• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
İzmir’de inanılmaz bir minyatür gösterisi...

HÜROL DAĞDELEN

İzmir'de inanılmaz bir minyatür gösterisi...

hurol.dagdelen@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 24 Mayıs 2011
Sanatçı, sıradışı insandır. Toplumdan farklı düşünür, üretir, aykırı da olsa fikirlerini paylaşmaktan çekinmez, geleceği görür, kılı kırk yarar, mükemmele ulaşmak için hayatını verir.
Çalıştığı alan ne olursa olsun, sanatçının çizgisi, hep kendine özeldir. Çünkü farklı düşünmek, onun yaşama nedenidir.
Zira yüreğindeki ateş, onu sürekli körükler, rahat bırakmaz.
İster müzikte, ister resimde, ister heykelde, isterse minyatürde olsun hep arayış peşindedir.
İşte o nedenledir ki, bir sanatçının yaptığı müzik asırlarca yeryüzünde yankılanır, keza gerçek bir sanatçının yaptığı resim de, nesilden nesile değerini bulur.
Hiç eksilmez.
Ancak her sanatla uğraşan da sanatçı değildir; iki kıytırık şarkıyla "sanatçı" olunmadığı gibi...
Yani herkes haddini bilecek.
***
Önceki gün, birlikte doğa gezilerine çıktığım arkadaşım Işık Teoman hatırlattı bana:
"Hürol, Swissotel'de bir minyatür sergisi var, sakın kaçırma" vurgusuyla...
Ancak geçen gün gezip görme olanağı buldum sergiyi...
Daha önce, haberini hazırlarken, gazetede göz atarken gördüğüm inanılmaz fotoğraflar bu kez karşımdaydı işte...
Bir sineğin kanadında, bir toplu iğnenin ucunda, bir çivinin başında, hayat yansıyordu özel çizgileriyle...
Üstelik ancak büyüteçle görebilirsiniz bu emeği...
İstanbul'un cami figürleri, Haliç, Boğaz birebir yansıyor yüreklere...
Ufacık nesnede, koca bir dünya yaşıyor.
***
Sanatçının çılgın tarafı vardır, yaratıcılığı ancak o zaman ortaya çıkar.
İşte o çılgınlık, bize hayatı yeniden sevdirecek yürektedir.
Hani sadece ona işimiz düştüğünde ele aldığımız nesnelerde, yaşadığımız hayatı görünce, bir garip oluyor insan...
Hani sanki, bunca hayatı boşa yaşadığımız hissine kapılıyorsun.
Öylesine büyük bir emek, müthiş bir işçilik var her bir tabloda.
***
Minyatür sanatçısı Hasan Kale, yarattığı onca güzelliğin arasından, bize hayatın ışıklarını da veriyor.
Hiçbir şey boş değil, herşeyin bir nedeni var diye...
Yoksa o ufacık nesnede, hayatı böylesine resmetmek, akıl üstü bir zeka ürünü...
Kelebeğin kanadında İstanbul'u görün, ne demek istediğimi anlarsınız.
Sergi yarın bitiyor, kaçırmayın. Ve insanın yaratıcılıkta sonsuz yetenekte olduğuna bir kez daha tanık olun.

GÜNÜN SÖZÜ
Mantığın iyileştiremediğini, zaman iyileştirir.
Seneca

İnsan olmanın utancını yaşamak

Dün, acı bir haber vardı gazetemin manşetinde... Acı diyorum, çünkü tatminsiz, acımasız insanoğlu, bir köpek barınağını yakıp kül etmiş, içinde korunmasız hayvanlarla üstelik...
Hayvanları o halde görünce içi yanıyor insanın... Ancak gerçekle yüzleşmek gerek, hem de hiç vakit geçirmeden...
***
Bu utançtır biz insanlar için, çünkü içimizde bu canavarları büyütüyor, cesaretlendiriyoruz.
Çocuklarımızı, bebekliğinden beri, hayvan korkusuyla büyütüyor, onları bu canlılara karşı önyargılı yetiştiriyor, düşmanca tavırlar sergilemesine izin veriyoruz.
Kimse kaçmasın bu gerçekten... Çevremiz, gittikçe çoğalan bu insanlarla çevrili...
Ve bu katliam, onun sonucudur.
***
Hiç uzaklara gitmeye gerek yok; parklara gidin ya da sokak aralarında çocukların hayvanlara nasıl davrandığına bir bakın..
Durum içler acısı...
Çocuklar mutsuz, faturayı da hayranlara kesiyor. Onlara eziyet ediyor, taşlıyor, gücü yettiğince tartaklıyor.
Seveni, değer vereni, koruyanı yok mu... Çok şükür onlar da var. Ancak azınlıkta, bir elin parmakları kadar az sayıları...
Bu bir eğitim sorunu.
Yaşamsal mutsuzluğumuzun faturasını hayvanlar daha ne kadar çekecek?
Lütfen o fotoğraflara bir kez daha bakın ve şu soruyu kendinize sorun:
Bu vahşeti yapanlar insan mı?
Onlar insansa biz neyiz?

Yazıklar olsun...

Bunun bir de insana yapılan vahşet boyutu var, özellikle yaşlı insanlara...
Sabahın köründe, Fox TV'de Fatih Portakal'ın yönetimindeki Çalar Saat'te, evladının tokadına maruz kalan, hatta sapladığı bıçak darbeleriyle yere yığılan babayı görünce, yüreğim yandı.
Sen besle, büyüt, her derdine derman ol, sonra gün gelsin evlat dayağına maruz kal.
Bir baba için, hayatta bundan daha büyük bir darbe olamaz.
***
Görünen o ki, toplum cinnet noktasında... Hele kimi gençler tahammülsüz ve vicdansız.
Bu duruma nasıl geldik, önce bunu düşünmek gerek...
Yoksa gidilen yol, yol değil... Para için dayak yiyen bir anne baba, şiddetin toplumu nasıl sardığının kanıtı...


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.