• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Kıskanırım seni ben FİLİZ ÖZKOL

Kıskanırım seni ben

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 21.01.2019, 00:00

Kıskançlık.. Kulağa hoş gelmiyor ama yüzyıllardır var. Tepe tepe suyunu çıkarırcasına kullandığımız ve asla bıkmayacağımız duygu. İçimize yerleşmiş bir kere. İtiraz ettiğimiz anda hemen bizi yalanlayan, anında ele veren, karmaşık bir his. Her kim inkar ederse haşaaa !... ALLAH TAŞ EDER '' Şarkıların nerdeyse dörtte üçüne hakim. Yapı taşımız. Vallahi de, vazgeçemediğimiz bir delilik durumu..

Bazen gülücüklerimizde, bazen öfkelerimizde, bazen kahkahalarımızda, bazen esprilerimizde, bazen kelimelerimizin arasında bize oyun oynamaya hazır. Her yerde o..

Eskilerin dilinden düşmeyen bir söz. ''İNSAN SEVDİĞİNİ KISKANIR'' .. Sevdik bu cümleyi. Seviliyoruz. Aman kıskanmaya devam etsin. Başımız gözümüz ne kadar yarılırsa, yara bere içinde kalırsak ''BİZ ÇOK SEVİLİYORUZ '' diye bağıralım bakalım.

Tam bu yazıma başlamıştım ki, tesadüfün böylesi; eski bir Türk filmini zaplayıverdim. Geçmişin starı elinde mikrofon salına salına başlıyor şarkıya '' KISKANIRIM SENİ BEN''.. Hemen yazımın adı baş köşeye oturuverdi.

Şarkının sözlerinin tamamı depresyonun son demi. Konun neresini tutsanız elinizde kalıyor. Söyleyen sevdiğini seviyor mu ? dövüyor mu? belli değil.

İşte üçüncü sayfa gazete haberlerinden biri. Adamın karısı, komşunun kocasına bozulan elektriğini tamir ettirirken, kadının kocası baltayı, hem karısına hem adama indirivermiş. Eskiler ''Komşu komşunun külüne muhtaç'' derken bu olay kapsam dışıydı herhalde. . Üstelik öfkesini alamayan adam cesetleri parçalamaya kalkacak kadar gözü dönmüş.

Kıskançlık üzerine binlerce hikaye var. Bir çoğumuz aşinayız zaten. Az çok hepimizin içinde olan bu duyguyu ''BEN KISKANÇLIĞIMI YENDİM'' sözleriyle süslemiyor muyuz ?.. Bir işit, bin ahhh çek. Acaba ne kadar payımızı aldık. Hepimizin gerçek anlamda bir ölçüme ihtiyacı var. Ayarlarımızı kontrol edelim. Peki en çok açıklama gerektiren bu durumu bir uzmanın gözünden ele alsak, belki konuyu çok daha iyi anlayacağız eminim.

Manisa Celal Bayar üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Prof. Dr. Erol Özmen'in yorumuna göre; Bazen kıskançlık bir ruhsal sorun haline gelebilmektedir. Kıskançlık kişinin günlük yaşamını etkileyecek şekilde sıkıntı oluşturuyorsa, yersiz şüphe ve alınganlıklara yol açıyorsa, kıskandığı kişiyi kontrol etmek için aşırı çaba harcanmasına neden oluyorsa ve diğer insanların (özellikle eşler) yaşam alanlarını kısıtlamaya vardırıyorsa yaşananın bir ruhsal sorun olabileceği mutlaka dikkate alınmalıymış. . Kıskançlığın en çok görüldüğü ruhsal sorunlar arasında paranoid kişilik ve paranoid bozukluk bulunmaktaymış..

EEE bu kadarını anladık. Teşhisi de koyduk. Ya sonrası? Dört cümle ile hal oldu mu?

Binlerce yıl duygu kıyımı içindeyiz. Yeter ki sahip olduğumuz kişiler ''AMAN BİZDEN KOPMASI N''

Farkında olun veya olmayın, yaşamda her şey pamuk ipliğine bağlı. Olumsuz bir durumda; semeri boşalmış atlara dönüyoruz. Tepinin, tepine bildiğiniz kadar. Her öfkenin altında gizli bir kıskançlık var. Sahip olmak istediklerimize, bir başkası sahipse, ortalık yangın yeri. Oysaaa; elimizdeki olanakların kıymetini bir bilebilsek. Eminim bir çoğunda olmayan özelliklere sahibiz... AHH BU KISKANÇLIK. Yüzyıllardır seninle savaşıyoruz bir türlü yenemedik gitti. Sakın daha fazla şımarma.. Farkındayız, yaşamın galibi sensin.,
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA