• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
El bebek gül bebek... FİLİZ ÖZKOL

El bebek gül bebek...

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 23.12.2019, 00:00

Bütün dillerde söyleyişe çekicilik kazandırmak için deyim olarak nitelendirilen söz öbekleri vardır.
Deyimler genellikle gerçek anlamı dışında kullanılarak, bir kavramı, bir durumu anlatmak üzere, çoğunlukla birden fazla kelimeden kurulan kalıplaşmış söz kümecikleridir..
"BEBEK" kelimesinin açılımları baktığımız zaman aklımıza ilk gelen saflıktır, temizliktir, masumluktur. Hayatın başlangıcıdır.
Hele evlat sahibi olmak için yıllarca çaba gösterenler için çok daha anlamlıdır.

ŞIMARIK OLMA HALİ

Türk sahnelerinin en çok sevdiğimiz sanatçılarının başında gelenlerden sevgili Emel Sayın'ı dinlemek apayrı bir zevktir.
Hepimiz hafıza dağarcığımızı bir yoklayalım bakalım. Bir dönem eminim bir çoğumuzun dinlediği bir şarkısıydı, "EL BEBEK GÜL BEBEK"... Şımartılmanın sevimli hale getirilmiş, içinde biraz da serzeniş olan bir cümle. Elimizde olmadan bizi düşündüren tuhaf, karmaşık bir duygu kaynaşması. Geçen akşam köşe yazılarımı yazarken kulağım radyoda Emel Sayın'ın bu güzel şarkısıyla birlikte birden yazımın konusu değişiverdi. Kişinin şımarık olma halinin çevreye verdiği olumsuz zararları düşünürken en çok da kendini komik durumlara düşürmesine, konunun diplerine kadar inmeye başladım. Uzmanlara göre; bu tür insanlar kendi bazı özelliklerini diğer insanlardan üstün görürmüş. Daha eğitimli, mevkili, bilgili, güzel görme hallerinin kendilerinde bir üstünlük duygusu yaratması sonucunda her türlü tuhaf davranışları kendinde hak görmeye başlarlarmış.

KOMİK DURUMA DÜŞMEK...

Kendisini izleyenler tarafından nasıl komik duruma düşmelerine asla aldırmadıkları da bir gerçekmiş. Ne zaman durum tersi olup da; ondan daha üstün kişilerin de aynı davranışı onlara göstermesiyle kızılca kıyamet kopabiliyormuş. Bir başka şımarık grup daha farklı bir kulvarın kişileri olabiliyormuş. Eşini, dostunu, çevresini sürekli eleştiren bir kimsenin dip notunda gizli bir "YETERSİZLİK" duygusu varmış Sürekli şekilde alaycı bir tavır takınarak kendini diğer insanlardan farklı göstermeye çalışmasında da psikolojik bir şımarıklık vakası olabiliyormuş. Şımarık insanlarda çevresi tarafından beğenilme arzusu mevcutmuş. Beğenilmek, takdir görmek herkesin ruhsal bir ihtiyacı olabilir fakat aşırıya kaçtığı zaman, yalanlar ve dolanlar baş göstermeye başlıyor. Farkında olmadan "ALKIŞ BUDALASI" oluveriyorsunuz.
Bu durum gittikçe vahim bir hal alıyor, her yaptığınız işin sonunda çevrenizden olumlu bir onay bekliyorsunuz.

HAZMETMEK BÜYÜKLÜKTÜR

Bir insanın sahip olduğu niteliklerden dolayı şımarık davranışlar içinde olması; o kişiyi yüceltmediği gibi daha da küçük durumlara düşürebiliyor. Bulunduğu yeri hazmetmek büyüklüktür, asilliktir. En çok ikili ilişkilerde gördüğümüz uyumsuzlukların bir çok nedeninin altında yatan da çiftlerden birinin diğerine göre şımarık tavırlar takınması sonucu daha yolun başında birliktelikte ayrılık çanları çalmaya başlamasıdır. Çok sevdiğim bir arkadaşımın kızı evliliğinin daha ilk altı ayında eşi çok istediği bir marka çantayı alamadı diye boşanma davası açmıştı. Anne babanın çocuğa karşı tutumu, çocuğun ileride nasıl bir kişi olacağını belirliyor ve onun kişilik, zihinsel ve sosyal gelişimi üzerinde etkili oluyor. Biz ebeveynler çocuklarımızın her istediğini yapma konusunda bazen belki kıyamamak belki ona iyilik yaptığımızı zannederek yani kelimenin tam anlamıyla "EL BEBEK GÜL BEBEK"lerimize zarar veriyoruz. Sevginin azı da fazlası da zarar diye düşünebilir miyiz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA