• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
G7 Zirvesi ve Macron’un Türkiye karşıtlığı

ZEKİ HOZER

G7 Zirvesi ve Macron’un Türkiye karşıtlığı

zeki.hozer@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 20 Haziran 2026

Yıllar önce, 12 ocak 2022 tarihli Yeni Asır Gazetesinde 'Macron'un Türkiye Allerjisi Nüksetti' başlığı ile bir haber anımsıyorum. Şöyle devam ediyordu: "Le Parisen gazetesinin sorularını yanıtlayan Macron, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliğinin sorulması üzerine, belki de birçok birlik üyesinin ülkemizle ilgili dile getiremediği gerçek niyetleri de ele vermiş oldu. Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğunu söyleyen Macron, Türkiye'nin izlediği politikaların Avrupa değerlerine uymadığını iddia etti. Ankara'nın saldırgan bir politika izlediğini de öne süren Macron, böylece açıklamalarıyla Avrupa Birliği ile ilgili tarihi bir gerçeği de yeniden gün yüzüne çıkarmış oldu. Macron'un yaklaşımı, Fransa'nın üyelik sürecindeki başka ülkelerden farklı olarak, Türkiye'ye gizli siyasi ambargolar uygulamış olabileceğini akla getirdi." Bu, Macron'un ülkemize karşı yaklaşımın ilk olumsuz örneği değil elbette. 26 Nisan 2026 tarihindeki Atina ziyaretinde de, bir açık oturumda, sunucunun provakatif bir şekilde sorduğu "Türkiye bize saldırırsa ne yaparsınız?" sorusuna, "Sizler birer NATO ülkesisiniz, neden bu tür bir çatışma olsun?" bağlamında rasyonel ve vizyoner bir yaklaşım getireceğine "Sizin yanınızda oluruz" mealinde kışkırtıcı yanıt vermişti! Bu hafta içinde , 15-17 Haziran tarihlerinde, haberlerden takip etmişsinizdir, G7 Zirvesi yapıldı ve Fransa, doğal olarak da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ev sahibi idi. Her ne kadar açılış toplantısında kol saatini masada unutacak kadar dikkati dağılmış bir Macron söz konusu olsa da, zirvenin önemli başlıkları vardı: Ukrayna ve Avrupa güvenliği, İran Savaşı, küresel jeopolitik ve ticaretteki sorunlar ile yapay zekadaki gelişmeler vs..

SİYASİ KRİZ YAŞANIYOR
1973 yılında, çoğulculuk ve liberal demokrasi ile yönetilen ve IMF tarafından gelişmiş ülkeler arasında kabul edilen Almanya, Amerika, Japonya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Kanada maliye bakanlarının geçici bir toplantısı ardından kurulan bu oluşum, ekonomi, ticaret ve güvenlik dışında iklim değişikliği gibi küresel sorunlara da çözüm bulmak misyonlu bir platform olarak her yıl toplanıyor. Yaklaşık 750 milyonluk bir nüfusu ve küresel servetin yüzde 50'sini temsil ediyor. Devlet ve hükümet başkanları dışında BM ve Avrupa Birliğine bağlı üst düzey yetkililer, toplantılarda bir araya gelip gündemi paylaşıyorlar. Rusya'nın da katılımı ile 1997-2014 yılları arasında G8 haline getirilen oluşum, Kırım'ın ilhak edilmesi sonrasında, Rusya'nın gruptan çıkarılması ile eski haline döndü. G7, her yıl değişen konu başlıkları kapsamında üye olmayan diğer ülke devlet başkanları da zirveye davet ediliyor. Bu sene davetli ülkeler arasında Hindistan, Brezilya, Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Mısır göze çarpıyor. Düşünün, İran Savaşı, küresel jeopolitik ve Avrupa güvenliği gibi konu başlıklarının olduğu bir zirve Türkiye'siz devam etti!.. Çünkü, Macron, ülkemizin adının anılmasına bile tahammül edemiyor! Diplomatik kulislerde, başta İngiltere ve İtalya olmak üzere Türkiye'nin davetine yönelik istemlerin, ev sahibi Macron tarafından bloke edildiği konuşuluyor. Uluslararası vizyonu kısır olan Macron, cumhurbaşkanlığı sırasında ülkesinin iç politikasında da bir varlık gösterebilmiş değil. Ünlü Le Monde Gazetesi, Fransa'daki mevcut iç siyasi durumunu 'trajikomik' olarak niteleyor ve ülkenin 1958 yılındaki Beşinci Cumhuriyet ilanından bu yana en ciddi siyasi krizi yaşadığına dikkat çekiyor... 2017 yılından bu yana görevde olan Macron, pandemi krizi, Sarı Yelekliler, emeklilik reformu tartışmaları ve meclis fesihleri ile geçen bir çok siyasi ve toplumsal kriz ile başedememenin acizliğini yaşadı. Macron dönemi, Fransa için siyasi tıkanıklıklar sarmalında politik ve ekonomi dahil her türlü krizin derinleştiği bir dönemi ifade eder hale geldi.

MASADAN 'HİÇ' ÇIKTI
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayip Erdoğan'ın, Avrupa Birliği'nin 'hristiyan' köklerine dair vurgulamalarını hatırlarsınız. Dolayısı ile Macron gibi, 'Haçlı kavramını' kendi siyasi ve ideolojik zihniyeti için temel referans yapmış bir liderden, ne ülkesinin ne de uluslararası sorunların çözümüne yönelik bir perspektifi ortaya koymasını beklemek hayal oluyor... Neyse ki, 2027 yılında, Fransa, egosu büyük ancak vizyonu küçük olan bir liderden, ülkemiz de bize karşı 'soğuk' duruşundan taviz vermeyen bir Türkiye karşıtından kurtulmuş olacak! G7 zirvesinden ne çıktığını merak edebilirsiniz! Bir hiç! Akıllarda kalan, Trump'ın bütün liderleri göstererek, "Buranın patronu benim" demesi ve fazla konuşmaması ile bilinen Birleşik Arap Emiri için "Fazla paranız olunca konuşmanıza gerek yok" mihvalinde sözleri oldu. Trump'ın, dalga mı geçtiği, yoksa bir gerçeğe mi parmak bastığı ise, küresel sorunlardan daha fazla konuşulan konu oldu!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.