Geçen yılın düşük büyüme hızının olumsuz yansımalarından birisi de doğal olarak istihdam verileri üzerinde oldu. Türkiye İstatistik Kurumu'nun "Hanehalkı İşgücü istatistikleri" çalışmasına göre Kasım ayında işsizlik oranı yüzde 9.9'a yükseldi. 2012 yılının eş dönemine göre çalışmayanların oranı 0.2 puan yukarı gitmiş. Sadece kentsel kesime baktığımızda işsizlik oranının biraz daha yüksek olduğunu görüyoruz. Malum kırsal kesimde aile işçisi statüsünde değerlendirildiğinde işsizlik düşüyor.
İşgücü verilerine değinirken dikkat çekmeye çalıştığım bir konu var. Bir kez daha altını çizmemizde fayda var...
KATILIMIN ETKİSİ
Son verilere göre Türkiye'de işgücüne katılım oranı yüzde 50.5 seviyelerinde. Yani, çalışabilecek ya da çalışmaya hazır 15 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı. Şöyle diyelim, Türkiye'de toplam nüfusun yarısı çalışabilir durumda. Oran bir önceki rakama göre gerilemiş. Yani işgücüne katılımcı sayısı azalmış. Erkek katılımdaki 0.7 puanlık düşüşün, diğer taraftan kadın katılımındaki 0.2 puanlık artışın bu sonuçta etkisi olmuş. Yine de cinsiyete göre ayrıştırdığımızda asimetri belirgin bir şekilde karşımıza çıkıyor. Erkeklerin yüzde 71'i işgücüne katılırken kadınlar yüzde 30.4'de kalıyor. Rakamın ne kadar tatminkar olduğunu görebilmemiz için birkaç örnek verelim... Almanya'da yüzde 66.9, İngiltere'de yüzde 69.7 düzeyinde. Avrupa'nın amiral gemilerinin yanı sıra yeni uçurumun kenarından dönmüş Yunanistan'da yüzde 54.6, İrlanda'da yüzde 60.3 ve İspanya'da yüzde 59.1 seviyesinde kadınların işgücüne katılım oranı.
Aslında şu gerçeğe vurgu yapmaya çalışıyorum... İşgücüne katılım oranı düşük olunca, çalışmaya hazır nüfus sayısı azalıyor anlamına geliyor ve işsizlik oranı da düşük çıkıyor. 15 yaş ve üzeri nüfus 55 milyon 995 bin. Bunların yüzde 50.5'i çalışmak istiyor. İstihdam edilenler 28 milyon 227 olunca işsiz sayısı da iki rakamın farkı olan 2 milyon 784 binde kalıyor. Oysa işgücüne katılım oranı batı normlarına paralel olsa işsizlik oranı biraz daha yukarı çıkacak. İşte bu yüzden, Türkiye'deki işsizlik oranı göreceli olarak bazı Avrupa ülkelerinden düşük çıkıyor.
TARIM DIŞI İŞSİZLİK
TÜİK'in açıkladığı son verilerden göze çarpan diğer bir unsur ise hem tarım dışı işsizliğin hem de genç işsizliğin Kasım ayında yeniden yükselişe geçmiş olması. Tarım dışı işsizlik geçen yıl eş dönemine göre 0.3 puan yükselişle yüzde 12'ye, genç işsizlik ise yüzde 18.8'den yüzde 29.3'e çıkmış. Kentsel kesimde genç istihdamı daha düşük olduğundan genç işsiz oranı yüzde 21.1'e yükseliyor. Kısacası 5 gençten birisi işsiz diyebiliriz.
Bu arada kamu kesimi yeni atamalarla istihdam ettiği çalışan sayısını artırmış. Geçen yıl Kasım ayında bir yıl öncesinin aynı ayına göre 1 yılda kamu istihdamını yüzde 3.2 yükselterek 3 milyon 320 bin kişiye çıkarmış. Görüldüğü gibi kamunun pozitif yönlü katkısı işsizlik rakamını 2 haneden kurtarmış. Kamu çalışan sayısı toplam istihdamın yüzde 13'leri civarında olunca diğer ülkelere göz attım. En çok kamu istihdamını yüzde 40 ile Slovenya'da. Polonya ve İsrail yine yüksek rakamlarla izliyorlar Slovenya'yı. Fransa, İtalya ve İspanya gibi tahmin edemeyeceğimiz bazı Avrupa ülkelerinde durum daha kötü. Amerika'nın ise bizden kalır yanı yok. Hemen hemen aynı oranda kamu çalışanı var.
Sözün özü, büyüme hızının düşmesi işsiz oranının yukarı gitmesine neden oluyor. 2014 büyüme oranının yüzde 3.5'larda olacağını varsaydığımızda benzer rakamların bu yıl içinde gelme olasılığının yüksek olduğunu söyleyebiliriz.
