• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
İyi, kötü, çirkin FİLİZ ÖZKOL

İyi, kötü, çirkin

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 28.02.2022, 00:00

İyi, kötü, çirkin üçlemesi, Bitmeyen bir senfoni gibi Yüzyıllardır var. Kendimizi kategorize ettiğimiz bir kelime topluluğu.
İnsanlık sanki üçe ayrılmış gibi.
Herkesin bir sınıfa ait olma duygusu için yaratılmış gibi. Çok uzun zaman önceydi.
Eskilerden gelme bir hikayenin günümüze yansıması. Kötü canavarlar masallarını yaratan bizler kendi paradokslarımız arasında kaybolmadık mı?
Birinci ve ikinci dünya savaşlarını anımsayacaksınız.
Çok sevdiğimiz bir duvar yazısı vardır.
"Oyunun sonunda şah ve piyon aynı kutuya konur" Herkes başlangıç noktasına dönüş yapıyor. Topraktan geldik, toprağa gideceğiz. Kötü ve çirkin oyunların içinde, iyilere yazık değil mi?
İşte Ukrayna savaşı. Kapitalizmim sonu yok. Sadece devlerin gizli arzularının halk üzerinde kullanılması. Olan masum insanlara oluyor. Kimse yerinden yurdundan, atalarından, geçmişinden kopmak istemez. Değişen dünya düzeni içinde faturayı daima küçük insancıklar ödüyor.
İyiler kazanır cümlesini ne çok severdik.
Yaşadığımız acıların türü ne olursa olsun, sonunda masum duyguların galibiyeti içinde kulaklarımız doldurularak büyüdük.
Zavallı insanların bir avuntusu muydu?
Dünyada sosyal ve ticari ilişkilerin iç içe girmesinden kaynaklanan çürümenin önüne geçmek bazen imkansız hale geliyor. Fazla medeniyetin hazımsızlık yarattığını üst medeni toplumlar gözümüzü oya oya içine soktular. Olumlu başlayan ilişkiler, istenmeyen şekilde bitebiliyor.

UYUYAN DEV KÖTÜ UYANDI
1835'lere dayanan bir öykü. Her şey Amerikan hikayesinin dünya üzerindeki yaptırım gücüyle başladı. "Ülkeler ve sistemler doğar, büyür ve ölürler. Tarih sürecinde kendi barış ve üstünlüklerini belli dönemlerde dünyaya hâkim kılan;
Roma, Bizans ve Britanya İmparatorlukları tarih sahnesinden nasıl ayrıldılarsa, bir gün Amerika da dünya sahnesinden kaybolacak. ABD, tarihin tekerrürden ibaret olduğunu unutmuşa benziyor.
Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli küstah ve kaba? Yüksek egosunun arkasında neler gizli? Kabul; çok mücadele verdiler fakat öfkelerini niye başka ülkelerden acımasızca çıkardılar? Üstelik bomboş kıtayı istila edip, orada yaşayan yerli ırkı yok etmeye çalışırken gerçekten haklılar mıydı?
Vahşi batı geri geldi. Uyuyan dev kötü uyanıyor. Karşısında kendi kadar güçlü bir dev Rusya. 1945'ten sonra belki de ilk defa bu kadar zorluklarla karşı karşıyalar. "The Good The Bad The Ugly" filmini hatırlayanların dudaklarındaki gülümsemeyi görebiliyorum. Bu film, Amerikan kültürünü yansıtıp ve bunun başkaları tarafından nasıl görüldüğüne yardımcı olan geçmişin en güzel örneğiydi. Özellikle yeni nesiller kesinlikle izlemeli. Filmin, müzik listelerinde yıllarca yerini koruyan ve akıllardan gitmeyen melodisini Hugo Montenegro Orkestrası yapmıştı, anımsayanlar bilir.
Yazılacak o kadar çok şey var ki..
Emperyalist ülkelerin kapitalist sistemleri karaya oturdu. Depresyona uğramış beyinlerin yanlış bir melodiyle dans etmesi gibi. Herkes birbirinin ayağına basarak dünyayı çarşamba pazarına çeviriyorlar.
Kaynayan bir kazanda yanık içindeyiz.
Eski öğrendiklerimizi unutalım. Maalesef artık İYİLER KAZANMIYOR..

Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölür. Jean Paul Sartre

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA