İsmail Uğural

Tarımda kadın girişimciler

Geçen haftaki yazımın başlığı, "Tarım Bakanlığı ve Kadın Çiftçiler" idi. Her fırsat bulduğumuzda bu konuyu işlemek gerekiyor. Ama bütün gerçekleri ile bunu yapmalıyız. Romantizmden uzaklaşarak kırsalda ve tarımda kadın girişimciliğini tartışırsak, somut konular konuşmuş oluruz. Aksi halde özellikle ulusal ve hatta sosyal medyada sıkça gördüğümüz haberlerin yanılgısına düşeriz. "Kadın doktor mesleğini bıraktı, şunu üretmeye başladı.
Şimdi paraya para demiyor," ya da "Metropol hayatını terk edip, köye yerleşti ve filanca ürün sayesinde çok para kazanıyor," benzeri şeyleri hepimiz okuyoruz, değil mi? Bu aslında tam anlamıyla bir yanılsamadır! Bunlar belki belli bir dönem için geçerli olabilecek başarı hikayeleri olabilir. Ancak sürdürülebilirliği nedir? Çok sınırlı sayıda insanın elde ettiği sonuçlar için genelleme yapılamaz. Öyleyse biz şimdi gerçeklere ve sürdürülebilir olacak girişimlere bakalım.

ÇİFTÇİ SAHİPLENİLMELİ
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Tarım, kadın ve erkeğin eşit istihdam edildiği tek sektördür," diyor. Her türlü siyasi mülahazayı bir yana bırakalım, Pakdemirli doğru söylüyor.
Devam edelim, "Bugün gelinen noktada misyonu ve artan sorumluluğu ile kadınlar, tarımsal üretimin ve gıda güvenliğinin artık 'yıldız oyuncusu'dur. Kadınlarımız artık üretici, girişimci, iş veren, istihdam sağlayan, işinin patronu konumuna gelmiştir," şeklinde konuşan Pakdemirli eğer bu bakış açısını sürekli hale getirir ve kamuoyunda farkındalık yaratabilirse, tarımın kadın çiftçileri ve girişimcilerine büyük bir hizmet yapmış olur.
Geçen hafta da yazmıştım, Türk çiftçisi, elbette somut desteklere çok ihtiyacı var ama inanın aynı zamanda moral ve motivasyona da büyük ihtiyaç duyuyor! Tarımı ve çiftçiyi sahiplenme, kucaklama nasıl da önem taşıyor, bunun daha çok farkına bir varabilsek!

İYİ NİYET VE GERÇEKÇİLİK
Gelelim sadede... Geçen hafta Bakan Pakdemirli ve Bakan Yardımcısı Ayşin Işıkgece İzmir'de kadın girişimcilerle buluştular.
Güzel bir tabloydu, yine vurgulayayım, ben bütün bu konu ve olgulara tamamen siyasetin dışından bakıyorum. Tarafsız bir gözle bakabilirseniz, gerçekten mutlu olurdunuz çünkü Türkiye'nin dört bir köşesinden gelen kadın kooperatifçi ve tarımsal girişimciler stand açmışlar, kendi ürettikleri yerel ürünleri sergiliyorlar. Hepsi de heyecanla ürünlerini tanıtmaya çalışıyor. Bunlar güzel şeyler, böyle samimi çabalara ancak saygı duyulur.
Ne var ki her şeyi toz pembe görmek de çok yanlış. Hele tarımda kadın girişimciler konusunda daha yolun çok başındayız. Yüksek maliyetlere rağmen yani binbir zorlukla üretim yapılıyor, fakat asıl sorun pazarlamada, satış ve markalaşmada...
Bakan Yardımcısı Işıkgece, girişimci kadınların kurduğu kooperatiflerin satış ve pazarlama sorunlarını aşabilmeleri için yoğun çaba harcıyor. Işıkgece, ticari hayatı yakından bilen yeni bir bürokrat ama ayakları yere basan bir kişiliği var. Özellikle, "Kız Kardeşim Projesi"ni yakından izliyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.