Asrın yolsuzluk davasına ilişkın Silivri'deki mahkeme salonu günlerdir rüşvet çarklarının, bavullarla taşındığı iddia edilen paraların ve milyon dolarlık villa devirlerinin somut iddialarıyla çalkalandı. İtiraflar ardı ardına İmamoğlu'nun yüzüne bakılarak yapılmıştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki ihale ve rüşvet iddialarına ilişkin yürütülen, kamuoyunda geniş ses getiren "Asrın Yolsuzluk" davasının duruşmasında, İmamoğlu savunmasına başladı. Kimlik tespiti sırasında aylık gelirinin 250 ila 300 bin lira arasında olduğunu belirten İmamoğlu, adli sicil kaydının bulunmadığını söyledi. Günlerdir yüzüne karşı okunan ithamlar karşısında bugüne kadar sessizliğini koruyan veya kısa çıkışlarla yetiniyordu. Müteahhitlerin "hakediş alabilmek için 4 milyon 700 bin dolar nakit rüşvet verdim, villaları şirketlerine devrettim" dediği, reklamcıların "10 milyon liralık haraç sistemi kuruldu" diyerek açık isim ve rakam telaffuz ettiği son derece ağır bir iddianame vardı. Ancak İmamoğlu'nun bu somut, teknik ve mali itiraflara karşı geliştirdiği savunma stratejisi, ne yazık ki yine bildik söyleme sığınmaktan öteye geçemedi: "Bu dava siyasi bir kumpastır"diye aynı nakaratla savunmasına başladı. Marmara Ceza İnfaz Kurumu Silivri Yerleşkesi'nde görülen duruşmada, savunmasının 4 gün sürmesi beklenen İmamoğlu, hakkındaki 142 ayrı eylem ve "Örgüt liderliği" suçlamasını tamamen reddederek davanın "siyasi bir kumpas" olduğunu iddia etti.
SIKIŞTIRAN İTİRAFLAR
İmamoğlu'nun savunma yapacağı güne gelene kadar mahkeme salonunda çok ciddi iddialar zapta geçti. İddianameye ve son duruşmalara damga vuran en kritik itirafları hatırlayalım: Villalar ve İSKİ Parası İddiası: Müteahhit Ali Nuhoğlu'nun mahkemedeki ifadeleri adeta bomba etkisi yarattı. Nuhoğlu, hakediş ödemelerini alabilmek ve büyükşehirle ilişkileri iyi tutmak adına İmamoğlu'na 4 milyon 700 bin dolar rüşvet verdiğini ve bilirkişi değeri 480 milyon TL olan 2 villanın İmamoğlu İnşaat'a devredildiğini iddia etti. Paranın kaynağı sorulduğunda ise "İSKİ'den gelen alacaklarımızdı" diyerek kamunun kaynaklarına işaret etti. Medya A.Ş.'deki Rüşvet Çarkı: İş insanı Cüneyt Yakut, tutuklu sanıklardan Murat Ongun'un reklam karşılığında 10 milyon liralık rüşvet çarkı kurduğunu öne sürdü. Bu itiraf, duruşma salonunda eski İBB bürokratları arasında dahi derin çatlaklara ve isyanlara yol açtı. Bavullarla Taşınan Paralar: Sanık kürsüsüne çıkan bazı reklam ve organizasyon şirketi sahipleri, 2019 sonrasında sektörde adeta bir "haraç sistemi" kurulduğunu, paraların bavullarla taşındığını ve usulsüz ihalelerle sistemin finanse edildiğini iddia etti. Maddi gerçekler siyasi söylemle kapanmıyor. Davada sadece gizli tanıklar değil, bizzat sistemin içinde yer aldığını söyleyen çalışma arkadaşları ve müteahhitler açık kimlikleriyle ifade veriyor. Bu insanların neden bu kadar detaylı ve birbiriyle eşleşen kronolojik iddialar ortaya koyduğu sorusu, "Siyasi Dava' argümanıyla tek başına açıklanamayacak kadar derindi. İtirafçı iş insanlarının bahsettiği para akışları, hakediş tarihleri ve İmamoğlu İnşaat'a geçtiği iddia edilen lüks villaların tapu transferleri gerçek mi, değil mi? İmamoğlu'nun bunlara karşılık eğer bu iddialar yalansa, mahkemeye sunacağı temiz mali dökümler ve karşı banka dekontları sunması gerekmiyor mu? Somut belgeler ve mahkeme salonununda yapılan açık itirafların karşısına teknik belgelerle çıkıp iddiaları çürütmek yerine sürekli "bana kumpas kuruyorlar" demek, dışarıdan bakıldığında "savunmasızlık" ve "köşeye sıkışmışlık"durumuna işaret ediyor.
KİLİT ADAM ÇOK ÖNEMLİ
"İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının 19 aydır firari olan kilit sanığı iş insanı Murat Gülibrahimoğlu, Yunanistan'ın başkenti Atina'da yakalandı. 2 Ekim 2026 tarihinde gözaltına alınan Gülibrahimoğlu'nun Türkiye'ye iade edilmesi için Adalet Bakanlığı tarafından resmi hukuki süreç başlatıldı. İddianamede "örgüt yöneticisi" ve Ekrem İmamoğlu'nun "para kasası" olduğu iddia edilen Gülibrahimoğlu, 120 milyar lirası Cebeci Hafriyat Sahası'ndan olmak üzere toplam 180 milyar liralık yolsuzluk ve vurgun yapmakla suçlanıyor. Hakkında 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. BDDK raporlarına dayandırılan iddialara göre, Gülibrahimoğlu'nun hesaplarında kaynağı belirsiz 4 milyar 458 milyon lira tespit edildi. Bu paraların siyaseti dizayn etmek amacıyla kurulan "SİSTEM" adlı gizli bir havuza aktarıldığı ileri sürülüyor. Dosyadaki ifadelere göre, zanlının hafriyat, reklam ve inşaat işlerinden elde edilen paraları özel jetiyle yurt dışına taşıdığı ve 2026 yılının Mart ayında yine bu jetle firar ettiği belirtiliyor. İddianamede, "İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" şeması, hiyerarşik bir yapı olarak iddia ediliyor. Örgüt şeması şu şekildedir: Ekrem İmamoğlu: İddianamede "örgüt kurucusu ve elebaşı" olarak tanımlanıyor. Şemada, doğrudan Ekrem İmamoğlu'na bağlı olarak faaliyet yürüttüğü iddia edilen 10 isim yer alıyor. Bunlar; Mehmet Murat Çalık, Resul Emrah Şahan, Tuncay Yılmaz, Mustafa Akın, Yakup Öner, Mehmet Pehlivan, Yiğit Oğuz Duman, Bakir (Baki) Aydöner, Hakan Karaniş, Sarp Yalçınkaya, Cevat Kaya, Seza Büyükçulha. İmamoğlu'nun altında, örgütün yönetim kademesi olarak belirlenen ve altlarında kendilerine bağlı farklı üye grupları/ alt hiyerarşiler barındıran 6 örgüt yöneticisi bulunuyor. Murat Ongun: Altında 35 örgüt üyesinin kümelendiği iddia edilmişti. Fatih Keleş: Altında 77 örgüt üyesinin faaliyet gösterdiği öne sürülmüştü. Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin, Hüseyin Gün, Davanın Arka Planı. Savcılık, bu yapının temellerinin İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde atıldığını ve İBB sürecinde de devam ettirildiğini iddia ediyor. İddianamede; rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, suç gelirlerinin aklanması ve dolandırıcılık gibi suçlamalar yer alırken, kamunun yaklaşık 160 milyar TL zarara uğratıldığı ileri sürülüyor.
KİRİTİK SEÇİM
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) meclisinde BUGÜN saat 14.30'da Ankara'da yapılacak olan başkanvekilliği seçimi, birliğin yönetim gücünün hangi siyasi blokta kalacağını belirleyeceği için son derece kritik. Cumhur İttifakı'nın Adayı: Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın. Muhalefet Cephesi (YENİ Parti): Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce. CHP cephesinde isim netleşmedi. Yaklaşık 2,5 yıldır muhalefetin kontrolünde olan TBB yönetiminin yeniden Cumhur İttifakı'na geçme ihtimali bulunuyor. TBB Meclisindeki 821 üyenin dağılımı şu şekilde; AK Parti: 304 üye, CHP: 261 üye, YENİ Parti: 131 üye, MHP: 57 üye, DEM Parti: 56 üye, Yeniden Refah: 9 üye, İYİ Parti: 3 üye. Cumhur İttifakı Bloğu (AK Parti + MHP): Toplam 361 üyeye sahip. Muhalefet Bloğu (CHP + YENİ Parti): Toplam 392 üyeye ulaşıyor. 56 üyeli DEM Parti'nin takınacağı tutum (muhalefet adayını desteklemek veya tarafsız kalmak) seçimin kaderini değiştirebilecek. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, birliğin Cumhur İttifakı'na geçmemesi adına "ortak aday" ve iş birliği çağrısında bulunmuştu. YENİ Parti adayının , Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce olarak açıklayınca seçim heyecanı arttı.
