Küresel ekonomi hız kaybettikçe merkez bankaları ister istemez faiz oranlarını aşağı çekip parasal gevşemeye gidiyorlar. Özellikle, gelişmiş ülke merkez bankaları gerek politika faiz oranları gerekse bünyelerinde uyguladıkları mevduat faiz oranlarını sıfır seviyelerine kadar çektiler. Gelişmekte olan ülke merkez bankaları da yavaşlayan ekonomik faaliyet hızı sonrası bu furyaya ağır ağır katılmaya başladılar.
ABD ekonomisi ağır aksakta olsa tam toparlanıyor derken son veriler motor sesinin durma noktasına doğru gittiğine işaret ediyor. Ortalara gelelim, Avrupa coğrafyası zaten uzun süredir durgunlukta. Euro Bölgesi 2008 krizinden bu yana toparlanamadı desek yeridir. Doğuya gidelim, lokomotif ülkelerden Çin bile bu yıl aksamaya başladı. Yüzde 8 civarındaki büyüme hedefine ulaşması neredeyse imkansız, belki yüzde 7.5'ları yakalayabilir. Hindistan yüzde 5.3 gibi düşük seviyede büyüyebiliyor. Türkiye ve Brezilya gibi gelişmekte olan ülkelerde geçen yıla göre büyüme hızlarını belirgin bir şekilde düşürdüler.
PARA TAHVİLE GİDİYOR
Durum böyle olunca, merkez bankaları da kolları sıvadılar, motorların tamamen durmaması için faizleri aşağı indirmeye çalışıyorlar. Çin son birkaç ayda iki kez faiz indirimine gitti. Brezilya 8 kez faizlerini düşürdü. Avrupa Merkez Bankası tarihinin en düşük seviyesine indirdi faiz oranını; yüzde 0.75, üstelik mevduat faiz oranını sıfır seviyesine getirdi.
İlginç olan şu, merkez bankaları her ne kadar düşük faiz ile bankalara para verseler de, bu para krediye dönüşmüyor. Bırakın merkez bankalarının verdiği likiditeyi, bankaların kendi topladıkları mevduatların krediye dönüşüm oranları bile düşüş gösteriyor. Çünkü, bankalar kredi plasmanı ile riske girmek istemiyor.
Peki, kredi vermeyen bankalar topladıkları paraları ne yapıyorlar? Bilançoların aktif kısmına baktığımızda tahvillere kaydıklarını izliyoruz. İşte bu yüzden tahvil faiz oranları da, tabii birkaç sorunlu ülke hariç, tarihi düşük seviyelerine iniyorlar. Hatta, tahvil faiz oranlarının sert iniş yapıklarını söyleyebiliriz. ABD 10 yıl vadeli tahvil faiz oranları, yine Almanya'nın aynı vadeli tahvillerinin faiz oranları yüzde 2'nin altına kadar sarktı. Avrupa'da, Danimarka, Hollanda ve İsveç gibi ülkelerin tahvil faiz oranları da oldukça makul seviyelerde.
Tahvil yatırımcıları son aylarda artan riskleri dağıtabilmek için ülke çeşitlendirmesine gitmeyi de tercih ediyorlar. Euro cinsinden riski düşük Alman tahvili aldıkları gibi, euro dışında olan Avrupa ülkelerinin de tahvillerini alarak euro riskini aşağı çekmeye çalışıyorlar.
TCMB DE KATILIR MI?
Kritik 2 soruyu yanıtlamaya çalışalım... Merkez Bankası bugün toplantı yapacak ve kararlarını saat 14'de duyuracak. Yani, siz yazımı okurken sonuç belli olacak. Merkez Bankası faizleri aşağı çeker mi? Yüzde 11.5 olan faiz koridorunun üst sınırını aşağı çeker mi? Yüzde 49 olasılıkla, biliyorum biraz politik bir yanıt oldu, 50 baz puan düşürebilir. Ancak, alt sınır olan yüzde 5.75'den de likidite verdiğinden zaten yüzde 11.5 oranı kullanmıyor bile. Bu yüzden 11,5'i 50 baz puan aşağı çekmesinin pek bir anlamı olmayacak, piyasa aktörlerine mesaj vermenin dışında. Politika faiz oranını aşağı çekme olasılığı yüzde 51. Şuan yüzde 5.75 olan gösterge oran, enflasyonunda aşağı yönlü trendine bağlı olarak 25 baz puan aşağı gelebilir. Aslında daha yüksek olasılıkla faiz oranlarına dokunmaz, aynı seviyede tutar ve bu ayı pas geçer.
FED üçüncü parasal genişlemeye gidecek mi? Soruyu faiz oranlarını indirebilir mi diye sormuyorum, zira sıfır seviyesinde olduğundan marjın kalmadığını hemen vurgulayalım. FED'in son toplantı tutanaklarında yer alan "gerekli görülmesi halinde ek önlemlere başvurulabilir" ibaresi çok etkileyici olmasa da dikkat çekici. Aynı zamanda, Atlanta FED Başkanı Lockhart'ın yeni bir tahvil alım programına ihtiyaç var ısrarı da altı çizilmesi gereken bir nokta. Çekirdek enflasyonun ABD'de sıçrama yapması FED'i bu konuda biraz zora soktuğunu da ekleyim son olarak.
Sözün özü, merkez bankaları faiz indirimleri ile silahlarındaki son mermileri de kullanıyorlar. 2008 gibi yeni bir dip olursa kullanacak mermi bulamayacaklar.
