Küresel diplomasinin kalbi Antalya'da atıyor. Antalya, ABD ile İran ve Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşların kilidini açan bir diplomasi merkezi olmanın sembolü olarak öne çıkıyor. Dünya kaotik bir süreç içine girerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nda BARIŞ İÇİN dünya liderleri bir araya geldi. Bu sene beşincisi düzenlenen etkinliğe 150'den fazla ülkeden 20'yi aşkın devlet ve hükümet başkanı ve 40'tan fazla dışişleri bakanı katıldı. Dünyayı sarsan ve halen devam eden ABD ile savaşın kilidini açacak hamleler Antalya'da gerçekleşti. Özellikle Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın ABD-İran arasında arabuluculuk yapan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile derinlikli görüşmesinin dünya tarafından dikkatle ve merakla takip edildiği öğrenildi. ABD ile İran arasındaki ateşkes süreci 22 Nisan Çarşamba sabahı bitiyor. Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ardı ardına Şerif'le ABD ile İran'ın İslamabad'da yeniden masa kurulması ve olası anlaşmanın gizli metinlerini ele aldılar. ABD ve İran arasında ARABULUCU olan Şerif'in, Suudi Arabistan Veliahtı Bin Selman ve Katar Emiri El Sani ile görüştükten sonra Erdoğan ile yaptığı görüşme ve arka kapı diplomasisi, ateşkesin anlaşmaya evrilmesini canlandırdı.
AKTÖRLER DEĞİŞİYOR
Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'nun açılışında, tarihi konuşmalarından birisini daha yaptı. "Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. Küresel sistemde yaşanan kriz evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze'ye bakmak yeterlidir. Evet güç dağılımı değişiyor, evet aktörler değişiyor. Bütün bunlar bizim sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. İnsan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Gazze'de yaşananları yalnızca insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze'deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini net bir biçimde göstermiştir. Eğer bir sistem kuvözdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa bu yapısal bir çürüme değil midir?
Dün Suriye ve Gazze'de, bugün Batı Şeria ve Lübnan'da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir.' Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet güç dağılımı değişiyor, evet aktörler değişiyor. Bütün bunlar bizim sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. Küresel sistemde yaşanan kriz evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze'ye bakmak yeterlidir. İnsan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Gazze'de yaşananları yalnızca insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze'deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini net bir biçimde göstermiştir. Eğer bir sistem kuvözdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa bu yapısal bir çürüme değil midir?" Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran savaşı ile ilgili çok önemli bir vurgulama yaptı: "15 günlük ateşkesten memnunuz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerelerin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Tarafların uzlaşmacı anlayışla hareket etmeleri önem arz ediyor. İsrail'in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalıdır. Hürmüz'le ilgili bizim tavrımız çok nettir. Hürmüz'ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman'dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz'ün ticari gemilere açık tutulmasıdır"
BÖLGESEL İTTİFAK
Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Üçüncü Toplantısı, Antalya Diplomasi Forumu marjında gerçekleştirildi. Toplantıda, "bölgesel sahiplenme" anlayışı çerçevesinde, bölgeyi sarsan ABD/İsrail-İran savaşı başta olmak üzere, kronikleşen sorunlara bölgesel çözümler üretilmesi konusunun masaya yatırıldı. Bakanlar, krizlerin tırmanmasını önlemek ve kalıcı barışı tesis etmek amacıyla yürütülecek diplomatik girişimleri koordine etme yol haritasını değerlendirdi. Dörtlü formatta sürdürülen bu diplomatik trafiğin, bölgedeki aktörlerin sorunları kendi aralarında çözme iradesini güçlendirmeyi hedeflediği belirtiliyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan konuşmasını tamamlarken İran'dan HÜRMÜZLE ilgili çok önemli bir açıklama yapıldı. "Lübnan'daki ateşkese paralel olarak, İran İslam Cumhuriyeti Limanlar ve Denizcilik Teşkilatı tarafından halihazırda duyurulan koordineli rota üzerinden, tüm ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi, ateşkesin kalan süresi boyunca tamamen açık ilan edilmiştir." Antalya Forumu devam ederken, Trump'ın yaptığı açıklama dikkati çekti. ABD Başkanı Trump: İran'la anlaşma yapmaya çok yakınız. Trump, İran'la görüşmelerin yoğun ve verimli şekilde sürdüğüne işaret ederek, yakın zamanda anlaşma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. ABD Başkanı, "İran'la bir anlaşma yapmaya çok yakınız. İran'la bir sonraki doğrudan görüşme olabilir." İran'daki yeni liderlerle çok iyi anlaştıklarını vurgulayan Trump, Tahran'la yapmayı umdukları anlaşmanın "nükleer silaha sahip olmayacaklar. Hürmüzü açacaklar" dedi.
SONUÇ
Başkan Erdoğan ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in baş başa görüşmeleri, Şerif'in Suudi Arabistan, Katar ve Tahran görüşmeleri bağlamında, ANTALYA-TAHRAN-WASHINGTON arasında sıcak temasların gelecek hafta bir anlaşma zeminini oluşturmuş görünüyor. BAŞKAN ERDOĞAN'IN 'HÜRMÜZÜN BİR TARAFI İRAN DİĞER TARAFI UMMAN. KÖRFEZ ÜLKELERİNİ DENİZDEN DÜNYAYA BAĞLAYAN HÜRMÜZ BOĞAZI AÇIK OLMALI' SÖZLERİNİN ÇOK KIYMETLİ VE KİLİDİ AÇAN İFADELERİ ÇOK KIYMETLİ VE MUHAKKAK BİR KENARA YAZILMALIDIR.
