Yunanistan'ın borç tıraşlaması ve ikinci yardım paketinin Yunanistan Parlamentosu'ndan geçmesi geçen hafta piyasaları olumlu etkilemiş, belirsizlik bulutlarını biraz olsun dağıtmıştı. Ancak, İspanya ve İtalya'nın durumları, Çin ekonomisinin hız kesmeye başlaması ve ABD'nin yeterince toparlayamaması bulutları tekrar bir araya getiriyor. Aslında, yılbaşından bu yana piyasalardaki düzelmenin yapay olduğunu tüm piyasa aktörleri çok iyi biliyor ama herkes bilmezlikten geliyor.
Net bir şekilde vurgulayalım, piyasaların derdi FED ve Avrupa Merkez bankalarının likidite enjeksiyona ara vermeleri ve üçüncü para saçma operasyonları hakkında açık konuşmamaları. İki merkez bankasından da sadece "eğer gerekirse yine likidite verebiliriz" açıklaması geliyor ama ne zaman hangi miktarda sorularını yanıtsız bırakıyorlar.
OLASILIK YÜZDE 50
FED'e mahalle baskıları başladı bile. 25 Nisan tarihinde kritik toplantısı var FED Açık Piyasa İşlemleri Kurulu'nun. Gündemin maddelerinden birisi kuşkusuz 3. parasal genişleme olacak. Diğer maddeler faiz ve zorunlu karşılıklar. Kuşkusuz, faiz oranlarını sıfıra yakın seviyede tutacak. Aynı zamanda, zorunlu karşılıklarda da bir değişiklik görünmüyor. Bazı fon yöneticileri ve yatırım bankası stratejistleri hep bir ağızdan koro eşliğinde "3. parasal genişleme gelmeli" şarkısı söylemeye başladılar. Gerekçelerini ise ABD ekonomisinin büyüme hızının belli bir seviyeye ulaşması için ivmelendirilmesine ve aksi takdirde işsizlik oranının yüzde 8.3'ün altına çekilemeyeceğine dayandırıyorlar. Hani, denir ya, "Kendim için istiyorsam namerdim" diye, işte piyasalarınki de o hesap. Şimdiden mahalle baskısına başlamış olanlar klasikleşmiş birkaç gerekçe dışında parasal genişleme için iktisadi gerekçeler ortaya koyamıyor. Ama kendileri için istemiyorlar, her şey ABD ekonomisi için(!)
FED Başkanı Bernanke'nin halen temkinli yaklaşımı olduğunu biliyoruz. Mart toplantısı sonrasında toparlanmanın yavaş seyrettiği hatırlatması, büyüme ve dolayısıyla işsizlik için yeni önlemlerin kapısını aralık tutuyor kuşkusuz. Zaten, piyasa aktörleri de buna güveniyor desek yeridir. İki parasal genişleme sonucunda 2.3 trilyon dolar civarında tahvil alım yoluyla mali sisteme para vermişti. Buna bir de operation twist'i ekleyelim. Birkaç üye dışında üçüncü parasal genişlemeye muhalefet çıkmayacak gibi görünüyor. Artık alıştık, Dallas FED Başkanı'nın muhalefetlerine. Dolayısıyla, Nisan'da ya da sonrasında yüzde 50 olasılıkla yaklaşık yarım trilyon dolar civarında (ikincisi 600 milyar dolar büyüklüğünde idi) yeni bir miktarsal genişleme programı gelebilir FED'den. İşte o zaman değmeyin piyasaların keyfine.
İSPANYA'YA DİKKAT!
Avrupa'da da hava biraz kapatıyor. Yunanistan sırasını İspanya'ya verdi. Portekiz derken İspanya "Hayır önce ben varım" diyor adeta. İspanya'da işsizlik yüzde 20'lerde, büyüme sorunu yaşıyor ve borç stoku da yükseliyor. Domino etkisi güçlü olduğundan İspanya'nın durumu diğer sorunlu ülkeleri de kaygılandırıyor. Düşünün, İtalya Başbakanı kendi durumunu bıraktı, İspanya'da borç krizi derinleşebilir açıklaması yaptı.
FED'in yeni bir parasal genişlemeye gitme olasılığı varken, Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) 3 yıl vadeli yüzde 1 faiz ile yeni bir ihale yapma olasılığı biraz düşük görünüyor. Yazımı kaleme alırken, AMB Konseyi Üyesi Asmussen bir gazeteye yaptığı açıklamada diyor ki, "İyi bir değerlendirme yapmadan yeni uzun vadeli para verilmeyecek."
Bir yerde haksız da sayılmaz. Bugüne kadar enjekte edilen likiditenin ekonomik faaliyetleri canlandırma üzerindeki etkisi oldukça sınırlı kaldı. Varlık balonları şişirmenin ötesine gidemedi aslına bakarsanız.
Kısacası, İspanya'nın Yunanistan boyutlarında sorun yaratmaması piyasaların geldiği seviyeleri koruyabilmeleri açısından önemli. Tabii, daha da önemlisi ABD ve Çin ekonomilerinin belli bir hızda büyümeleri. İşte, bu koşullarda, ağır aksak da olsa piyasalar toparlama süreçlerini sürdürebilirler.
