• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Türk Kerkük Valisi’nin Ankara ziyaretinin anlamı

BÜLENT ERANDAÇ

Türk Kerkük Valisi’nin Ankara ziyaretinin anlamı

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 01 Ağustos 2026

Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Zeydi'nin (28 Temmuz 2026) Ankara'daki görüşmesinin ardından yapılan, "Irak'tan Türkiye'ye her gün 1 milyon varil petrol" açıklaması ve imzalanan 5 stratejik anlaşmanın Batı basınında geniş bir yankı buldu. Uluslararası medya kuruluşları tarafından stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. Euronews, gelişmeyi bölgedeki sıcak çatışmalar nedeniyle kapanan Hürmüz Boğazı krizine doğrudan bir çözüm arayışı olarak yorumladı. Associated Press (AP) 1 milyon varil hedefinin yanı sıra Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO), İngiliz enerji devi BP'nin Kerkük'teki operasyonlarından yüzde 15 hisse satın almasını "tarihi bir adım" olarak duyurdu. Bloomberg ,Kerkük-Ceyhan boru hattı anlaşmasının yerine geçecek yeni ve daha geniş kapsamlı bir anlaşmanın müzakere edildiğini yazdı.

100 YIL SONRA İLK KEZ
The Washington Post, devasa enerji iş birliğinin Türkiye'nin Irak kuzeyindeki terörle mücadele (PKK) ve bölgeyi silahsızlandırma çabalarıyla eş zamanlı yürüdüğüne vurgu yaptı. Erdoğan ile Zeydi'nın yaptıkları derinlikli görüşmede Türkiye tarihi bağlamında çok önemli bir olay daha gerçekleşti. Yaklaşık 100 yıl aradan sonra ilk kez bir Türkmen valinin (Mehmet Seman Ağa) Kerkük'te göreve gelmesi, bölge istikrarı ve Türk dünyası açısından tarihi bir eşik olmuştu. Başkan Erdoğan, Irak Başbakanı Zeydi'nin Ankara heyetinde Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı'na yer vermesini özellikle çok anlamlı diyerek memnuniyetini ve Türkiye'nin hassasiyetini net bir şekilde dile getirdi. TÜRKMENLERİN Irak'ın beşeri zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirten Erdoğan, bu güzel insanların Türkiye ile Irak arasındaki en sağlam kardeşlik bağı olduğunu vurguladı. Musul ve Kerkük, Türkiye için tarihî Misak-ı Millî hedefi olmaları, yoğun Türkmen nüfusu barındırmaları ve jeopolitik/enerji hatlarının merkezinde yer almaları nedeniyle hayati bir önem taşıyor. Musul ve Kerkük, Türkiye Cumhuriyeti'nin sınır ötesindeki en hassas millî güvenlik ve kültür havzalarının başında geliyor. Birinci Dünya Savaşı bittiğinde işgal edilmemiş Musul ve Kerkük, Osmanlı Meclis-i Mebusanı tarafından ilan edilen Misak-ı Millî sınırları içerisindeydi. Atatürk Başkanlığında toplanan Türkıye Cumhuriyeti Meclisi'nin ilk toplantısında da kararı tekrar alındı. Lozan'da çözülemeyen Musul sorunu, İngiltere'nin baskıları ve Milletler Cemiyetinı etkileyerek çıkartılan kararları neticesinde 1926 Ankara Antlaşması ile Irak'a bırakılmak zorunda kalınmıştı. Türkiye, bu bölgeleri Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması şartıyla bırakmıştı. Bu durumu Türkiye bir BEKA HATTI ve gönül coğrafyamız olarak görüyor. Bölge, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden bu yana bin yılı aşkın süredir Türk yurdudur. Kerkük ve Musul, Irak'taki Türk varlığının (Türkmenlerin) ana merkezidir. Türkiye, bu bölgelerdeki soydaşlarının can güvenliğini, kültürel haklarını ve siyasi temsiliyetini kendi iç meselesi kadar yakından izlemektedir. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türkiye ile Irak ilişkilerine yönelik bilgiler verdi: "Irak ile güvenlik alanındaki iş birliği kesintisiz şekilde devam etmektedir. Ortak mekanizmalar işletilmekte, sınır güvenliği ve terörle mücadeleye yönelik koordinasyon kararlılıkla sürdürülmektedir. Daha önce de iki ülke arasında gerçekleştirilen toplantılarda, sınır güvenliği, terörle mücadele, savunma sanayii alanlarında eşgüdüm ve iş birliğinin arttırılması konularında mutabık kalınmıştır. Son dönemde gerçekleştirilen temaslarda ekonomi ve enerji alanındaki iş birliği ön plana çıkarken, güvenlik alanında daha önce oluşturulan mekanizmalar etkin şekilde işlemeye devam etmektedir."

BAŞARILAR SÜRECEK
Başkan Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kararlı duruşu ile yürütülen "Terörsüz Türkiye" vizyonundan "Terörsüz Bölge" vizyonuna geçiş yapabilmesi, doğrudan Irak sahasında elde edilen diplomatik ve askeri başarılarla sürmesi bekleniyor. Irak'ın bu süreçteki stratejik özellikleri ve oynadığı rol çok önemli. Türkiye içinde silahlı gücü kalmayan ve Irak'a çekilen terör örgütün fesih ve silah bırakma sürecinin tamamlanabilmesi için Irak'taki varlığının sonlandırılması gerekiyor. Terör örgütü PKK'nın kampları, lojistik hatları ve finansal kaynakları ağırlıklı olarak Irak topraklarında (özellikle Kandil, Gara, Sincar ve Mahmur) yer almaktadır. MİT Başkanı İbrahim Kalın, Orta Doğu tecrübeli kadrosu, Suriye ve Irak'ta mekik diplomasi ve güvenlik çalışmalarını sürdürüyor. "Terörsüz Türkiye Çatı (Çerçeve) Yasası", terör örgütü PKK'nın silah bırakması, kendisini feshetmesi ve tasfiye süreci sonrasında yürütülecek hukuki zemini belirlemek amacıyla çıkarılacak.

KONTROLLER YAPILACAK
Yasa metni Meclis'ten geçse dahi, uygulamanın fiilen başlayabilmesi için Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sahada terör örgütünün gerçekten silah bıraktığını ve feshedildiğini tespit ve teyit edılmesı söz konusu olacak. Sürecin şeffaf yürümesi için TBMM bünyesinde bir "Gözetleme ve Denetleme Mekanizması" kurulacak ve güvenlik birimleri düzenli olarak Meclis'i bilgilendirecek. Çerçeve yasal düzenlemesi kesinlikle bir genel af veya kişiye özel af niteliği taşımayacak. Silahlı mücadeleden vazgeçen ve herhangi bir kanlı eyleme karışmamış örgüt üyelerinin infaz yasasından faydalanmaları sağlanacak. Tüm terör örgütlerini değil, yalnızca silah bıraktığını ve kendisini feshettiğini ilan eden münfesih (dağılmış) PKK örgütüne yönelik uygulanacak. Silah bırakan ve geçmişte herhangi bir kanlı eyleme, bombalamaya veya sivilleri hedef alan saldırıya karışmamış örgüt üyeleri, Türk Ceza Kanunu'ndaki etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde faydalanacak. Yasadan faydalanarak Türkiye'ye geri dönenlere 3/5 yıl boyunca siyaset yapma yasağı getirilmesi öngörülmektedir. Terör örgüt üyeliği" ve "propaganda" gibi daha hafif suçlardan cezaevinde bulunan kişilerin durumları denetimli serbestlik, şartlı salıverme veya ceza indirimi gibi infaz modelleri değerlendirilecek.


SONUÇ
TERÖRSÜZ Türkiye-bölge sürecinde çok önemli bır eşik olan "Terörsüz Türkiye Çatı Yasa teklifi 3 Ağustos 'ta TBMM'ye sunulacak. 6 Ağustos'ta Milli Güvenlik Kurulu toplanacak, ilgili nihai kararı verecek. Teklifin 14 Ağustos günü TBMM'den geçmesi bekleniyor. PKK'nın tasfiyesi yolunda emin adımlarla yürünüyor. Türkiye, 50 yıllık emperyalist prangayı kırıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.