Koro yine başladı, Eylül ayında borsa coşacak, en az 70 binleri görecek. Niye? Çünkü, FED üçüncü parasal genişlemeye gidecek, aynı zamanda Avrupa'da düzelmeler var, zaten Türkiye ekonomisi iyi durumda, yani pozitif ayrışıyoruz, sonuçta İMKB uzun süredir belli bantta dalgalanıyordu, bundan sonra yükselecek.
Hatırlarsanız, 12 Haziran seçimlerinden öncede koro aynı nakaratları söylüyordu ama o zaman neden farklıydı. İktidar devam edecek, tabi bunun yerine istikrar devam edecek deniyordu, piyasalar coşacak. Geçen yıl 12 Haziranda 64 bin olan İMKB, bırakın yükselmeyi, halen bir yılı aşmasına rağmen bıraktığı noktaya geri dönebilmiş değil.
Analize geçmeden önce, önümüzdeki günlerde olasılığı pek de düşük olmayan bazı gelişmelere değinelim. Hisse sendi piyasaları, İMKB dahil, yukarı çıkabilir hatta ralli yapabilir, faizler biraz daha aşağı gelebilir. Ancak, piyasaların yapacağı bu hareketler kısa süreli olacaktır. Örneğin, ABD'den tarım dışı istihdam verisi iyi gelirse ya da Avrupa'dan İspanya'ya yardım verilirse piyasalar pozitif tepkiler verirler. Yine de dediğim gibi uzun soluklu olmaz.
Gelelim analize... Geçen ayın son haftasında yapılan Avrupa liderler zirvesinden çıkan kritik kararlar vardı. İspanya bankalarına kaynak aktarılması gibi. Yeni kurulan ESM (Avrupa İstikrar Mekanizması) birincil ve ikincil piyasalardan tahvil alımı yapabilecek. Aynı zamanda, sorunlu ülkeye kaynak aktarıldığında bu fondan, borç öncelikli alacak statüsünde olmayacak. Diğer bir konu da gündeme gelen, Avrupa Finansal İstikrar Fonunun (EFSF) kullanım alanının genişletilmesiydi.
İSPANYA'YA PARA
Yukarıda özetlediğim konular hakkında bu hafta içinde somut bir adım atıldı. Daha doğrusu, atılmaya hazırlanıyor. 100 milyar euro talep eden İspanya'ya zordaki bankalarına aktarmak üzere Temmuz ayında ilk dilim olarak 30 milyar euro civarında kaynak aktarılacak. Bu gelişme bile, bir anda piyasaları yeşile boyamaya yetti. Uzakdoğu'dan, Amerika borsalarına kadar hemen hemen tüm borsalar yüzde 2 ile yüzde 1 dolayında yükselmeye başladı. Çarşamba günü Dow Jones 13 bine doğru yol aldı. Standard and Poor's vadeli kontratları da ileriye yönelik iyimser hava içindeydi.
Tahvil piyasaları da kısmen rahatladı, İspanya bankalarının sermayeye kavuşacağı beklentisiyle. Almanya 10 yıl vadeli tahvilleri faiz oranı yüzde 1.32, İspanya tahvilleri aynı vadede yüzde 6.85, İtalya ve Yunanistan'da sırasıyla, yüzde 5.98 ve yüzde 25.79 seviyelerine geriledi.
Peki bu denli iyimserlik için yeterli gösterge var mı elimizde? Ya da şöyle soralım, FED'in parasal genişleme beklentisi ve Avrupa liderlerinden gelen iyimser mesajları iyimserlik için yeterli mi?
GRİ ALANLAR
Yanıt tabii ki hayır. Zira Avrupa liderlerinin tıpkı güzellik kraliçelerinin "dünyada barış istiyorum, açlık olmasın" mesajlarının çokta ötesine gitmiyor. ESM ve EFSF nereden kaynak bulacaklar? Buldular diyelim, ne zaman hangi oranlarda sorunlu ülkelere dağıtacaklar? Diyelim ki İspanya bankalarına para verildi, diğer Avrupa bankaları ne olacak? Almanya bankaları dahil tüm Avrupa coğrafyasındaki bankaların sermaye yeterlilik sorunları var. Aynı zamanda kaldıraçlı pozisyonlarını kapatmaları gerekiyor. Soruların yanıtlarda ciddi gri alanlar var. Bunlar zamanla somutlaşacak.
Beklentiler gerçekleşmezse? FED üçüncü parasal genişlemeyi yapmazsa, Çin rezervini küçültmezse, Türkiye piyasaları için geçerli olan beklentilerden, not artırımı gelmezse olasılıklarının da geçerli olduğunun altını çizmeyi unutmayalım.
Bu yıl tahmin edildiğinin aksine iyi bir yıl oluyor. Boğalar direniyor. Ancak, sorunların hiçbiri bugüne kadar kaynağına inilerek çözülmüş değil. Tamamen günü kurtarmak adına alınan palyatif önlemlerle geldik bugünlere. Bu yüzden, koronun o güzel ses ve uyumla söylemeye başladığı "piyasalar coşacak" şarkısını biraz temkinli dinlemenizi öneriyorum.
