• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Merkez Bankası nasıl değerlendiriyor?

CAHİT SÖNMEZ

Merkez Bankası nasıl değerlendiriyor?

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 03 Aralık 2015
Merkez Bankası uyguladığı doğrudan enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde 6 ayda bir hazırladığı "Finansal İstikrar Raporunun" sonuncusunu Çarşamba günü yayımladı. Gerçekten kapsamlı ve güzel çalışma yapıyor Merkez Bankası. Hem içerideki hem de dışarıdaki finansal gelişmelere değiniyor ve bu bağlamda Türkiye'nin finans ve finans dışı ekonomi aktörlerinin risklere karşı ne kadar dayanıklı olduğunu da ölçüyor.

Öncelikle raporda öne çıkan notlara bakalım ardından Merkez Bankası'nın çizdiği büyük resmi okumaya çalışalım...

Risk faktörleri olarak şu gelişmelere yer veriliyor; FED'in olası faiz artırım karşısında faiz ve kur dengelerinde değişim... Diğer bir risk unsuru da Çin'in büyüme hızının yavaşlamasıyla gelişmekte olan ülkelere yönelik risk algısının kötüleşmesi... Çin'in yeterli büyüme hızına ulaşamaması daha az üretim yapması, daha az emtia ithal etmesi anlamına geliyor. Bu zincirin son halkasını ise emtia üreten ülkelerin de büyüyememe sorunuyla karşı karşıya kalması oluşturuyor.

ÖNEMLİ RİSKLER

İkinci risk faktörünü FED'in faiz artırması sonrası piyasa oynaklığının artması şeklinde tanımlanıyor Merkez Bankası... Gerçekten Federal Açık Piyasa Komitesi'nin Aralık ayı toplantısında faizleri sembolikte olsa yüzde 0,25'in üzerine çıkması dolara daha doğrusu Amerikan finansal enstrümanlara, tahvil gibi, olan talebin yükselmesine neden olacak. Tabi bu durumda yabancı sermaye çekebilmemiz için TL getirilerini cazip hale getirmemiz gerekecek. Yani TL faiz oranları yukarı doğru baskı altına girecek.

Bir bu değil, aynı zamanda kurların yükselmesi para ikamesi için uygun bir zemin oluşturacak. Bu kanaldan da baskı gelecek TL faiz oranlarına...

Risk faktörlerinin genel değerlendirmesinden sonra Finansal İstikrar Raporu'nun diğer bölümlerine gelirsek...

Merkez Bankası finans ve finans dışı kesimlerin yukarıda kısaca özetlediğimiz risk faktörleri sonrasında değişecek ekonomik iklime ne kadar hazır olduklarını da değerlendiriyor. Malum her iki kesiminde döviz borçları ucuz dolar kredileri sayesinde yükselmişti. Bankalar önemli kesimlerin içinde... Yılın ilk 9 ayı itibarıyla bankaların bir yıl içinde ödemeleri gereken yabancı para cinsinden borçları 82 milyar doları buluyor. Buna karşın bankaların varlıkları, aktif kalitesi, kredi mevduat oranları çekirdek ve çekirdek dışı yükümlülükleri gibi unsurlar bankaların yabancı para borçlarının çevrilmesinde bir sorun olmayacağını gösteriyor.

GÖRÜNÜM NASIL?

Finans dışı kesim, reel sektör ve hane halkı, de Merkez Bankası'nın tespitlerine göre mali kesime olan borçlarını ödemede sıkıntıya düşmeyecekler gibi... Yine de şu gerçeğin altını çizmeyi ihmal etmemiş; tahsili gecikmiş alacak tutarındaki artış eğilimi sürüyor.

Açık bir ifadeyle, kredi maliyetlerinin artması sonucu reel kesim ve hane halkı kredi borçları zaman zaman aksatabiliyorlar.

Son olarak raporda Türkiye ekonomisinin görünümünden birkaç önemli noktaya da değinelim...

Enflasyon gıda ve birikimli kur etkisi yüzünden direncini koruyor. Portföy akımlarındaki dalgalanmalar sürüyor. Cari açık hem dış ticaret açığın hem de petrol fiyatlarının düşmesi sonucu geriliyor. Sözün özü Merkez Bankası uyguladığı tedbirle risklere karşı finansal sistemin dayanıklılığının arttığını düşünüyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.