• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Gördüğün rüyayı herkese anlatma TOLGA TEKİN Gördüğün rüyayı herkese anlatma tolga.tekin@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 24.09.2021, 00:00

Neredeyse üçte biri uykuda geçen insanların hayatında rüyalar büyük öneme sahiptir.
Kur'an-ı Kerîm'de de özellikle Yusuf suresinde çokça bahsedilir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v.) birçok vahiy, rüya yoluyla gelmiştir.
Rahmani, şeytani ve nefsani olmak üzere üç kısma ayrıldıkları için görülen her rüyanın mutlaka bir tabiri olmayabilir.
Çünkü bazen nefsani veya bilinçaltı şeklinde tanımlanan rüyalar görülebiliyor. Ayrıca dinimizde rüya genelde, bir senet gibi görülmez. Fakat peygamberlerin ve Allah dostlarının rüyaları, böyle değildir.

TABİR RÜYANIN RIZKIDIR
Rüyanın herkese değil, mutlaka imanından emin olunan sadık kişilere anlatılması gerekir. Çünkü güzel bir rüya gören kişi, bunu ehil olmayan birine anlatırsa o rüya yanlış yorumlanacağı için manası kaçar. Ama sadıklara anlatılırsa rüya şer gibi görünse de hayra tebdil olur. Muhiddin-i Arabi Hazretleri bu nedenle "tabir, rüyanın rızkıdır" demiştir.
Rahmani rüyaların mana derinliğinin anlaşılması için bir menkıbe paylaşayım:
Kanuni Sultan Süleyman, rüyasında Peygamberimiz Hz. Muhammed'i görür.
Birlikte Süleymaniye Camii'nin bulunduğu yerdedirler. Resul-i Ekrem (s.a.v.), Kanuni'ye bu alana cami yapmasını buyurur. Caminin nasıl olması gerektiğini tarif eder. Sultan Süleyman, uyanır uyanmaz Mimar Sinan ile birlikte rüyada gördüğü yere gider. Kanuni, Mimar Sinan'a Peygamberimiz Hz. Muhammed'in tarif ettiği caminin nasıl yapılacağını tarif ederken bir detayı hatırlayamaz.
Mimar Sinan, söze girip "Hünkarım burayı da böyle yapalım" deyince Kanuni, Mimar Sinan'ı onaylar. Ama hayretler içinde "Sen nereden biliyorsun?" diye sorunca Mimar Sinan, "Hünkarım, siz Resul-i Ekrem (s.a.v.) ile konuşurken ben sizin arkanızdaydım" der.
Gördüğü rüya üzerine derin düşünceye dalan Kanuni Sultan Süleyman, aynı gün tebdil-i kıyafet veziriyle birlikte gittikleri Fatih'te bir insan cesedi görür.

CENAZEYİ PADİŞAH KALDIRDI
Ahalinin yerdeki kişiye yüzüne ekşiterek baktıklarını görünce kişinin kim olduğunu sorar. Ahali "Ayyaşın biriydi.
Çoluk çocuğunun nafakasını içkiye ve kadınlara harcardı. Camiye de gelmezdi" diyerek söylene söylene dağılır. Cesedin başında veziriyle kalan padişah, "Hadi bakalım görev bize düştü" deyip cenazeyi yüklenerek Fatih Camii'ne götürürler. Vezir, cenazenin başında beklerken, padişah adamın evine gidip durumu anlatınca yaşlı bir kadın ellerini dizlerine vurup "eyvah" diye gözyaşı dökerken "Ben çok söyledim ama dinletemedim. Beyim nalıncılık yapar, nafakamızı temin ederdi. Ama birinin elinde içki görse parasını verip şişeyi alır evde helaya dökerdi. Ümmet-i Muhammed içip günaha girmesin derdi. Parası birikince kötü yoldaki kadınları para verip eve getirir ben de onlara nasihat verirdim. Ayrıca 'herkesin arkasında namaz kılınmaz' deyip başka mescitlere giderdi. Ben de "Ölürsen cenazeni kim kaldıracak?" deyince 'Hatun, padişah ile vezirinin işi ne?' demişti" diyen kadını hayretle dinleyen padişah rüyanın manasının çıktığını düşünür.

DÖRT ÇEŞİT EVLİYA
Bu ibret dolu menkıbeyi yorumlayan şair ve yazar Serdar Tuncer, insanın Allah katında ne olduğunun bilinemeyeceğini şu sözlerle anlatıyor: Allah dört şeyi dört şeyin içine gizlemiştir.
Rızasını ibadetlerin içine, gazabını günahların içine, icabetini duaların içine, dostlarını ise kullarının içine gizlemiştir.
Onun için ibadeti de, günahları da, duaları da, insanları da küçük görmemek lazım. Bir büyüğümüz '4 sınıf evliya vardır. Siz sakın beşincisi olmayın' derdi.
Bazılarının velayetini sadece Allah bilir ama halk ve kendisi bilmez. Bazılarının veli olduğunu halk bilmez ama kendi bilir. Bazılarının velayetini halk bilir ama kendi bilmez. Bazıları ise hem Allah katında velidir hem de halk bilir.
Beşinci kısım ise Allah katında veli olmadığı gibi halk katında da değildir.
Ama o kişi kendini evliya zanneder.
Siz sakın bunlardan olmayın."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.