Uzun süredir uygulanan "doğrudan enflasyon hedeflemesi rejimi" yeni yılda da devam edecek. Merkez Bankası bu rejim sayesinde kayda değer yol aldığını düşündüğünden para politikasını değiştirme gereği duymadı. Şeffaf olması aynı zamanda belirlenen hedef enflasyon oranının tutturulamaması durumunda hükümete hesap verilmesi de Merkez Bankası'nın enflasyon hedeflemesi rejiminde kritik rol oynuyor.
Yeni yılda uygulanacak para politikasının genel çerçevesi şöyle:
Merkez Bankası'nın para politikalarındaki ana hedefi kanunda da açıkça belirtildiği gibi fiyat istikrarı... Daha açık bir ifadeyle fiyat istikrarına odaklı para politikası duruşunu koruyacak. Aynı zamanda enflasyonun hedefle uyumlu seviyelerde tutulması amaçlanırken finansal istikrar da gözetilmeye devam edilecek. Kısacası iki hedefe odaklanacak Merkez Bankası için birincil olan fiyat ikincil olan finansal istikrar. Malum 2008 küresel krizi sonrası merkez bankalarının tek fiyat istikrarına yönelmeleri yeterli olamadı.
HEDEF YÜZDE 5
Merkez Bankası hükümetle vardığı mutabakat sonrası 2016 yılının enflasyon oranını yüzde 5 olarak belirledi. Zaten Orta Vadeli Programda da aynı oran hükümet tarafından da açıklanmıştı. Her yıl olduğu gibi belirsizlik aralığı iki yöne de yüzde 2 düzeyinde olacak. Yani gelecek yıl enflasyon oranı yüzde 3 de yüzde 7 de olabilir. Bu bant içinde kaldığı takdirde Merkez Bankası hedefi tutturmuş varsayılacak ve hükümete hesap vermeyecek. Bu arada enflasyonun nedenlerini de değiştirmiyor.
Merkez Bankası'na göre önümüzdeki dönem yurt içi ve küresel piyasalara ilişkin belirsizliklerin döviz kuru üzerindeki etkileri, gıda fiyatlarındaki seyir ve ücret gelişmeleri enflasyon görünümü açısından belirleyici olacak...
Gelişmiş ülkelerin uyguladıkları aşırı genişleyici para politikaları ve bunun sonucunda ortaya çıkan belirsizlikler, halen gelişmekte olan ülkelerin tahvil ve diğer faiz oranlarının risklerinin artmasına neden olmuştu. Halen de faiz duyarlılığı devam ediyor. İşte bu yüzden Merkez Bankası geniş faiz koridoru ve sıkı likidite politikasını bir arada kullanarak ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırma gayretini bu yılda da aynı araçlarla sürdürecek.
ROM SÜRÜYOR
Banka mevduatlarına uygulanan kademeli zorunlu karşılık uygulamasında da bir değişiklik söz konusu değil. Kısa vadeli mevduatların yüksek uzun vadeli mevduatların düşük zorunlu karşılıklara tabi tutulması bankaları uzun vadeli kaynak bulmaya teşvik ediyor.
Aynı şekilde yabancı para cinsi hesaplarda da benzer uygulamalarla finansal kuruluşların yabancı para cinsinden çekirdek dışı yükümlülüklerinin vadesini uzatıyor ve çekirdek yükümlülükleri teşvik etmeye çalışıyor. Böylece, bankacılık sisteminin dış borçlarının vadesi uzuyor ve borç çevirme sorunu kur belirsizliği çerçevesinde azalıyor.
Rezerv opsiyon mekanizması (ROM) da bu yılki para politikasının içinde yer alıyor. Bankalar TL yükümlülüklerinin belli kısmını dolar, euro ya da altın ile karşılayabilecekler. Bu yöntemle Merkez Bankası otomatik kur ayarlaması yapmış oluyor.
Yerim bitti bir sonraki yazımda devam edeceğim. Ama şu önemli vurguyu da atlamayayım; sıkı duruştan ve dalgalı kurdan gelecek yılda da taviz yok!
