• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Gözler Trump ve Kıbrıs’ta

BÜLENT ERANDAÇ

Gözler Trump ve Kıbrıs’ta

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 28 Temmuz 2026

27 TEMMMUZ (dün) Washington' da ABD Başkanı Tump Hürmüz kilidini açmak için çok kritik kararlar alabilir. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de, 27-29 Temmuz günlerinde Kıbrıs Adası'na resmi bir ziyaret düzenliyor. Kıbrıs sorununun çözümü için yeni bir süreci başlatma konusunda istekli olan Guterres'in bu ziyaretinde Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk taraflarıyla bir araya gelmesi ve üçlü bir toplantı gerçekleştirmeyi planladığı belirtiliyor. Avrupa Birliği ve Ankara, Guterres'in ziyareti öncesi son mesajında "iki devletli çözüm" vurgusunu yineledi. Guterres'in önce Güney Rum Lideri Hristodulidis ile sonra da Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüşeceği açıklandı.

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Guterres ile 26 Temmuz'da yaptığı telefon görüşmesinde, genel sekreterin Suriye'ye ve Kıbrıs ziyaretleri çerçevesinde bölgesel gelişmeler ele aldılar. Guterres, adaya 16 yıl aradan sonra gelen ilk BM Genel Sekreteri olacak. Adaya son ziyaret dönemin BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon tarafından 2010 senesinde gerçekleşmişti. BM'nin reddetmediği çözüm planına Ankara'nın tepkisi ise Savunma Bakanlığı tarafından verildi.
25 Haziran'da düzenlenen bilgilendirme toplantısında, basında çıkan iddialarla ilgili açıklama yapan bakanlık kaynakları, adada "kalıcı, adil ve sürdürülebilir" bir çözümün ancak Kıbrıs Türkleri'nin "egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesine dayanan iki devletli çözüm temelinde" mümkün olduğunu yineledi. "Bu temel gerçek göz ardı edilerek" ortaya konulacak "hiçbir girişim Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtmayacağı gibi bölgede kalıcı bir istikrar da sağlayamayacaktır" ifadeleri kullanıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 24 Temmuz'da Holguin Cuellar ile yaptığı görüşmede de bu unsurları vurguladığı kaydediliyor. Dışişleri Bakanı Fidan'ın, garantör ülke statüsündeki Türkiye'nin Kıbrıs meselesinde en gerçekçi çözümün adada iki devletin yan yana var olması olduğunu aktardığı belirtiliyor. Fidan'ın, adadaki gerçeklere vurgu yaparak, "Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüyü tanımayan yaklaşımların çözüm yönünde fayda sağlamayacağını belirttiği" de ifade ediliyor. BM parametreleri ise adada iki kesimli, iki bölgeli federal bir çözüme odaklanıyor. Ankara, AB'nin Kıbrıs sorununda doğal bir taraf olmadığını ve sorunun çözüm sürecine garantör ülkeler dışında aktörlerin katılmasından yana olmadığını savunuyor. AB'nin küstah Kıbrıs raporuna Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sert tepki göstermişti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, söz konusu kararı AB'nin iç işi olarak değerlendirdiklerini belirtti. Keçeli, "AB'nin, 2004 yılında BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddetmesine rağmen Kıbrıs Rum tarafını AB üyeliğine kabul ederek Kıbrıs meselesi bağlamında tarafsızlığını yitirdiğini bir kez daha hatırlatıyoruz." dedi.

TRUMP KARAR ALACAK MI
Beyaz Saray'da kritik zirve: Trump ile Netanyahu'nun masasında İran ve Gazze var. ABD Başkanı Donald Tump ile İsrail Başbakanı Netanyahu, bugün Beyaz Saray'da bir araya gelecek. Netanyahu'nun, Trump'ın yeniden başkanlık koltuğuna oturmasından bu yana gerçekleştireceği yedinci Beyaz Saray görüşmesi, sıradan bir müttefik buluşmasından çok daha fazlası olacak. Trump'ın, Netanyahuile görüştükten sonraHürmüz Boğazı konusundaçok kritik kararlar alıp almayacağımerakla bekleniyor.ABD'nin İran'a yönelikkapsamlı bir kara harekâtıgerçekleştirmesi, askeri,coğrafi ve lojistik maliyetlernedeniyle bugüne kadarböyle bir karar almadı.Ancak Hürmüz Boğazı'ndakistratejik adalara yöneliksınırlı baskın ihtimaligündemdeki yerini koruyor.Taraflar arasındaki ateşkesise İran'ın ABD'nin son geçiciteklifini reddetmesiyleçıkmaza girdi. 2026 yılınabarış müzakereleriyle girenOrta Doğu, haziran ayındasağlanan geçici uzlaşmanınbozulmasıyla yenidenfüzelerin ve dronların gölgesinegirdi. ABD'nin songünlerde hava bombardımanlarınıyoğunlaştırmasıve İran'ın bölgedeki ABDüslerine misilleme yapması,dünya kamuoyundaiki önemli soruyu yenidengündeme taşıdı: Savaş birkara harekâtına evrilir mive Trump stratejik bir karaoperasyonu kararı alır mı?Askeri uzmanlar ve jeopolitikanalistler, ABD ordusununİran'ın iç kesimlerineyönelik kapsamlı bir karasavaşı başlatmasının hâlâmasada olduğunu belirtiyor. Analizlerde, İran'ın yüksek dağlarla çevrili zorlu coğrafyası, 80 milyonu aşan nüfusu ve simetrik savunma doktrini nedeniyle olası bir kara operasyonunun ABD açısından siyasi, askeri ve ekonomik açıdan son derece maliyetli olacağı vurgulanıyor. Ayrıca, Trump'ın seçim öncesinde böyle kritik bir kararı almakta zorlandığı ifade ediliyor. Buna karşın, sınırlı bir kara müdahalesi ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil. ABD'nin Basra Körfezi'ne askeri yığınak yapması, İran cephesinde alarm seviyesini yükseltti. Tahran yönetiminin, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda bulunan Ebu Musa, Büyük Tunb, Küçük Tunb ve Hark adalarına yönelik ani bir amfibi (denizden karaya) baskın düzenleme ihtimaline karşı bu bölgelere ilave birlikler ve savunma sistemleri sevk ediyor. Katil soykırımcı Netenyahu'nun hava bombardımanlarıyla İran rejimini içeriden çökerterek bir iç isyan başlatmayı planladığı bu yolda. ABD Başkanı Tump'ı kışkırttığı konuşuluyor. ABD iç siyasetinde de halkın ve Pentagon yetkililerinin mühimmat stoklarındaki azalma nedeniyle kapsamlı bir kara savaşına karşı direnç gösterdiği de ifade ediliyor.

NEDEN DEVRİLDİ?
Diplomasi kulislerinde ise tam bir kördüğüm yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde ABD yönetiminin, Irak Başbakanı Ali el-Zeydi aracılığıyla Tahran'a yeni bir ateşkes teklifi ilettiği ortaya çıktı. Ancak New York Times'ın doğruladığı üzere İran, ABD'nin bu ateşkes teklifini kesin bir dille reddetti. ABD'nin sunduğu taslak, dünya petrol ticaretinin kalbi olan Hürmüz Boğazı'nın nihai statüsünü çözümsüz bırakıyor. İran ise boğazın kontrolünü tamamen kendi elinde tutmak istiyor. Tahran, Washington'ın "zaman kazanmak" amacıyla sunduğu geçici paketler yerine, yaptırımların tamamen kalktığı kapsamlı bir taahhüt talep ediyor. Yeni çatışmanın daha fazla yayılmasından ciddi endişe duyuluyor.
Taraflar Hürmüz Boğazı'nın anahtarını teslim etmek istemediği için yakın vadede kalıcı bir ateşkes de ufukta görünmüyor. Savaş, bir süre daha karşılıklı yıpratma amaçlı hava ve füze saldırılarıyla devam edeceğe benziyor. Washington ve Kıbrıs'tan gelecek haberler bu haftanın gündemine oturabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.