Kıyaslamak istiyorum bizim tatil yöreleriyle buraları. Bizim yeşilliklerimiz, bitki güzelliklerimiz onlarda yok gibi, Mikonos'ta ağaçları sayabilirsiniz. Daracık sokakları çok temiz, hatta yerleri özel boyanmış onların, bizde hijyenik faktörler yeni yeni devreye giriyor. Restoranlar fiyat politikası uygulamıyor. Her yerde her şeyin bedeli belli hani buradan nasıl kalkarım demiyorsunuz. Pahalısı yok mu? Tabii ki var, ama bilerek gidiyorsunuz. Rengarenk marketleri bir yana bırakın minicik hava limanlarında bile zeytinyağı ve beyaz peynirimizi süsleyerek satmıyorlar mı? Yollarda, 'Gyros' dedikleri döner kebabımızı tezgahlamıyorlar mı? Ne bileyim ben içim burkuluyor. Gerçi bu günlerde büyüklerimiz tanıtımımıza önem veriyorlar. Arayı kapatıyoruz gibi. SADE BİR TATİL SUNUYOR
Oralarda turist çekmek için çok rahat bırakıyorlar yabancıları. Size kendilerindenmiş gibi davranıyorlar. Tatilde tatil yaptırıyorlar. Tatil yörelerini mega kentlerinden getirdikleri yerel sanatçılarla, çılgın bir rekabetle yarışacak restoran ve dükkanlarla doldurmamışlar, size hakiki bir tatil imkanı sunuyorlar.
Bir de benim en çok önemsediğim şey işletme, evet işletme... Gençliğimden bu yana en zevkle yaptığım işimdir işletme. Bu mevzuda başarılı olduğumu hiç bir şekilde tevazu gösterip inkar edemeyeceğim.
İŞLETME ÇOK ÖNEMLİ
Ama oralarda hepimizin bu sektörde eksiklerimizim olduğunu gördüm. Sadece müzik çalıp, gelenlerle sohbet edip sarhoş olmakla, birkaç gezen grubu eğlendirmekle olmuyor. Bunu da oralarda görüyoruz. Ama diğer yandan tabii güzelliklerimizle, çok gelişen başarılı tesislerle biz de çok iyi bir yerdeyiz. Hepsini toparlayıp bir araya koysak eminim kolumuzu kimse bükemez.
Mikonos'u çepeçevre dolaşmak ancak bir kaç saat sürüyor. Gidenler bilir, hiçbir tatil yöremizle kıyaslanabilecek manzaraları da yok. İki değirmenin günbatımında çekilecek fotoğraflarıyla her akşamüstü yüzlerce kişi topluyor. Suyu bile zevkle içiyorsunuz. Üzerinde güzel kızların yapma resimleri olan su şişeleri hepsinden çok satıyor, dışı da içi de temizlikten sizi imrendiren manavlar sizi adeta davet ediyor, bizde fışkıran begonvilleri mücevher gibi değerlendirip sokakları canlandırıyorlar tablo gibi...
MAKARNA YAPIMI
Bu arada merkezde mutlak Pasta F Bar'a uğrayın. Tüm makarnalar önünüzde imal ediliyor. İtalyada bile ender yiyebileceğimiz bir menü sunuyor bu restoran. Bu arada taksi fiyatına eşit ücret verip bir yerden bir yere veya tüm gün tekne tutmak mümkün olduğunu söylemek isterim. Özetle, Mikonos eski çıkmış ismi gibi çılgınlıklar değil de iyi bir tatil adası şu anda. Mikanos'a gitmek de Bodrum'a gitmek gibi oldu artık. Ama arzum Bodrum'a gitmek Mikonos'a gitmek gibi olsun diyelim ve desinler.
AKVARYUM KOYUNDA
Şu an Ma Biche teknesindeyim. Benim canım arkadaşlarımla Bodrum'un 'Akvaryum' koyunda saat 01.30 ve size buradan yazıyorum. Sadece denizin sesi. Herkes yattı. Sabah erkenden suya girebilmenin hayali var. Size an be an minik seyahatimi yazacağım. Umarım kimse teknede olan dostlarım için değişik tatil beldelerinde değişik kişilerle aşk yaşıyorlar diye yazmazlar. Herkese güzel bir hafta diliyorum.
Her ihtiyaca göre ayrı bir bal
Bal butiğinin adı Nectar Ambrosia. Dükkana girdiğimde balın ne kadar değerli bir şifa kaynağı olduğunu anladım. Bal, çok değerli bir gıda ve arı ilahi bir canlı diye izah etti dükkanın işletme müdürü. Hem çiçek hem de hayvansal olarak ikiye ayrılıyormuş. Burada da onlarca çeşidi var balın. Vitamin karması olan, mineral tuzlar ihtiva eden, sindirime yardımcı olan, kilolarımızı dengeleyen, kanı temizleyen, vs. vs. Bu derslerden sonra arkadaşlarıma Mikonos hatırası olarak 'bal' almaya karar verdim. Tabii hepsinin ihtiyacı olduğunu düşündüğü özellikleri ile...
