• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Amerikalı cahil

MEHMET DEMİRCİ

Amerikalı cahil

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 20 Temmuz 2026

Victoria Holbrook'un Amcam Sokrat kitabından özet bilgilere devam ediyorum: Bugün buna inanmak zor gelebilir, ama 1973 yılında Amerikalılar çok cahildiler. İnternet yoktu, akıllı telefonlar yoktu. Müslüman yahut Arap terörist diye bir şey de yoktu. Araplar hakkında hiçbir şey duymamıştık. Yahudilerin eminim onlar hakkında fikirleri vardı, ama benim bildiğim tek şey, gazetelerde gördüğüm ve petrol hakkında konuşan adamlardı, yabancı ülkeden oldukları belliydi çünkü beyaz elbiseler giyiyorlardı ve başları örtülüydü. Malcolm X İslam Ulusu diye bir örgütün üyesiydi, John Coltrane Allah hakkında bir şeyler söylemişti, ama bu uzun süre önceydi ve ben aradaki bağlantıyı o anda kuramadım. Yakın zamanda Hafız diye bir şairin çok kötü çevrilmiş şiirlerini okumuştum, ama onu "İranlı"diye biliyordum "Müslüman"olarak değil.

ABD'DE ZENCİ OLMAK

ABD'de siyah olmak, insanın sınıf ayırımı olmadan maruz kaldığı bir işkenceydi, hala da öyle. Bu konuda bildiğim az şey o döneme ait. O dönemde karşılaştığım sıradışı siyah insanlar bu işkenceyle baş etmek için kendilerine olağanüstü hayatlar kurmuşlardı, düşlerine asla sınır tanımıyorlardı Abdel (yazarın bilge dostu) de öyleydi ama bazen onun deli olup olmadığını düşünürdüm. Düşünün ki San Fransisco'da harika bir apartmanda oturan bu siyah adam kapıma subay üniformasıyla gelir ve beni şehirde gezdirerek insanlarla tanıştırırdı. Amerikan ordusunda özel kuvvetler üyesi olmaktan gurur duyuyordu. Asıl gurur duyduğu şey galiba öyle bir grupta yer almayı başarmış olmasıydı; donanımıyla, cesaretiyle ve gücüyle hayranlık uyandırmak duygusunu tatmıştı. İnanılmaz fizik gücü vardı ve bu gücü zor durumlarda nasıl kullandığın hayal edebiliyordum ama bana hiçbir zaman bunu hissettirmedi. Ünlü boks şampiyonu Muhammed Ali'yi hatırlatan bir yanı vardı.

SOLCULAR

Yazar New York'taki solcu entelektüel çevrelerin Müslümanlara yukarıdan bakmalarını eleştir ve onları öfkelendirir. Bunun üzerine yazarımız feminist olmadığı için ona meydan okurlar: "İranlı kadınlara karşı tutumları tıpkı evcil hayvana davranır gibiydi. Solcu çevrelerdeki cinsiyet ikiyüzlülüğünü daha on iki yaşındayken çözmüştüm, ama burada farklı olan şey, işin içine ırk ayırımının ve milliyetçiliğin de girmesiydi, sekülerleşmiş kesimin dine önyargılı bakmasıyla kadın düşmanlığı karışımı bir durum vardı. Tabii bu karışımı o aşamada henüz çözememiştim, adamların tavrını acımasızlık olarak görüyordum. Tahran'daki arkadaşlarım için çok kaygılıydım. Bir keresinde tanınmış bir derginin editörü evinde parti verdi, İran devrimi hakkında konuşulanlar öyle midemi bulandırdı ki, bir odaya çekilip yatağa uzanmam gerekti. İran'da edindiğim deneyim, bana bu ünlü ve seçkin entelektüellerde olmayan bir bilgi kazandırmıştı, ama onların zaten öğrenmeye niyetleri yoktu. İdeolojik konformistti hepsi, gerçekler onların teorisine uysun istiyorlardı ve hiç sorgulamadan İsrail'i destekliyorlardı." (Devam edecek)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.