SEDA KAYA GÜLER TÜM YAZARLAR
Kurnazlık, zeka ve ahlak
30.3.2015 | Arşiv

Kurnazlık, zeka ve ahlak

Aquinalı Thomas küçüklükten beri diğer çocuklardan farklıydı. Bir gün derste papaz Thomas'a bir oyun oynamak ister ve 'merkebin uçtuğunu' gördüğünü söyler. Çocuklar gülerken Thomas bunu görmek için dışarı çıkar. Geri döndüğünde çocuklar Thomas'la alay etmeye başlar. Papaz 'senin gibi akıllı bir çocuk buna nasıl inanır?' diye sorunca Thomas Papaz'a şöyle der: 'Bir papazın yalan söyleyeceğine inanmaktansa bir eşeğin uçabileceğine inanmak istedim.'
Bu anektodu cumartesi günü Bahçeşehir Üniversitesi'nde düzenlenen Basın Konseyi genel kurul toplantısında bir konuşma yapan Yargıtay eski Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk anlattı.
Günümüzde ahlak konusunda sıkıntılar yaşandığına dikkat çeken Selçuk, "Söylüyor ama söylediklerimizi yerine getirmiyoruz. Siyasetçilerimiz de öyle" diyerek Falih Rıfkı Atay'ın anılarında Talat Paşa ile ilgili bölümden bir örnek verdi:

DOĞU VE BATI FARKI
"Sıkıntıda olan İzmirli bir işadamı Talat Paşa'ya giderek ricada bulunur. Bir karta işadamının işini halletmesini söyleyen bir not yazarak gönderir adamı. Hemen ardından aynı kişiye başka bir kart yazarak, bir önceki kartı dikkate almamasını söyler."
Bu tutumun dehşet verici bir şey olduğunu söyleyen Sami Selçuk, bizim politikacılarımızın 'Batılı bakış açısına sahip ama Doğulu' oldukları tespitinin açılımını da şöyle yaptı: "Shophenaur'un da bir tespiti vardır bu konuda: 'Doğu ülkelerinde kurnazlık ve zekanın birbirine karıştırıldığını' söyler. Doğrudur. Oysa kurnazlığın zeka ile ilgisi yoktur. Kurnazlık ahlaksızlık demektir. Kendi çıkarları için başkalarının hakkını çalmak demektir. Doğuda arkadan vurma vardır, kalleşlik yani. Batıda ise düello. Batıda birçok bilim adamı, düşünür düelloda ölmüşlerdir ama dürüstçe ölmüşlerdir."

KADININ VE YARGININ HALİ
Ceza yasamızda 'canavarlık hissi ile adam öldürme' ile ilgili bir hükümden de söz etti konuşmasında Sami Selçuk. Bu kararın neyi anlatmak istediğine anlamak için bu konunun üzerine gittiğini ama hala tanımı yapmakta zorlandığını ve tatmin olamadığını belirterek şunları söyledi: "Tanımın İtalyanca ve Fransızca terimlerinin kökenine baktığımızda 'Brütüsvari' adam öldürmenin kastedildiğini görürüz. Kalleşçe yani. Batı dünyası kalleşliği kabul etmiyor, reddediyor ve ağırlaştırılmış bir ceza verilmesini istiyor. Hatta kalleşçe öldürüleni suçlu olsa bile affediyor. Örneğin Amerikalıların en tanınmış suçlusu Jesse James. Onlarca adam öldürmesine, soygun yapmasına rağmen en yakın arkadaşı tarafından öldürüldüğü için Amerikan halkı James'i affetti ve hakkında 20'ye yakın film yaptı ama onu öldüreni affetmedi.
Batıdan aldığımız kanunların çevirisinin yanlış yapılması yüzünden hukukun yanlış yorumlandığını ve uygulandığını ve bunun günümüzde de devam ettiğini belirten Selçuk, çeviri hatalarından oluşan yanlışlıklar yüzünden "Türkiye'de hukukun yürekler acısı" olduğunu da belirtti.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.