Borsalar FED sayesinde bir hafta önce girdi bahara... Başkan Yellen'ın yüzündeki suç işlemiş çocuk masumiyeti ifadesi ile yaptığı konuşma piyasa aktörlerinin 2016 yılının bütününe bakış açısını kısmen değiştirdi sanırım. Artık FED'in normalleşme sürecinde daha ılımlı olacağı, büyük olasılıkla yıl içinde 2 faiz artırımı yapacağı görüşü ağırlık kazanıyor.
Akıllara bu inanç yerleşince piyasalarda topyekün aktörlerin deyimiyle coşmaya başladı, bahara hızlı geçiş yaptı. Biraz daha zorlasalar kısa süre içinde yaza bile geçerler bu gidişle...
Hem akademisyen hem de eski bir Sermaye Piyasası Kurulu çalışanı kimliğimle böyle hızlı iklimsel değişikliklerin sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Gelin beraber sorgulayalım, borsa hareketlerinin ne kadar gerçekçi olduğunu ve FED'in yarattığı baharın ne kadar sürebileceğini...
SADECE BIST DEĞİL
Öncelikle şu vurguyu yapalım; Piyasalardaki olumlu değişim küresel düzeyde, yani hemen hemen tüm piyasalar için geçerli. Sadece Türkiye piyasalarına mahsus değil. Uzakdoğu Asya borsalarından Latin Amerika borsalarına kadar geniş yelpaze bahar havasından nasibini alıyor.
Düşünün S&P 500 bile yılbaşından bu yana ilk kez artıda kapandı. Piyasa aktörlerinin zihinlerinde kurguladıkları algoritma şeması kısaca şöyle; FED kararı ile yabancı sermaye akımlarının yönü, gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere kaymayacak, dolar gerileyecek, dolayısıyla Amerikan tahvilleri bir süre daha cazip olmayacak, sonuçta dolardan likide dönüp likitten de hisse senetlerinde, yüksek faiz getirili tahvillerde ve kıymetli madenlerde pozisyon alınacak.
Son bir haftadır piyasa aktörlerinin tam da düşündüğü gibi bir resim çıkıyor karşımıza... Dolar endeksi 95.07 seviyesine geriledi. Daha da aşağı gelir mi? Tüm gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarını tamamen gevşetmeleri, gelişmekte olan ülke merkez bankalarının da enflasyon baskısının azalmasıyla bu kervana kısa süre içinde katılacak olmalarını dikkate alırsak dolardaki kaybın sınırlı kalacağını söyleyebiliriz.
BİLANÇOLARA DİKKAT!
Bu noktadan hareket edersek... Ayrıca ülkelerin bir süredir potansiyelleri altında kalan büyüme hızlarını da eklersek...
Şirketlerin bilançolarını düzeltmeleri, karlılıklarını artırabilmeleri bir süre daha alacak. Bu yüzden spekülatif ataklarla borsaların yukarı hareketini biraz daha sürdürüleceğini sonrasında yatay seyre dönüşeceğini tahmin ediyorum. Teknik analize göre BIST 100 Endeksi son 52 haftalık dönemde 68.230 dip ile 88.655 zirve sonrası yaklaşık 10 bin puanlık bir kanal içinde hareket ediyordu. Geçen hafta itibariyle kanaldan çıktı. Böylece dirençler biraz daha yukarı seviyelere taşınmış oldu. 84.300 ilk direnç noktası...
Aşarsa 85.500 ve 88.700 noktaları sırasıyla direnç olacak. Evet, bu seviyelere çıkabilir uyanık aktörler coşku vermeye devam ederlerse... Abartayım, belki geçen yıl 28 Ocak'taki 91.800 zirvesini bir kez daha görebiliriz de...
Ama endeksin yukarı hareketini sürdürmesi hatta çıktığı yerde tutunabilmesi şimdilik zor görünüyor.
Son cümle her fırsatta yapmaya çalıştığım naçizane öneri olsun. Çıkış yüksek hacimle gerçekleşmedi. Sizin de medyadan takip ettiğiniz gibi bir Hintli yatırımcı bile endeksi yukarı taşımaya yetti.
Bu yüzden hisse senetlerine yatırım yaparken seçici olmaya gayret gösterin.
