• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Aşkın acısı.. Kalbin yarası FİLİZ ÖZKOL

Aşkın acısı.. Kalbin yarası

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 24.12.2018, 00:00

Bir gün gelir AŞK DA BİTER. O yere göğe sığdıramadığınız, hayatınızın tek anlamı zannettiğiniz ve deliler gibi bağlandığınız 'O' kişi bir anda kalbinizden uçar gider. Sessizce sizi terk ediverir. Halbuki bir zamanlar yüreğinizde davullar çaldıran, sesini duyduğunuz anda kalbinizin gümbürtüsü duyulacak diye ödünüzün koptuğu duygu seline ne olmuştu.
Gelişinin muhteşemliği kaçamak birkaç söz ve fısıltılı bir vedaya bırakır kendini.
Oyun bozandır aşk. Önce kendine alıştırır. Delilikle akıllılık arasında yolunuzu kaybedersiniz. Daha sonra çılgınlık derecesinde bağlı olduğunuz kişinin ipleri gevşer ve kendinizi kocaman bir boşlukta bulursunuz.
Neden terk ederiz?
Neden terk ediliriz?
Aşkın bitme duygusu, başlama duygusuyla aynı zamanda olmadığı için çiftlerin biri sürekli sıkıntıdadır.
Karşımdaki kadın anlatıyordu; "Yüreğimin köşesinde hep saklıdır. Neden bittiğini hala tam bilemiyorum. Karşılaşmamamız bile ilginçti. Hani bazı gecelerin aşk çağrısı vardır. Aniden tuhaf bir şekilde karşınıza çıkar. Sorgulamazsınız. Sadece o anı yaşamak istersiniz. Olmayacak bir sevdaydı bizimki. Hiçbir zaman bir araya gelemeyecek kadar farklı dünyamız vardı.
Tek ortak dilimizdi AŞK. Zamanın koordinatları buluşamadığında ve birbirlerine teğet geçtiklerinde, hüzün yayılır gecelere.
Uyku tutmaz bekleyişlerde sadece 'O' vardır. Geceler boyunca asla söyleyemeyeceğiniz konuşmalar yaparsınız karanlığın boşluğuna. Sabah yeni umutlara doğar ve her buluşmada duyguların en fırtınalısı başlar yeniden. Bitmeseydi bu kadar değerli olur muydu? Yıllarca onunla yalnız yaşadığım romantizmi onunla bu denli, yaşayabilir miydim?" Evet.. Bazen bir şeylerin eksik kalmasıyla tamamlanıyordu aşk. Yarım kalan duygu diğer yarısını ararken daha da büyüyordu.
Her sevda kendi içinde korkuyu barındırıyor. Korku ve hüzün. Birbirini tamamlıyor..
Her sevdanın başını bir acı bekliyor.
Her sevda bir gün biteceğini biliyor.
Her sevda kendi derinliğinde kayboluyor.
Her sevda yüzmekten çok boğulmayı istiyor..
Her sevda alıp başını gidecek kadar cesur oluyor..
Her sevda arkasında iz bırakıyor.
İster genç olun ister yaşlı; ister zengin veya fakir... Hepimizin ortak noktası, kalbimizin bir şekilde kırılmasıdır belki de...
Oscar Wilde, "Kalp kırılmak için yapılmıştır" derken, bir bildiği varmış işte!
Aşkın beyinde bıraktığı izleri araştıran Einstein College of Medicine'dan nörolog Lucy Brown bu konuda şunları söylüyor. "Aşkta reddedilmeler, diğer sosyal reddedilmelerin verdiği acıdan daha üstündür. Çünkü romantik ilişkiler, beynin daha ilkel bölümlerinde hissedilir.
Her şeye rağmen; aşk için çekilen acılar boşa gitmiyor.. Çünkü aşk acısı çekmek bir yandan da zihin açısından öğretici oluyor, kişiyi daha farklı bir bilinç düzeyine taşıyormuş.. Kendisine ve hayata farklı yönlerden bakma yetisi kazandırırken, bir insan hayata ve başka bir insanın duygularına ne kadar derinlemesine bakabilirse, kendi ruhsal dünyasına da o kadar derinlemesine bakabiliyormuş. Çünkü aşık olunan insan o kişinin aynasıymış aynı zamanda. Kısacası çekilen çile, hüzün ve acı, insana kendini tanıması için önemli bir fırsatmış aslında.

SÖZ
Olacak gibi değildi, olmadı da zaten...
(ANONİM)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA