• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Dış ticaret üzerine

CAHİT SÖNMEZ

Dış ticaret üzerine

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 05 Eylül 2011
Uzun süredir IMF'siz günümüz geçmiyor. Zaten toplantıların da İstanbul'da yapılması, ister istemez gündemin ilk sırasında tutuyor IMF'yi. Anlaşma olacak mı, kaynak gelecek mi gibi soruların yanıtlarını arıyoruz. Görüşler tam ikiye ayrıldı, olmalı diyenlerin iktisadi gerekçesi kaynak ihtiyacı. Olmamalı diyenler ise, olaya biraz daha ideolojik bakıyorlar, IMF'nin parasına puluna muhtaç değiliz, kendi kendimize yeteriz tezini savunuyorlar. Artık "Arap saçına" dönen bu konuya son günlerde çok rastladığınız için zamana bırakalım ve biz başka bir konuya değinelim...

AÇIK AZALIYOR

Ağustos'a ve yılın ilk 8 ayına ilişkin diş ticaret verileri TÜİK tarafından açıklandı. Tahmin ettiğimiz gibi geldi rakamlar, ihracat Ağustos ayında da kan kaybetmeye devam etti. Son rakamlara göre, geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 20, ithalat ise yüzde 34 düzeyinde geriledi. Ağustos ayında 7.8 milyar dolar ihracat yapmışız. Oysa 2008 Ağustos ayında yaklaşık 11 milyar dolar gelmiş ihracattan. Kriz öncesi dönemde bir aylık yaptığımız ihracat 10 milyar doların altına düşmüyordu.

İthalat da ihracatla paralel olarak düşüyor. Ağustos ayında ithalat tutarı 12.7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiş. Halbuki, bir önceki yılın aynı ayında 19.2 milyar dolar ithalat için döviz çıkışı olmuştu.
Geride bıraktığımız 8 ayın toplam tutarlarına baktığımızda, ihracatın 64 milyar dolara, ithalatın ise 87.6 milyar dolara kadar gerilediğini görüyoruz. Bu durumda dış ticaret açığı da 24 milyar dolar düzeyinde kalıyor.
İthalatın ihracattan daha fazla düşmesi bir taraftan "dış ticaret açığının" düşmesine neden olurken, diğer taraftan "ihracatın ithalatı karşılama oranının" yükselmesine de olumlu katkı yapıyor. Bu gelişmeler geçen yıl pimi çekilmiş bomba gibi ekonominin kucağında duran "cari işlemler açığının" aşağı inmesini sağlıyor. Tüm bu saydıklarımız "avunabileceğiz" tarafları dış ticaret verilerinin.

YENİ ARAYIŞLAR
Aslında olumsuz görülen noktaların şimdilik normal bir sonuç olduğunu kabul etmemiz lazım. Çünkü, kriz hem küresel düzeyde etkisini gösterdi hem de en büyük ihracat partnerimiz olan Avrupa, ABD'den sonra krizin ikinci durağı oldu. Dolayısıyla, AB'ye yaptığımız ihracat ne yazık ki yüzde 24.3 azaldı Ağustos ayında.
Bu pazar kaybı, doğal olarak, ihracatçılarımızı yeni pazar arayışlarına sürüklüyor. Başta Bakan Çağlayan ve dış ticaret bürokrasisi ülke ülke gezerek araştırmalar yapıyor, ihracat pastasındaki payımızı artırmanın yollarını arıyorlar. Daha önce Çin'e giden Bakan kısa süre içinde Güney Afrika'ya gitmeyi planlıyor. Güney Afrika pazarı için oto yan sanayi ve inşaat malzemeleri ön plana çıkan ürünler. Çin'de ise tütün ve zeytinyağı gibi çoğunlukla tarımsal ürünler üzerinde durulmuştu.
Küresel kriz hız kestikçe ve buna bağlı olarak ülkelerin büyüme rakamları belirginleştikçe "dış talep" seviyesi de yükselecek. Bu aşamada ihracatta yeniden 10 milyar dolarları yakalayabileceğiz. Kısacası, biraz daha zamana ihtiyaç var.
TİM Başkanı Büyükekşi de umutlu. Merkez Bankası'nın faiz politikasının ihracatçılara olumlu etki yaptığını düşünüyor. Haklı. Faiz oranlarının düşük seviyede olması finansman maliyetini de azaltıyor. Büyükekşi şu eklemeyi de yapıyor, "Dolar kuru rekabetçi değil, 1.55-1.60 bandı ihracatçıların rekabet düzeylerini koruyabilmeleri için önemli. Bu yüzden Merkez Bankası döviz alımı yapmalı."
Başkanın genel tespitleri yerinde olmakla beraber dövize müdahale edilmesi görüşüne katılmadığımı söylemeliyim.
İç talep kamu kesimi ve özel kesimin borçlanması sayesinde belli bir seviyeye ulaştığı için oldukça maliyetli oluyor. Bu yüzden dış talebin en kısa sürede devreye girmesi gerekiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.