Geçenlerde bir haberde, CHP'nin yaşayan en yaşlı ve en eski üyesi olan 103 yaşındaki emekli öğretmen Abdurrahman Gezer'in partisinden istifa ettiğini okuduk. 80 yıldır parti üyesi imiş. Kendisi ile röportaj yapan muhabirlere, ' 103 yaşındayım, çok yoruldum' demiş! Bildiğim kadarı ile devlet başkanı pozisyonunu sürdüren, dünyanın en yaşlı politikacısı Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya. 1982 yılından bu yana kesintisiz olarak iktidarını sürdürmekte. En son seçimler 2025 yılının kasım ayında yapılmıştı ve yemin töreninde Paul Biya, 'müreffeh bir ülke' vaad etmişti! Sanki 45 yıldır iktidarda değilmiş gibi! Biliyorsunuzdur, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas da, 2005 yılından beri aynı görevini sürdürüyor. O da 90 yaşında. 1935 doğumlu Kral Salman Bin Abdulaziz de aynı yaşta idi. Gerçi monarjilerde yaş sınırı yok. Norveç Kralı Harald 88 yaşında, hükümdarlığına devam ediyor. İngiltere Kraliçesi Elizabeth, 96 yaşında ölünceye kadar oğlu 1948 doğumlu Prens Charles kral olamadı. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz haziran ayında 80 yaşını geride bıraktı. Çin Komünist Parti Genel Sekreteri ve Devlet Başkanı Xi Jinping de 1953 doğumlu,yani 73 yaşında.
YAŞLANMA SÜRECİ
Politikacı olsanız da olmasanız da, yaşlanma zaten başlıbaşına kompleks bir süreç. Biyolojik olduğu kadar psikolojik ve sosyal alt başlıkları da kapsıyor. Canlı, var olması ile birlikte belirli bir süre içinde mature olur, sonrasında da fizyolojik kapasitesi giderek azalır ve yaşam fonksiyonları aksamaya başlar. İnsanlar için günümüzde yaşlanmanın başladığı yaşlar 60'lar olarak kabul ediliyor. Gerçi, uzun zamandır kronolojik yaş yerine biyolojik yaş esas alınmakta. Ömür ile vücutbüyüklüğü arasında daherhangi bir bağlantınınolmadığı da biliniyor.Örneğin bazı balina vekaplumbağa türlerinin yaşamsüreleri 300 yılı aşabilirkenfiller insanlara yakınbir ömür süresine sahip. Yaşlanma hızında bireysel farklılıklar da çok önem arz eder. Genetik, beslenme, sigara ve alkol gibi toksik madde kullanımı, madencilik tarzı meslekler ile sosyal çevrenin oluşturduğu ekzojen faktörler yaşlanmada etkin. Yaşlanmayı herhalde, tüm davranışları yaşa bağlı sınırlamalarla dolu çocuklar dışında arzu eden başka kimse yoktur! İlginç olan konu ise, politikacıları doğrudan ilgilendiriyor olsa gerek, çünkü, yaşlanmada deneyim ve yaşanmışlıklar bağlamında entelektüel kapasite artarken, vücudun fizyolojik kapasitesinin ters orantılı olarak azalması...
YAŞLILIĞI YAVAŞLATMAK
Bilindiği gibi, vücudun büyük bölümünü kas kütlesi oluşturur. Yaşlanma ile kas kitle kaybı meydana gelir. Bunun nedeni, kas hücresinde ortaya çıkan metabolizma farklılaşmasıdır. Yani, hücreler giderek büyümemeye dolayısı ile azalmaya başlar. Burada bahsedilen şey hücre yaşlanmasıdır. Yaşlandıkça hücre yenilenme hızı da düşer, çocuklardaki gibi çok hızlı ve sağlıklı değil yavaştır. Çünkü serbest oksijen radikalleri gibi metabolik ve ek olarak genetik deficitler, organellerinin ve bir bütün olarak hücre ve dokuların işlevlerini bozarak kısır döngü şeklinde yaşlılık süreçini hızlandırır. Bunoktada, protein yetersizliğibirçok hastalıklara yolaçtığı gibi yaşlanmayı dahızlandırır. Bu mekanizmayı yavaşlatmak mümkün olabilir mi? Tüm bilim insanlarının ortak çalışma amaçlarından biri de yaşlılığı durdurmak ya da yavaşlatmak üzere yapılan çalışmalara odaklıdır. Bireysel olarak dengeli beslenme, ideal kilo ve egzersiz neredeyse ortak önerilerdir. Yaş ilerledikçe, karbonhidrat ve genel olarak şeker tüketiminin azaltılması, yemek aralıklarının arttırılması, akşam yemeklerinin erken yenilmesi şeklinde tavsiyeler arttırılır. Elbette protein dahil yapısal molekül, vitamin ve elektrolitler de ihtiyaç listesinde olacaktır.
GELECEKTE YAŞLILIK
Ancak konu yaşlanma olunca, 2070'li yıllardan sonra 80 yaş üstü bireylerin nüfusunun bir milyara ulaşacağı göz önüne alındığında sadece hücre metabolizmasını ele almanın yetersiz olacağı bir düzleme doğru insanlığın hızla yol aldığını görmekteyiz. Kayıtlara göre 1997 yılında 122 yaşında ölen bir Fransız Jeanne Calment en yaşlı insan olarak kabul edilir. Ancak sınırları 1000 yaşa kadar çıkaran Profesör Aubrey De Grey gibi bilim insanları da var. Yaşla beraber ortaya çıkan kalp, kanser ve demans gibi hastalıklar da bir başka olgu. Dolayısı ile uzun yaştan ziyade sağlıklı bir ömür ya da hastalıkları mümkün olduğu kadar geciktirme, sağlık sektörünün temel amacı gibi görünüyor. Genetik mühendisliği ve rekombinant teknolojisinin günümüzde imkan dâhiline soktuğu klonlama dahil başta etik olmak üzere birçok soruna zemin hazırlayan gelişmelere değinmiyorum bile! Tarihin en büyük figürlerinden Büyük İskender 32 yıllık bir ömür sürmüştü. Fatih Sultan Mehmet de öldüğünde 49 yaşında idi. Napolyon 51, Atatürk ise 57 yaşında vefat etmişti. Asıl olan bir ömre kaç yılsığdırıldığı değil, o ömürdekendiniz ve insanlık içinne yapabildiğinizle ilgilibir düşünce yapısı temelalınmalı herhalde! Geçen makalemde, 'yapay zeka çağının' yaşanmakta olduğundan dem vurmuştum. Belki politikacıların hiç yaş almadığı klonlar devri göreceğiz! Ya da o çağda, birçok meslek grubu gibi, bildiğimiz anlamda politika mesleğine de gerek kalmaz, nasıl olsa her şeyi yapay zeka destekli avatarlar yapıyor olacak!
