buna son şeklini vermiştir. Özellikle biyolojik dokulardaki organik sıvıları polimerlerle değiştirerek bir devrim gerçekleştirmiş, böylelikle tıp öğrencileri eldiven kullanmadan bizzat inceleyip hissettikleri plastinatlar ile eğitimlerinde büyük bir aşama elde etmişlerdir. Nitekim plastinasyon laboratuarları hızla artmış, ülkemiz de bu konuda sayılı ilk birkaç dünya merkezinden birisi olmuştur. Bu yöntem, insan vücudunun bir bütün halinde ve organ bazında, sinir ya da damarlanma ağı için mükemmel bir eğitim seti yaratmıştır.

GELENEKSEL BİR ÜSTÜNLÜK
Dr. von Hagens, yıllar önce yapılan bir röportajında "Bugün 68 yaşındayım ve bu ömrün 37 yılında anatomist kimliğim içinde idim Gördüm ki,insan vücudu, anatomik açıdan mükemmel. İşte, geliştirdiğim bu yöntem, yani plastinasyon, insan anatomisinin mükemmelliğini, sadece tıp dünyası için değil, 7'den 70'e tüm insanlar için görünebilir ve hissedilebilir hale getiriyor" demişti. Sergilerin unutulmaz kuratörü de Dr. Angelina Whalley idi. Whalley, sergi hakkında şunları söylemişti: 'Ziyaretçilerin, sergi sonrası iç dünyalarına doğru yaptıkları seyahati gözlerinden okuyabiliyorum. Sanırım, kendilerine ve doğal olarak da dünyaya bakış açıları değişiyor. Sağlıklı ve hastalıklı organ, hiç olmadığı kadar somut bir şekilde karşılarında'. Yazdıklarımdan anlaşılacağı gibi, Dr. Hagens'in plastinasyon tekniğini geliştirmesinin nedeni tıp öğrencilerinin anatomi eğitimlerine katkı sağlamak ve biyolojik örneklerin korunmasında geleneksel yöntemlere göre bir üstünlük sağlamaktı.

'İDEAL BİR VASAT TEŞKİL EDİYOR'
Kokusuz, gerçek, üç boyutlu ve elle dokunabildikleri bir materyal yaratmıştı. Aynı zamanda, bir tür mumyalama tekniği gibi organik dokuların yıllarca bozulmadan saklanılmasını da sağlıyordu. Ayrıca bunun bakım giderlerinin az olması,çürümemesi, saklanılma şartlarının ve maliyetinin az olması da ek üstünlük oluşturduğu gibi, araştırmalar için de ideal bir vasat teşkil ediyordu. Sergilenmesi ve tüm insanlar için vücutlarına yönelik bir algıda farkındalık yaratması da bir başka üstünlüğü tabii ki! Bu konuyu neden yazdığımı okuyucularım merak edebilir! Plastinasyonu icat eden 1945 yılı doğumlu Dr. Gunther von Hagens geçen hafta 81 yaşında vefat etti. Tüm işlem görenlerden hayatta iken izin aldığını ve insanların kendi bedenleri ve anatomilerini daha iyi anlamaları dışında bir amacı olmadığını belirtmesine rağmen, sergileri ve icadı, başta kilise olmak üzere bir çok grup tarafından 'ölüye bir saygısızlık' olarak kabul edilmiş ve şiddetle eleştirilmişti. Dr. Hagens, tıp tarihinde yerini aldı. Ailesi, kendisinin de son arzusunun, vücuduna plastinasyon işlemi yapılması olduğunu ve bunu gerçekleştireceklerini söyledi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.