• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Kız sözü FİLİZ ÖZKOL Kız sözü filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 10.05.2021, 00:00
Son günlerde tv'lerde bir reklam yayınlanıyor.
Kadının biyolojik yapısını simgeleyen bir ürün tanıtılıyor ve bir avuç kız elleri havada hep birlikte bağırıyorlar "Kız sözü" diye. Sloganı kim bulmuşsa tebrik etmek lazım. Değişen dünya düzeni içinde erkek cinsiyetini anlatan mertlik ve erkeklik sözlerinin ne kadar geride kaldığını simgelemesine çokta şaşırmamak gerekir. Kadın erkek arasında bitmeyen haçlı seferlerine söyleyecek sözümüz yok. Nasıl olsa atı alan Üsküdar'ı geçmiş durumda. Evrenin gizli sahibi erkek cinsinin hoşuna gitmese de, maalesef kadın olduğunu kabul etmek zorundalar.
Tabiat ana bile dişisel bir sembolle tanımlanıyor.
Doğurganlık, büyüme ve besleme dişi ekolün elinde. Evrenin bir lütfu bu.
Kadınların dayatması değil. İmtiyazlı bir donanımla doğmuş olmanın suç olduğunu kadınlarımıza baskı yaparak, onları her türlü yoksunlukla ve çeşitli eziyetlerle hırpalamak hangi egonun kafası olduğunu kendileri de bilmiyorlar.

SÖZ VERMEK NASIL BİR DUYGU?
Söz vermek güven verir. Sözünde duran insanın içtenliği karşısında huzur buluruz. Güven duygu karşınızdaki insanın size çok daha samimi yaklaşmasına neden olur. İşte bu nedenden dolayı sözünde duran insanlar da bu kadar kıymetlidir. Aslı olmayan ya da yerine getirmeyeceğimiz sözler vermek bizim karakterimizi yansıtır. İnsanlar sözler verir ve bu sözleri yerine getirmek için çabalar.
Bazılar sadece sözü verip unutur bazıları ise sözünden dönmemek için her şeyi yapar. Söz vermek ve sözünde durmak bir insanın erdemini belirtir. Kişiyi yüceltir.
Toplumda özel bir yer edinmesine neden olur. Ayrıcalığı vardır. Özeldir. Her şey ona sorulur. Sözü imzasız senettir. Peki neden sözümüzde durmayız? Bu bir psikolojik rahatsızlık mı? Geçmişte "söz namustur" diye onayladığımız ve karşımızdaki kişiye verdiğimiz teminat nerden nerelere geldi. Değişen dünya değerleri bireysel ilişkilerimize de yansıdı. Güvensizlik duygusu yüzünden herkes de bir telaş durumları. Eski güzelliklerimizi kaybetmek insana acı verse de yeni nesillerin bu konuda çok daha acımasız davrandığını gözlemleyebiliyoruz. Hayata bakış açımız ve yaşam kriterlerimizin değişmesiyle yaşama bir kızgınlık ve küskünlük var.
Dünya nereye koşuyor? sorusunun altında binlerce hayal kırıklığı saklı. Olmadı baştan diyeceğimiz zamanlar gelse. Filmi başa sarılabilsek. Nerede kalmıştık? diyebilsek.
Son yüzyılın kabusları sanal olsa.
Bir rüyadan uyanır gibi eski değerlerimize yeniden kavuşabilsek? Geçmiş güzellikler geri gelebilse. Daha organik olabilsek.
Samimi içten ilişkileri nasıl da, özledik.

ÜMİDİMİZİ KAYBETMEYELİM
Ayşe ablaya eşi, istediği evi alma sözünü yerine getirebilse. Neslihan evlenirken kocasına verdiği iyi günde kötü günde seninleyim cümlesinin arkasında durabilse.
İlk zorlukta mahkeme kapılarını aşındırmasa. Hasan, eşine bir daha kafasına göre takılmayacağı sözünü yerine getirebilse. Anneler babalar, çocuklarını psikologlardan önce kendileri anlayabilmeyi deneseler, seni seviyorum kelimesini binlerde kez söyleyip, binlerce kez unutmasak, hatta herkes kendini denetleyebilse.
Güçlü kadınları yargılamak yerine takdir eden erkeklerimiz olsa. Velhasıl özlediğimiz o kadar çok şey var ki. Afilli delikanlılar, harbi ablalar, bıçkın abiler ve "Söz" namustur diyen nesillere geçmiş olsun diyoruz. Her şeye rağmen ümidimizi kaybetmeyelim. Gümbür gümbür yeni bir nesil geliyor. Özellikle kızlarımız son ses bağırıyorlar "KIZ SÖZÜ"
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI