Küresel ekonominin seyri aynen hava durumu gibi, bir soğuyor bir ısınıyor. 2012 sert geçecek tahmini yaptık, hani bu yıl "Ayva çok oldu kış çetin geçecek" der ya, eskiler onun gibi. Ancak, Mart ayının ortalarındayız, henüz geçen yılki beklentilerimiz paralelinde bir sorun yaşamadı küresel ekonomi. Üstelik son iki gündür iyi haberler havayı biraz da ısıttı. Dünya coğrafyasının birçok köşesinden iyi haberler geldi. ABD'den, Avrupa'ya hatta Çin'e kadar...
ABD ile başlayalım...
Son yazımda vurguladığım FED toplantısından faiz değişikliği çıkmadı. Politika faiz oranının yüzde 0 ile 0.25'de bıraktı, üstelik 2014'ün sonuna kadar da bu düşük seviyelerin korunacağı sözü verildi bir kez daha. Hemen belirtelim, karar oy birliği ile değil oy çokluğu ile alındı. Üye Jeffrey Lacker mali kurumların 2014 sonuna kadar sıfıra yakın faizle fonlanmalarına karşı çıktı. Olsun, önemli olan küresel likidite seviyesinin korunması ki, FED, diğer gelişmiş ülke merkez bankaları gibi aksiyon aldı ve düşük faiz yüksek likidite politikasının devam etmesi gerektiği yönünde bir üye hariç hem fikir oldu.
PİYASALARDA DÜZELME
Asıl dikkat çeken husus, FED toplantısı sonrasında Başkan Bernanke'nin yaptığı basın toplantısında ABD ekonomisinin toparlandığına dair işaretler aldıklarını söylemesi idi. Artık, Bernanke de ABD ekonomisinin toparlandığını, finansal piyasa koşullarının kısmen düzeldiğini ve işgücü piyasasının her geçen gün yeni istihdamlarla iyileştiğini kabul ediyor. Detaylı olmayan basın açıklamasında dikkat çeken bazı konularda şöyle: Küresel finansal piyasalardaki sorunlar azalıyor, buna karşın ekonomideki bazı riskler devam ediyor. Riskten kastedilen ise, yükselen petrol fiyatlarının ileride enflasyona yukarı yönlü baskı yaratması. Geçici olacak bu etkinin ABD enflasyonunu tehlikeye atmayacağı, özellikle uygulanan gevşek para politikasında hareket alanını daraltmayacağı eklemesi de yer alıyor bültende.
ABD'den gelen, küresel ekonomiyi ve piyasaları yakından ilgilendiren bir konu da bazı bankaların durgunluğa girilse bile, sermayelerinin yeterli olduğu sonucunun çıkması. Kötü senaryoda, yani, "ekonominin durgunluğa girmesi, faiz oranlarının yükselmesi, hisse senetlerinin değer yitirmesi ve banka müşterilerinin bir kısmının mevduatlarını zamanından önce çekmeleri durumda banka bu strese dayanabiliyor mu" sorusunun yanıtı aranıyor stres testleri ile. 18 bankanın 15'inde böyle bir sorun çıkmayacağı gerçekten böylesine kaygan zeminde önemliydi.
AVRUPA VE ÇİN
Biraz da Avrupa'ya göz atalım...
Yunanistan mutlu sona ulaştı diyebiliriz. Borç tıraşlamasında borçlarının yüzde 80'ine yakın kısmından kurtulmuş oldu. Birde Euro Bölgesi ikinci yardım paketini resmen onayladı. 130 milyar euro için "Avrupa Finansal İstikrar Fonu"na yetki verildi. Fon 39.5 milyar euroluk dilimler halinde yardımı serbest bırakacak. Şimdilik Yunanistan rahatladı. Eğer, bütçe disiplini sağlayamazsa, yeterli büyüme hızına ulaşamazsa ve daha düşük finansman maliyeti ile borçlanamazsa sonrası yine karanlık. Artık gözümüz İspanya ve İtalya'da olacak. İki ülkenin bu ay ve önümüzdeki ay yüklü itfaları var.
Gelelim Çin'e...
Çin'in büyüme hızının düşeceğine dair gelen sinyaller, ekonomi yönetimini daha yumuşak iniş için önlemler almaya yöneltti. Bankalara uygulanan kredi hacim sınırlaması büyük olasılıkla gevşetilecek. Daha açık ifade ile bankaların varlıklarının belli bir kısmını krediye dönüştürebildikleri uygulama yukarı doğru revize edilecek. Dolayısıyla kredi muslukları hemen kısılmamış olacak.
Parçaları yan yana getirirsek şu resim karşımıza çıkıyor, küresel ekonominin lokomotifi ülkeler büyümeye destek veren para politikalarını sürdürecekler. Bu bağlamda, piyasalar adına olumlu bir iklim kendini az da olsa gösterebilecek. Piyasa aktörlerine küçük bir mesajla yazımı sonlandırayım, yine de bir süre daha temkinli duruşumuzu koruyalım...
