Merkez Bankası Başkanı Başçı'nın tanımlamasıyla "Açık ve güneşli güzel bir yıl" geçirecek Türkiye ekonomisi. 2011 yılındaki yüksek büyüme oranının kabarık faturası yüzünden oldukça yavaş yol alan ekonomi 2013'de biraz da olsa hızlanacak. Büyüme hızı beklentisi hem hükümetin "Orta Vadeli Program"da belirttiği hem de Merkez Bankası'nın para ve kur programında vurguladığı gibi yüzde 4 seviyesinde gerçekleşecek.
İyimser yıl
Eğer büyüme hızında öngörüler çerçevesinde kıpırdanma olursa yüzde 9'a yeniden tırmanmış olan işsizlik oranı da yeniden 8'ler düzeyine gelecek. Diğer önemli parametrelerden enflasyon ise yüzde 5'ler civarında olması tahmin ediliyor. Kısacası reel ekonomide fena bir yıl olmayacak gibi görünüyor.
Asıl merak ettiğiniz piyasalara gelelim...
Dolar ve TL bazında sırasıyla yüzde 53 ve yüzde 47 kazandırmış olan İMKB, bu performansı yeni yılda da sürdürebilir mi? Şöyle de yöneltebiliriz sorumuzu, "78 binde 2012'ye veda eden İMKB 100 Endeksi 90 binleri, 100 binleri görür mü?" Aslında çok düşünmeden "Yok artık" yanıtı vermeliyiz. Ancak, küresel likidite seviyesi o kadar yüksek ki, hatta yetmiyormuş gibi gelişmiş ülke merkez bankaları halen likidite enjekte etmeye devam ediyorlar ki, İMKB'de öylesine sığ bir borsa ki, mümkün değil 90 binleri görmesi diyemeyiz.
İki ileri bir geri
Yandaki tabloda görüleceği gibi İMKB bazı yıllar coşuyor bazı yıllar dinleniyor. Teknik analizde kullanılan Eliot Dalgası gibi. 3 yıl yükseliş, 2 yıl düşüş. Tabloda 2012 yer almıyor, yukarıda değindiğim gibi yüzde 50 nominal getiri sağladı borsa. Bu yıl, Euro Bölgesi ülkelerindeki toparlanma devam ederse, ABD yakaladığı yüzde 2.5 civarındaki büyüme hızını korursa, bu yıl ekonomilerini soğutan gelişmekte olan ülkeler yeniden büyüme hızlarını ivmelendirirlerse, İMKB yukarı yönlü hareketini sürdürür büyük olasılıkla. Sadece yükseliş hızının 2012 gibi yüksek seviyede gerçekleşme olasılığını biraz düşük görüyorum. Çünkü, bu yıl İMKB'ye Çin ve Brezilya gibi bazı gelişmekte olan piyasalar ciddi rakip olacak. Geçen yıl bırakın dinlenmeyi, Çin borsası negatifte kapattı, Brezilya yüzde 2-3 civarında getiriye ancak ulaşabildi.
Faizler bu yıl yatay seyir izleyecek. Enflasyon, merkez bankalarının öngörüleri ile paralel giderse yüzde 5.5'lara inebilir. Bu yüzden reel olarak mevduatın ya da tahvilin tasarruf alım gücünü koruması söz konusu değil ne yazık ki. Döviz derseniz? Yanıtım net, artık döviz bir yatırım aracı olmaktan çıktı.
Yeni yılın ilk gününde fazla bunaltmayım sizi...
Mutluluklar yıllar...
