• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Bir fedakarlık hikayesi

EKREM DURUL

Bir fedakarlık hikayesi

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 21 Haziran 2026

BABALAR Günü için ilk kıvılcımı yakan Grace Golden Clayton, 1907 yılındaki maden faciasında ölen 250 babanın ve kendi babasının anısına 1908'de ilk anma etkinliğini düzenledi. Bu fikri küllerinden doğurup küresel bir harekete dönüştüren Sonora Smart Dodd ise, annesinin vefatıyla altı çocuğunu tek başına büyüten İç Savaş gazisi babasının büyük fedakarlığından ilham aldı. Hayatın hızı içinde bazen en büyük fedakarlıkları en kanıksanmış olanlar olarak görürüz. Annelerimizin hakkını ödeyemeyiz, bu tartışmasız bir gerçek. Peki ya gölgede kalanlar? Sessizce, şikayet etmeden yükü sırtlayan babalar? Bugün size, takvimlerimizde sıradan bir pazar günü gibi duran "Babalar Günü"nün arkasındaki iki güçlü kadının ve sarsıcı bir fedakarlık hikayesinin perdesini aralamak istiyorum.

VEFA BORCU...
YIL 1907. Amerika'nın Monongah kömür madenlerinde meydana gelen patlama, bir günde tam 250 babayı hayattan kopardı. Arkalarında bıraktıkları bin yetim çocuk vardı. Bu acıyı kalbinde hisseden Grace Golden Clayton adında bir kadın, 1908 yılında kilisede bu kayıp babalar ve 1896'da kaybettiği kendi babası anısına bir etkinlik düzenledi. Ne yazık ki bu ilk kıvılcım, Bağımsızlık Günü kutlamalarının gölgesinde kaldı ve tüm dünyaya yayılamadı. Ancak adalet duygusu ve vefa, hafızalardan kolayca silinmez. Nitekim bir yıl sonra, Sonora Smart Dodd adında genç bir kadın, bir Anneler Günü vaazı dinlerken şu soruyu sordu: "Neden babalarımızın da bir günü yok? "Sonora'nın bu soruyu sormasının ardında derin bir kişisel hikaye yatıyordu. Babası William Smart, Amerikan İç Savaşı gazisi bir çiftçiydi. Eşi, altıncı çocuğunu doğururken vefat ettiğinde William, altı çocuğuyla yapayalnız kalmıştı. O gazi baba, silahını bırakıp bir anne şefkatiyle altı çocuğunu tek başına, büyük bir fedakarlıkla büyüttü. Sonora, babasının bu sessiz kahramanlığının tüm babalar adına onurlandırılması gerektiğine inandı ve büyük bir kampanya başlattı. İlk resmi kutlama 19 Haziran 1910'da Washington'da gerçekleşti. Ancak bu fikrin resmi bir tatile dönüşmesi hiç de kolay olmadı. Yıllarca süren bürokratik engellerin ardından, 1957'de Senatör Margaret Chase Smith'in Kongre'ye yazdığı şu sert ama haklı mektup adeta tarihin seyrini değiştirdi: "Ya ebeveynlerimizi, annemizi ve babamızı onurlandırırız ya da birini onurlandırmaktan vazgeçelim. Ama iki ebeveynimizden sadece birini seçip diğerini ihmal etmek, akla gelebilecek en ağır hakarettir." Bu haklı isyan karşılık buldu. Önce Başkan Johnson, ardından 1972'de Başkan Nixon'ın imzasıyla Babalar Günü resmiyet kazandı. Bugün vitrinleri süsleyen tüketim çılgınlığının ve "ne hediye alsam?" telaşının çok ötesinde bir kökeni var bu günün. Arkasında maden facialarında yitip giden hayatlar, savaşlardan çıkıp çocuklarına hem analık hem babalık yapan gazi yürekler var. Tarih bize gösteriyor ki; Babalar Günü bir ticari oyun değil, bir vefa borcudur. Bu yılki Babalar Günü'nde babanızın elini öperken ya da onu sevgiyle anarken, altı çocuğunu tek başına büyüten o eski askeri ve maden ocağında yitip giden babaları da hatırlayın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.