• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Güler Doğan Averbek ve çalışmaları

MEHMET DEMİRCİ

Güler Doğan Averbek ve çalışmaları

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 04 Eylül 2026

Son yıllarda genç bir bilim kadını tanıdım: Prof. Dr. Güler Doğan Averbek. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili v Edebiyatı'ndan mezun. Günay Kut'un danışmanlığında akademik kariyere başlamış. Alanı Eski Türk Edebiyatı. Araştırmaları sırasında Avrupa kütüphanelerindeki bize ait yazma eserler üzerine yoğunlaşmış. Kendisi fikr-i takip sahibi, çalışkan tuttuğunu koparan bir yapıya sahip. Son yıllarda sözünü ettiğim alanda bir hayli çalışması ve yayınları oldu. Yurt dışındaki kütüphanelerde bize ait yazma eserleri görüp incelemek üzere defalarca oralara gitti, bulgularını yazarak ve konuşarak kamuoyuna duyurdu.

Güler Hanım sayesinde öğrendiğimize göre Alman asıllı Osman Reşer (ö. 1972), Türk vatandaşı da olarak, buradan topladığı binlerce yazma eseri Avrupa ve Amerika kütüphanelerine satmıştır. İşte bunların peşine düşen Güler Hanım, bu mekanizmanın nasıl işlediğini anlattığı gibi, yad ellerdeki bu yazmalardan bir kısmını kitap ve makalelerinde Türk ve dünya ilim dünyasına tanıtmaktadır. Bu yayınlarından beşincisi Nasriyye (Nasreddin Hoca Menkıbeleri- Hikayeleri- Fıkraları) adıyla çıktı (Ötüken, 2026).

KİTABIN ÖNEMİ

Averbek'e göre "bu eser Osmanlı sahasında Nasreddin Hoca fıkralarını ihtiva eden, İslami eser telif geleneğine göre kaleme alınmış yegane metindir." Eserin tek yazma nüshası Polonya'da bir Ünivesite kütüphanesindedir. Nasreddin Hoca ve ona atfedilen fıkralar bizim halk kültürümüzün en önemli unsurlarından biridir. Hoca'nın fıkraları hikmet ve ibret yüklü olup, her ortamda insanımızı tebessüm ettiren, düşündüren bir yapıya sahiptir. Güler Hanım kitabının giriş bölümlerinde, Nasreddin Hoca hakkında şimdiye kadar yapılan çalışmalar hakkında özet bilgiler de vermektedir.

Nasriyye'de toplam 141 keramet, hikaye ve fıkra yer alır. Benim ilk defa bu eserde gördüğüm, önceden duymadığım fıkralar bulunmaktadır. Ayrıca her bir fıkraya müellif tarafından birer kıt'a ilave edilmiştir. Eserin yazarı Nuri Emin'in kültür birikimi zengin olup, kendisinin Mevlevi olduğu anlaşılmaktadır. Yazar Nasreddin Hoca'mızı veli olarak kabul eder, şöyle der:

"Hikmete mebni oldı her sühani / Gülme tahkir ile efendi sakın / Evliyadan biridir etme güman / Sırr-ı hakdır cenab-ı Nasreddin." Şunu demek ister:

(Efendi, sakın küçümseyerek gülmeyesin. Nasreddin Hoca'nın her sözünde hikmet vardır. Hakikat sırrına malik olan Hoca, evliyadan biridir, bu konuda şüphen olmasın.)

EŞEĞE TERS BİNMESİNİN SEBEBİ

Kitapta, Nasreddin Hoca'nın, resimlere de konun olan eşeğe ters binme fıkrasının hoş bir yorumuna rastlıyoruz: Bir gün Hoca dersten sonra medresesinden eve dönerken eşeğine ters biner. Öğrencileri de onu takip emektedir. Ona derler ki: "Hoca Efendi niçin öyle ters bindin?" Hoca cevap verir: "Eğer siz benim önümde giderseniz, arkanız yüzüme karşı gelir; şayet benim arkamda gitseniz, arkam sizin yüzünüze gelir. İyisi bu dur ki yüz yüze, karşı karşıya gidelim." (Devam edecek)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.