• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Nedir bu vahşet! FİLİZ ÖZKOL

Nedir bu vahşet!

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 10.12.2019, 00:00

Trt kanalında son dönemde başlayan ve ilgi çeken bir dizi olarak beni ekranlara bağlayıverdi. Bir kadın hikayesi "Benim Adım Melek". Güçlü senaryosuyla, merak edilen dizi, baş köşeye çoktan yerleşti. Yine kadın dertleri, gözyaşları ve çilesi derken bölümler su gibi akmaya başladı. Bu dizinin erkek izleyici potansiyelini merak etmeye başladım bile. Çocukları için her şeyi yapan güçlü bir anne hikayesinin ele alındığı, kadın ezilmişliği bol dayaklı ve şiddetiyle aslında herkesin kendisiyle yüzleşmesini sağlayan güzel bir anlatım. Aynada kendini beğenmemek gibi bir durum. Son dönem Türkiye'yi etkisi altına alan ve toplumsal cinayetlerin altında yatan nedenleri hangi uzmanlara soralım diye çırpınıp duruyoruz. Her kafadan bir ses. Herkes kendine göre yorum yapıyor. Psikologların ve sosyologların yaptığı açıklamalar sonucu değiştiriyor mu? Kocaman bir HAYIRRRR...

Geçtiğimiz hafta hepimizi yasa boğan bir bomba haberin medyaya düşmesiyle yine içimize bir korku çöreklendi. Özellikle biz kadınları ürküten bir haberdi;

"Ordu'da kendi evinin önünde bıçaklı saldırıya uğrayan balerin Ceren Özdemir hayatını kaybetti. Genç balerinin ölümü yakınlarını yasa boğarken, NEDİR BU VAHŞET? sorusunun cevabını bulamıyoruz, çünkü her zaman olduğu gibi yine meçhul. Son bir ay içinde otuz dokuz, son 19 ay içinde 652 kadının cinayete kurban gittiğini duyuyoruz. Bu rakamlar gittikçe daha da çoğalabilir.

KLASİK ROLLER DEĞİŞİYOR
Aşk cinayeti, kıskanç aşık cinayeti, namus cinayeti diyerek, kadınları katletmek hakkına nasıl sahip olunabiliyor anlamış değiliz. Geçmişte Halide Edip Adıvar'ın romanı "VURUN KAHPEYE"nin konusunu bir çoğumuz hatırlamayabiliriz, fakat yine kadın cinsiyetine yüklenen ve idealist Aliye öğretmenin toplumsal kurallar arasında sıkışmış yanlış anlaşılmalar sonucunda gördüğü ezaları vurgulamaktaydı. Sosyal hayatlar ve kültürler şekil değiştirse de, başrolde yine kadına şiddet var.

Günümüzde kadınların eğitim seviyesinin ve ekonomik gücünün artmasıyla birlikte, evlilikte klasik kadın ve erkek rollerinin değişmeye başladığına işaret eden Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Erdoğan, evliliklerde rollerin yeniden müzakere edilmeye başladığını söylüyor.. Kadınların güçlenmesiyle birlikte, kadına yönelik fiziksel şiddetin bir süre daha artma trendinde olacağını kaydeden Barış Erdoğan, bu sorunun çatışma ve müzakere yoluyla fiziksel şiddete varmadan çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguluyor.

NEREDEN NEREYE GELDİK
Son dönemlerde cinayetlerin en çok işlendiği yerlerin çoğunlukla büyükşehir olması da oldukça anlamlı. Evde yaşanan kültür ile dışarda yaşanan kültür arasındaki fark, kendini kimlik arama olarak göstermekte, aynı zamanda bu fark, kadının eşi için "BAŞKALDIRI" , Kadın için ise fırsat ve çözüm alanı olarak görülmektedir. Nedense sosyalleşmek, karşı taraf için "yoldan çıkmak" olarak algılanmaktadır.

İslamiyet aslında son derece modern bir dindir. Geçmişte medeni kanun öncesi bile erkek kadına özgürlüğünü iade eder, başka evlilik yapma şansını verirdi. .Sonuçta her iki cins de, farklı evlilikler yapabilir.

Nerden nereye geldik. Bence biz medeniyeti algılama yetimizi kaybettik. Erkeklerimiz; öfkelerini, hırslarını, komplekslerini, oburluklarını bir kenara bıraksınlar. "HEM YARDAN HEM SERDEN VAZGEÇMEM" duygusunun bedelini "MELEK" kadınlarımız, bu dünyadan kanatlanıp uçarak, ödemesinler. Hepimizin başı sağ olsun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA