Ekonominin üç temel aktörlerinden biri olan hanehalkının yani tüketicilerin geride bırakılan ve aynı zamanda gelecek 3 ya da 12 aylık dönemde ekonomiye yönelik beklentilerini ölçen "Tüketici Güven Endeksi" çalışması TÜİK tarafından açıklandı. Genel resim pek iç açıcı görünmüyor. Asgari ücretlerin 1,300 TL'ye, diğer ücretlerin enflasyon oranında yükseltilmesine rağmen tüketiciler ekonomiye duydukları güven seviyesini biraz aşağı çekmeyi yeğlemişler...
Çalışmanın detaylarına değinelim, ön plana çıkaracağımız unsurlara dayanarak ileriye yönelik kestirim yapmaya çalışalım...
Çalışma yayımlandığında ilk bakmak istediğim alt başlık "hanehalkının içinde bulunduğu mali durum" oldu. Çünkü yukarıda da belirttiğim gibi ücretli çalışanların gelirlerinde en az geçen yılın tüketici fiyat endeksi kadar artış yapılmıştı. Ancak madalyonun diğer yüzünde de harcamalardaki artış da var. Dolayısıyla gelen giden dengesi ne oldu acaba sorusuna takılmıştım. Tüketicilerin bu soruya yanıt sonrası endeks değeri 72,9 seviyesinde oluşmuş. Önceki aylardaki değeri de nerdeyse birebir aynı... Görülüyor ki gelirdeki artış ile tüketimdeki artış dengelenmiş. Oysa gelir artışı etkisi ile bu yılın büyümesine olumlu katkı geleceği beklentisi söz konusu idi.
BORÇSUZ OLMUYOR!
Benzer şekilde "gelecek 3 ayda tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanacak mısınız?" kritik sorusuna verilen yanıtlar içinde evet çoğunlukta olmuş hayıra nazaran... Zaten Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun duyurduğu verilere göre kullanılan tüketici kredi hacmindeki artışta bu sonucu teyit ediyor.
Yine mevcut duruma yönelik verilen yanıtlar sonucunda alt endekslerde de gerilemeler olmuş. Geçen seneye göre hanehalkının durumunda ve genel ekonomik durumlarında bozulma olmuş Şubat ayında... Tabi durum böyle olunca mevcut ekonomik koşullar altında tasarruf yapma olasılıklarının düşük olduğunu beyan etmişler. Endeks değeri 63,5'dan 60'4'e gerilemiş.
Gelecekle ilgili hanehalkının beklentilerine geçmeden metodolojiyle ilgili çok kısa bir not ekleyelim; Endeks 0 ile 200 aralığında değer almaktadır. Endeksin 100'den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100'den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu gösteriyor.
NE BEKLİYORLAR?
Gelelim gelecek dönem beklentilerine ve yatırım eğilimlerine...
Gelecek 12 ayda hanehalkının durumunun iyileşmeyeceği düşüncesi hakim olmuş "genel ekonomik durum beklentisi" ve "gelecek 12 ayda hanenin mali durum beklentisi" sorularına verilen yanıtlara göre... Her iki faktörde de endeks değeri yüzde 3 civarında aşağı gelmiş. Ancak mevcut durumu dayanıklı tüketim malı almak için uygun bulmayan hanehalkı gelecek 12 ayda dayanıklı tüketim malı alabilirim yanıtı vermişler. İlginç, hem gelecekten maddi imkanlar açısından umutlu değil hem de tasarruf yapamam diyen bireyler gelirin büyük kısmı ya da gelirinden fazlasıyla alınabilecek dayanıklı tüketim malları alımına sıcak bakabiliyor. Neyse?
Sonuç olarak tüketicilerde Merkez Bankası gibi önümüzdeki dönemde temkinli olmayı tercih ediyorlar. Herhalde epeydir hafızalardan silinen "ayağını yorganına göre uzat" atasözü hanehalkının tüketim davranışlarında ön planda olacak. Kötü değil, ekonomiye de katkı yapar bu bakış açısı... Özellikle enflasyon ve cari açığa...
