• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
İşsizliğin düşmesi çözüm mü?

CAHİT SÖNMEZ

İşsizliğin düşmesi çözüm mü?

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 18 Eylül 2012
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan istihdam verileri, işsizliğin düştüğünü ve sonuçta işgücü piyasasında düzelmenin olduğunu gösteriyor. İstihdam verilerinin yanı sıra yine TÜİK bir gün öncesinde "Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması"nı da kamuoyuna duyurdu. İki veriyi yan yana getirdiğimizde işsizlik oranının düşmesinin işgücü piyasaları açısından fazla anlam ifade etmediğini gözlemliyoruz. Yani, sadece işsizlik verisine baktığımızda etkileniyoruz. İllüzyon gibi bir şey aslında...
Önce istihdam verilerine bakalım, ardından diğer çalışmayı yanına ekleyelim. Bakalım nasıl bir resim çıkacak karşımıza.
Mayıs, Haziran ve Temmuz dönemini içeren süreçte Türkiye genelinde işsizlik yüzde 8 seviyesine gerilemiş. Kentsel kesimde işsizlik halen yüzde 10'da. Kırsal kesimde ise işsizlik bir dönem öncesine göre 0.1 puan iniş ile yüzde 4.8 düzeyinde gerçekleşmiş. Bir sevindirici haber de genç nüfustaki işsizlik oranı. Yüzde 18'den yüzde 16.7'ye düşmüş genç nüfustaki işsizlik oranı. İktisadi açıdan dikkat çeken diğer bir pozitif gelişme ise tarım dış istihdamındaki yukarı yönlü harekettin bu dönemde de devam etmesi. Tarım dışında 1 milyon 141 bin yeni istihdam gerçekleştiğinden, tarım dışı işsizlik oranı da yüzde 11.9'dan yüzde 10.2'ye gelmiş.

SORUN ÇALIŞANLARDA!

Buraya kadar her şey güzel görünüyor. Ancak, işsizler kısmından istihdam edilen kısma insan kaydırmakla iş bitmiyor ne yazık ki. Çünkü, Türkiye'de çalışanların büyük kısmı da gelir politikaları ve çalışma koşulları yüzünden işsizlerden çok farklı değil. Sağ olsun TÜİK bu tezimi destekleyen araştırmasını zamanlaması çok iyi bir şekilde açıkladı. Bir teyit de Çalışma Bakanı'ndan gelmişti. Bakan, geçenlerde "100 binin üzerinde işçi arıyoruz ama bulamıyoruz, başvuru yapan yok" demişti. Herhalde haberleri olmadığından başvurmuyorlardır.
Su üzerine çıkan gerçekleri sıralayalım;
* İstihdam edilenlerin büyük kısmının gelirleri insani yaşam koşullarını karşılayacak seviyeye ulaşmıyor.
* İstihdam edilenlerin büyük kısmı aldıkları yüksek eğitime uygun işlerde çalışmıyor.
* İstihdam edilenlerin nitelik açısından dağılımına göre mavi yakalıların beyaz yakalılara göre ezici ağırlığı var.
* Çalışanların yüzde 68'i mikro ölçekli işletme olarak tanımladığımız 10 kişinin altında çalışanının olduğu işletmelerde istihdam ediliyor. Yani, kurumsallaşmamış, çalışma koşullarının daha ağır olduğu ortamda.
* Çalışanların yüzde 40'ın üzerindeki kısmı halen sosyal güvenlikten mahrum çalışmak zorunda kalıyor.
* Çalışıyor görünenlerin yüzde 14.1'i "ücretsiz aile işçisi" konumunda. Yani çalışmıyorlar ama çalışıyor varsayılıyorlar. Doğan görünümlü şahin gibi bir yerde.
* Sanayi sektörü toplam istihdamdan ancak yüzde 18.6 pay alabiliyor.

PHOTOSHOPLU RESİM
Durum böyle. Biraz da "Yaşam ve Hayat Koşulları" araştırmasına göz atalım...
Çalışmaya göre toplam nüfusun yüzde 18.5'i sürekli yoksulluk riski altında bulunuyor. Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri ise 10 bin 774 TL. Diğer bir deyişle, her ev aylık bin TL ile geçiniyor. Yaşam koşulları ile ilgili yanıtlardan en göze çarpanı, nüfusun yüzde 68'inin beklenmedik ihtiyacını karşılayamaması. Bu arada maddi yoksulluk oranı da yüzde 60.4 gibi yüksek seviyelerde. Nüfusun yüzde 20'lik bir grubu toplam gelirin yüzde 46.7'sini götürürken, diğer yüzde 20'lik grup yüzde 5.8 ile yetinmek zorunda kalıyor. Gelir dağılımının ne kadar adaletli olduğunu gösteren Gini katsayısı bu sonuçlarla 40.4 seviyesinde gerçekleşmiş. OECD ortalaması 0.31. Hemen sevinmeyin bizimki yüksek diye... Gini azaldıkça adaletli, yükseldikçe adaletsiz gelir dağılımını ifade ediyor.
Nasıl bir resim çıktı dersiniz? Önden çekilen fotoğrafta güzel görünüp de profilden büyük burun görüntüsü ile foyası çıkmış gibi değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.