Türk kadınının gücünü ve başarısını tüm dünyaya bir kez daha gösteren Türkiye Milli voleybol takımımızın muhteşem kızlarını alınlarından tek tek öpüyorum. Sahada gösterdiğiniz inanç, azim ve mücadeleyle sadece şampiyonluğu değil, 86 milyonun gönlünü de bir kez daha kazandınız. Yaşattığınız büyük gurur ve mutluluk için minnettarız.
TARİHİ UYARILAR
"DEVLET YOK.AHBAP VAR" tezgahını kuranların çirkin yüzü bir bir ortaya çıkıyor. ATO Kongre salonunda İletişim Başkanlığınca düzenlenen, 2. İletişim Şurası'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahbap soruşturmasına işaret etti ve tarihi uyarılarda bulundu. "Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor. KİMLER KİMLERLE HANGİ ÇARPIK İLİŞKİLER İÇİNDE olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor." Erdoğan,kurgulanan tezgahlarıtek tek anlatırken,"6 Şubatdepremleri sürecinde neleryaşandığını, hangi oyunlarınçevrildiğini, devlete vemillete hangi operasyonlarınçekildiğini, deprembölgesine ayak basmamışterbiye yoksunu tiplerinnasıl hariçten gazel okuduklarınıhepimize çok netbiçimde gösteriyor" sözleriçok dikkat çekti.
'HESAP VERİYORLAR'
COVID-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremlerinde Türkiye'nin yalan haberlerle çok yakından yüzleştiklerini vurgulayan Erdoğan'ın devam eden sözlerinin tek tek okunmasında büyük fayda var: "O süreçlerde hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısına muhatap olduk. Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık." Erdoğan, asrın felaketi yaşanırken, milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi" diyerek, şöyle konuştu: "Resmi kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı. Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte, sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisiyle çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına dahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük." Dünyadaki dijital gelişmeler sürerken,2. İletişim Şurası'nın anlam ve önemi üzerinde Başkan Erdoğan, önemli bilgiler verdi. "İletişim bilimlerinde sıkça atıf yapılan şu sözü herhalde en iyi sizler biliyorsunuz: "Araç, mesajın kendisidir." Bakınız bugün, bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içindeyiz. Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar bilginin üretim ve ulaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler artık yalnızca dakikalar içerisinde tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zekâ modellerinin devreye girmesiyle eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz." "Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler, aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor" diyen Erdoğan, "Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte; muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat, bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır" diye konuştu.
ALGORİTMA FAŞİZMİ
Başkan Erdoğan, "Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık" dedikten sonra, önemli bir olaya parmak bastı: "Günümüzde olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitleler "algoritma faşizmi" denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışılıyor. Bu süreçte en fazla zarar gören kavram ise hiç şüphesiz hakikat oluyor. Oysa iletişimin temel amacı; doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmaktır. Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamı, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı haline getiriyor."
SONUÇ
BAŞKAN Erdoğan'ın sözleri AHBAP DERNEĞİ soruşturmasının sadece olanı değil bundan sonra ders alınacak gerçekleri ifade ediyor. Başkan Erdoğan, "6 Şubat depreminde, milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmi kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte, sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisiyle çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına dahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük. Devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken, diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldık. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon, biz dâhil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
