• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Organik olmayan kraliçeler FİLİZ ÖZKOL Organik olmayan kraliçeler filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 08.10.2018, 00:00

Yazıma mitolojik bir alıntıyla başlamak istiyorum... İda Dağı'nın yakışıklı çobanı Paris, üzerinde "En güzele" yazan "Altın elma"yı Afrodit'e vererek yalnızca Truva Savaşı'nı değil, kadınlar arasında bitmek tükenmek bilmeyen bir mücadeleyi de başlatmış oldu. Yunan tanrıçalarının güzellik yarışını anlatan bu mitolojik masal, zaman içinde modern dünyanın gelenekselleşen bir parçası haline geldi. Her şey altın bir elmayla başladı.
Güzeller güzeli Yunan tanrıçaları o elmayı almak için birbirleriyle yarıştılar. Çünkü elmanın üzerinde "en güzele" yazıyordu ve her biri "en güzel"in kendi olduğuna, elmanın kendisine verilmesi gerektiğine inanıyordu. Hera, Athena ve Afrodit arasındaki başlayan bu rekabet zaman içinde kadınların, uğruna kanlar dökülen güzelliklerini tescil ettirmek adına başlattıkları tatlı bir rekabete dönüştü.

ALTIN ELMAYI VERMESEYDİ...

İda Dağı'nın çobanı, Afrodit'in vaadine kanıp altın elmayı ona vermeseydi belki de bütün bunlar hiç yaşanmayacak ve kadınlar güzelliklerinin ödüllendirilmesini istemeyeceklerdi. Dev organizasyonlar yapılmayacak; ilk kez 1929 yılında Feriha Tevfik ile başlayan "Türkiye Güzeli" kavramı hiç duyulmayacaktı. Türkiye'deki ilk güzellik yarışması organizasyonu 1925 yılında yapılmış ve başarısız bir deneme olarak tarihteki yerini almıştı. Gelelim günümüzün güzellik yarışmalarındaki tescilli güzellerimizin nasıl seçildiği konusunda dolaşan duyumlara. Bu yarışmaların kulis arkası dedikoduları hiç bitmez. Kadınlar arası yarışmaların her zaman tehlikeli olduğuna inananlardanım. Güzellik söz konusu olunca kadın milletinin gözü dönmüş aslana dönüşmesi an meselesidir.

AYNALARLA BİTMEYEN SAVAŞ

Aynalarla bitmeyen savaşları vardır.
Reklam sektörü özellikle "KADIN METASI" üzerinden ürün tanıtımlarına daha çok önem verdikleri müddetçe bu yangın daha da körüklenecektir. Güzellik yarışmaları etik olarak tartışılan bir konudur. Kadınların fiziksel güzelliklerinin ön planda değerlendirildiği etkinliktir. Güzelliğin göreceli bir kavram olması bu konuyu çıkmaza sürüklemektedir.
Ancak güzellik yarışmalarının ürettiği ekonomiye bağlı pek çok sektörün oluşması ilgiyi ve talebi arttırmaktadır. Güzellik yarışmaları ayrıca ülke tanıtımlarında büyük rollere sahip olmaktadır. Bu yıl Miss Turkey World 2018 yarışmasında Şevval Şahin'in kraliçe seçilmesi ve estetiksiz hali sosyal medyada gündem oldu...

ESTETİKLİ YARIŞMACILAR

Yapılan araştırmalarda yeni bir durum ortaya çıktı ki; bu yarışmalara katılanların estetikli olanlarının oranı kimine göre en az %15 kimine göre ise %80 olarak tahmin edilmektedir. Estetik ameliyat sonrası yarışmaya katılanların kazanma şansları jüri üyelerinin tutumuna göre de değişmektedir.
Kimi jüri üyeleri estetikli olan veya olduğu düşünülen adaylara çok düşük puan verebilmektedir. Hemen hemen hiçbir yarışmacı önceden estetikli olduğunu açıklamadığından güzellerdeki estetiğin doğal olup olmaması büyük önem taşımaktadır.
Farklı görüşte olan yorumcular da mevcuttur.
Güzellik yarışmalarında güzelliğin nereden geldiği değil mevcut olup olmadığı sorgulandığından 'estetiklilerin katılmalarında bir sakınca yoktur' diyenler de vardır.
Yiyecekten içeceğe kadar, her şeyimiz plastik olmuşken; güzellerimiz mi organik kalacaktı? Huzurlu haftalar.

BİZE ULAŞIN