• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Genç yetenekler umut veriyor

HÜROL DAĞDELEN

Genç yetenekler umut veriyor

hurol.dagdelen@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 12 Mayıs 2011
Okul gazeteleri, dergileri beni hep çekmiştir, çünkü çocukluğumda bir okul gazetesinde görev almış, küçük haberler yapmıştım.
Gazeteciliğe ilk adımlarımı öyle atmıştım.
O nedenle, çocukların o heyecanını, o doyulmaz saflığını iyi bilirim.
Okulun yayın organı, o kurumun namusudur adeta... Yanlış haber yapmak, yanlı davranmak, birisine torpil geçmek imkansızdır.
Büyüyünce toplumsal gerçeklerin farkına varıncaya kadar, o gazete yaşam heyecanıdır, dürüstlük timsalidir çocuklar için...
***
Geçen gün genç bir öğrenci geldi ziyaretime, Ece Ermiş... Gözlerinin içi gülen, insana güven veren, babasının önerisiyle, keman çalmaya başlamış bir genç Ece...
İzmir'in simge okullarından Gazi İlköğretim Okulu'nun başarılı öğrencilerinden...
Bir süre önce, Sarmaşık'ta onun haberini yapmıştık, "Küçük kemancı büyük yetenek" başlığıyla...
Ece, okulun mezuniyet gecesinde keman çalmış, yeteneğiyle hayranlık uyandırmış, alkış toplamıştı.
Bize teşekküre gelmiş Ece... Elinde okulunun yayın organı olan "Gazi'nin Sesi" dergisiyle...
Bir de küçük bir resital verdi bize, bayıldım.
***
Tam "Atatürkçü" bir dergi, Gazi'nin Sesi... Derginin her sayfasında var o yüce insan...
Okulun tanıtımı, eski mezunları, şiir yazan, makale kaleme alan öğrencilerin, duygu ve düşünceleri...
Çeşitli kişilerle, kurumlarla yapılan kısa ve öz röportajlar var dergide...
Bir de yetenekli gençlerin, küçük kısa yaşam öyküleri, önerileri...
***
Bizim gazetede yayınlanan haberinin küpürünün de yer aldığı bir sayfada da Ece Ermiş anlatıyor, keman çalma sevdasını, babası Ali Ermiş'in onu nasıl müziğe yönlendirdiğini, kimlerden ders aldığını, önerilerini, kemanı tanıtmasını içeren bir yazı aktarmış Ece, keyifle...
Hemen yanı başındaki sayfada da, ney çalan bir gencin, Furkan İşlek'in hazırladığı köşe var.
Biliyor musunuz, bu çocuklarla gurur duydum. Hem küçük yaşta müziğe yönelmelerini hem de sorumluluk almalarını...
***
Ece Ermiş'ten umutluyum, gelecekte konserlere çıkacak, belki de Türk'ün adını dünyada duyuracak kadar yürekli görüyorum onu...
O mahçup bakışlarında gördüğüm umut, kolay unutulacak cinsten değil...
Br kutlama ailesine... Onu müziğe yönlendiren babasına ve öğretmenlerine...
Ve de böylesine özenli bir dergi hazırlayan, öğrencileri yeteneklerini ortaya çıkarmaya teşvik eden Gazi İlköğretim Okulu yönetimine...
Bu gençleri görünce, umut doluyor insan.

Milletin canı sıkkın!

12 Haziran'da seçim var, yeni bir meclis kurulacak, milletvekillerinin çoğu değişecek.
Türkiye yeni bir döneme girecek.
Bu nedenle, müthiş bir yarış var partiler arasında... Siyasetçiler, şehir şehir geziyor, vaadlerin ucu bucağı yok. Sataşmalar, küfürler, dalga geçmeler, hiç değişmeyen sahneler...
Bir de, trilyonlara mal olan tanıtım şovları... Flamalar, bayraklar, el ilanları, şehir turları, çığırtkanların halkı galeyena getirme çabaları, şarkılar, türküler arasında bir seçim yarışı...
Ortalık toz duman...
***
Oysa halk geçim derdinde... Ve şu soruyu soruyor ister istemez:
"Milletin karnı aç ama paralar boşa akıyor. Bu ne sorumsuzluk?"
Yani bilesiniz, böyle ortalıkta havalı, civalı, şarkılı, türkülü gezen konvoylar, insanı mutlu etmiyor, cezbetmiyor aksine kızdırıyor, öfkelendiriyor.
Çünkü halk artık eskisi gibi değil, şimdi hesap soruyor.
Boş vaadlere karnı tok yani... O cicili bicili tanıtım afişlerine de...

Yüksek Sadakat kaza yaptı!
Üzüldüm...
Çünkü, Eurovision Şarkı Yarışması'nda son yıllarda böylesi bir başarısızlık yaşamamıştık, aksine yarı finali firesiz aştığımız gibi, ilk beşi zorlamıştık sürekli...
Ancak "Yüksek Sadakat" bekleneni veremedi, yarı finalde takıldı.
Bunun çeşitli nedenleri var ama bence en önemlisi, tarz...
Üç yıldır genç gruplarla katılıyoruz yarışmaya, üstelik müziğin tınısı da birbirinin benzeri...
Eh artık gına gelmiştir Avrupalı'ya...
Bu işin bir boyutu...
***
Yarışmaya gelince, akılda kalıcı bir şarkısı vardı Yüksek Sadakat'in... Belki muhteşem değil ama kötü de değil...
Yani finalde yarışacak birçok şarkıdan iyi...
Tek eksik, şarkının şov niteliğinin eksik oluşuydu. Yani, kafesin içinde kıvrılıp duran kadın dansçı, ne ekran başında ne de salonda tatmin edici değildi.
Garipti, anlamsızdı.
Oysa bu tür yarışmalarda sahneyi dolduran "nitelikli" şovun etkisi çok büyük... Hatırlayın, Sertab Erener, çok özel bir örnek...
Görülen o ki, grup şarkısına güvenmiş ve yarışmaya iyi hazırlanmamış...
***
Bu sonuç, Yüksek Sadakat gibi, kaliteli, müzikal kimliği olan bir müzik grubunun moralini bozmamalı...
Kuşkusuz, yüreklerinde çok büyük yıkım yaşadılar. Ama bu, onları yok edecek düzeyde olmamalı...
Hatırlayın, bu toplum "Opera" şarkısıyla sonuncu olan Çetin Alp'la dalga geçe geçe, adamın sanatçı kimliğini yerle bir etmişti.
Adam, kahrından ölüp gitti.
Aynısını Yüksek Sadakat yaşamamalı...

Vefalı yürekler

İzmir Denizlililer Derneği, toplumsal duyarlılık adına güzel işler yapıyor, içerikli organizasyonlara imza atıyor.
Bunun son örneği, Anneler Günü'nde yaşandı. Dernek yönetimi, Sosyal Hizmetler Kurumu'na bağlı huzurevlerinde yaşayan yaşlıları mutlu eden, onlara sevgi ve minnet taşıyan bir etkinlik düzenledi.
Bu özel günün buluşma noktası, İzmir'in yeni dinlenme ve mesire yeri Homeros Vadisi'nde bulunan Serena Restoran'dı.
Öncelikle şunu söyleyeyim, Homeros Vadisi, kent merkezine uzak gibi görünüyor ama varınca insanı dehşete düşüren manzarasıyla, bütün yorgunluğu unutturuyor.
Özellikle Serena'da bir İzmir manzarası izleyin derim...
***
İzmir Denizlililer Derneği, belki o özel günde bir köşede unutulmuşluğun hüznünü yaşayacak insanlara umut aşıladı, keyifli bir gün yaşattı, bundan emin olun.
Kısa bir süre de olsa onlarla birlikte nefes aldım, sevinçlerine, mutluluklarına ortak oldum.
Sahnede oynayanları izlerken, kimi zaman da diğer konuklarla oynamaya çalışırken, gözlerindeki ışığı görecektiniz, öylesine gurur yüklüydüler.
İzmir Denizlililer Derneği Başkanı Yenel Gürce, onların kızıydı, kardeşiydi. Öylesine güzel kareler yansıdı gün boyunca...
Sahnede ise Ferit Türkkan sesiyle beni büyüledi, muhteşemdi.
Sözün özü, İzmir Denizlililer Derneği, toplumun vefa duygusunu harekete geçirmekle kalmadı, yüreklerdeki umudu da yeşertti.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.