• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Nefis için mi? Allah için mi? TOLGA TEKİN Nefis için mi? Allah için mi? tolga.tekin@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 28.05.2021, 00:00

Allah'ın (c.c.) arslanı Hz. Ali ( r.a) efendimiz savaşta bir düşmanını alt etti. Hemen kılıcını çekip o düşmanını öldürmek istedi. Ancak düşman, Hz. Ali'nin mübarek yüzüne tükürdü. O anda Hz. Ali (r.a.) kılıcını hemen yere atarak düşmanı öldürmekten vazgeçti. Bu duruma, bu beklenmedik acımaya şaşırıp kalan düşman "Ey Ali!
Bana keskin kılıcını çekmiştin, beni öldürecektin, sonra neden kılıcı yere attın, gösterdiğin bu merhamet nedir, neden beni öldürmekten vazgeçtin?" dedi.
Bunun üzerine Hz. Ali (r.a.) "Ben kılıcı Allah rızası için vururum. Ben Allah'ın arslanıyım, nefsimin değil. Hiddet, öfke padişahlara padişahtır.
Fakat bizim kölemizdir. Ben öfkenin ağzına gem vurdum. Savaşırken yüzüme tükürdüğün için kendi nefsim için öfkeye kapılırım diye kılıcımı gizledim, seni serbest bıraktım. Çünkü sen yüzüme tükürünce nefsime ağır geldi.
Benim huyum değişti. Yapacağım savaşın yarısı Allah rızası için, yarısı da öfkelendiğim ve senden intikam almak için olacaktı. Halbuki Allah'a ait işlerde ortaklık uygun değildir" buyurdu. Hz. Ali'nin (r.a.) düşmanı, bu ibret veren sözler, bu büyük asalet ve bu ince anlayış karşısında iman etti ve Müslümanların safına katıldı. Hatta bu olay üzerine elli kadar kişi, iman edip Müslüman oldu. Hz. Ali (r.a.) bu üstün ahlakı ile bunca insanı kılıçtan kurtardı ve imanına vesile oldu.

ALINMASI GEREKEN DERS
Bizlerin bu olaydan çıkarmamız gereken çok önemli dersler var. Eğer Hz Ali (r.a.), karşısındaki düşmanı yüzüne tükürdüğü için öldürseydi birçok kişi iman etmeyecekti hatta ve hatta biz bu köşe yazımızda bu tarihe geçen olaydan kendimize ders çıkarmamış olacaktık Ama Hz. Ali (r.a.), bu olayda nefsinin tuzağına düşmemiş ve Allahü Teala'nın rızasını gözettiği için düşmanını öldürmeyerek kazançlı çıkmıştı. Şimdi biz bu olayı bir mercek olarak kendi hayatımıza tutarak kendi kendimizi sorgulayalım.
Kendisine "Müslümanım" diyen bir kişi, gerektiğinde nefsini ayaklar altına alıp Allah rızası için hareket edebilir mi? Yani yaşadığı olaylar karşısında nefsini ön planda tutmayıp sadece ve sadece Allah rızasını gözetti mi?

NİYET ÇOK ÖNEMLİDİR
Demek ki bir şeyi neden yaptığımız ve yapmadığımız noktasında niyet çok önemli. Niyet Allah rızası olmayınca aslında ortada bir kazanç olmuyor. Zahirde kazanmış gibi görünse de manada büyük bir kayıp yaşanmış oluyor. Allah rızası için yapılmayan hiçbir ibadet kabul olmadığı gibi gerçekleştirilen hal ve hareketlerde de aynı şey geçerlidir. Nasıl ki Hac Suresi'nin 37. ayetinde kurban ibadetiyle ilgili Rabbimiz Allah (c.c.) "Onların ne etleri ne kanları asla Allah'a ulaşmaz. Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır" buyurmuşsa yapılan her işte de bu böyledir Düşünün ki namazın farzlarından biri de niyettir. Yani niyet edilmeden namaz kabul olmuyor.
Aynı şekilde sabah işe gitmek için evden çıkarken "Ya Rabbi, rızkımızı veren sensin.
Ben çalışsam da çalışmasam da rızkımı verirsin. Ama sen bize çalışmayı emrettiğin için işe gidiyorum" diye niyet eden bir Müslüman akşama kadar ibadet sevabı alacaktır, o halde tüm yaşantımızı bu çerçevede yeniden gözden geçirip yaptığımız işlerde niyetlerimizi kontrol etmeliyiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI