• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın

BESİM KAZADO

Eski fuarlardan geriye anılar kaldı

besim.kazado@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 06 Eylül 2009
Efes'teki sohbetler, restoranlardaki ünlüler, sokaklardaki coşku, gazinolardaki sanatçı bolluğu... Cennet gibiydi ve tabii ki büyük bir okuldu Fuar... Her sanatçının da hala unutamadığı Fuar anıları var... İşte bunlardan birkaçı...

Emel Sayın
Hepimizin heyecanla beklediği ve katıldığı Fuar galalarından birindeydik. Gazino hınca hınç dolu. Çıkmama az bir zaman kalmıştı ki Sezen Aksu odama girdi. "Hiç karışma bu gece makyajını da ben yapacağım, saçını da ben tarayacağım" dedi. "Olmaz, çok az vakit var, yarın deneriz" dedimse de hiç fayda etmedi. Sezen işe koyuldu. Hayatımda denemediğim sımsıkı bir Japon topuzu ile yine hayatımda denemediğim çok koyu bir makyaj yaptı. Aynaya baktım. Kesinlikle ben değildim. Bu ara sazların taksime girdiğini duydum. Alelacele sahneye çıktım. Her gece çıktığımda beni büyük coşkuyla karşılayan İzmirliler donup kalmışlardı. Tek tük alkış sesi geliyordu. Herkes bana dehşetle bana bakıyordu. İkinci şarkıda olayı izah ettim. Millet ancak kendine geldi. Yavaş yavaş yeni Emel'e alışıp alkışlamaya başladılar...

Ferdi Özbeğen
Yıl 1979. Popüleritemin zirvesindeyim. İzmir Fuarı Golf Klüp'ten aldığım teklifi sevinçle kabul ettim. Heyecanla İzmir'e gittim. Muazzam bir gala hazırlığı yaptık. Golf Klüp en kalabalık ve kaliteli gecelerinden birini yaşıyordu. Sahneye çıktım. Heyecanla halkı selamladım. Piyanomun başına oturdum. Saadettin Kaynak'ın 'Menekşelendi Sular' eseriyle girdim. Seyirciler arasından orta boylu, toplu bir hanımın bana koşarak geldiğini gördüm. Karanlıktan geldiği için elinde göremediğim bir metalle yaklaştıkça bir çatalın üzerine batırılmış ve yarısı ısırılmış zeytinyağlı yaprak dolmasını gördüm. "Ay Ferdi'ciğim o kadar güzel bir dolma ki boğazımdan geçmedi. Onu yemek senin hakkın" dedi ve ağzıma dolmayı soktu. Ben 'Menekşelendi Sular'ı okumaya çalışıyordum. Bu arada ağzımda dolma dönüyor. Heralde üstadımız da mezarında dönüyordu.

Nurhan Damcıoğlu
Türkiye'nin ve Fuar'ın tabii ki en disiplinli sanatçısı Zeki Müren'di. Zeki Bey, Fuar 20.00'de başlamasına rağmen kendisi 19.00'da gelir. Kulisin bahçesinde eskizler çizer, etrafı ve mutlaka kadrosunun hazırlanışını izlerdi. Hepimizin sahneye belli bir çıkış saati ve belli bir sahnede kalma süremiz vardı. Bir gece Bedia Akartürk çok alkış almıştı. Süresini aşıp iki şarkı daha okumuştu. Zeki Bey, Bedia Hanım sahneden iner inmez "Burası okuldur, saat ve şartlara riayet etmeniz gerekirdi. İşinize son veriyorum" dedi.
Ben de saatinde sahneme çıktım. Zeki Bey'in kızmasından dolayı çok heyecanlıydım. Coşkulu alkış almama rağmen uzatmadan odama döndüm. Zeki Bey yanıma geldi. "Sen akadamisyensin, bu inceliğine karşılık bir şarkı daha okuma hakkını kazandın. Çık oku" dedi. Ben de fırladım ama korkudan çeyrek şarkı okuyup geri döndüm.

Yüksel Uzel
Her sene büyük heyecanla Fuar'a giderdik. Büyük Efes'te odalarımızı tutardık. Ben bir fuarda yardımcımla küçük bir suit tutmuştum. Süpervizörüm Eser'in geleceğini duyunca büyük bir suite geçtik. Bu arada çok sevdiğim Müjde Ar, bir arkadaşında kalıyordu. "Sen de bizle kal" dedik ve bir yatak ekletti. İlk gece kızım Arzu, arkadaşlarıyla sürpriz yapınca mecburen kral dairesine geçtik. Kısa keseyim fuar bitmeye yakın bir kral dairesi iki suit ve dört odamız vardı.
Not: 10 fuar senesinde Yüksel Uzel 8 kere sahne aldı.

Yıldırım Mayruk

Fuarda çıkan sanatçıların büyük bir kısmını giydiren terzi olmak beni çok mutlu eder. Ama bu sanatçılar arasında bir özel vardı ki o da Mine Mutlu'ydu. Straplez bir tuvaletle fuarı açmıştı Mine. Omuzları açık olduğu için derin bacak dekoltesini unutmuştu. Sahneye çıkar çıkmaz bir tur attı ki insanların hiçbir şeye değil kıyafetle alakası olmayan, sarı sarı iç çamaşırına odaklanıp titrediğini hayat boyu unutmam.

Seyyal Taner
En dolu gecelerden biriydi. Benim üzerimde yine her zamanki gibi değişik sahne kostümlerimden biri vardı. Dans ettiğim için rahat bir kostümdü. Şovun bitiminde çok büyük bir alkış aldım. Benden sonraki sanatçı Bülent Ersoy'du. Ersoy, "Kız, kıyameti kopattın içerde, ben de bu şovu devam ettireceğim" dedi... Kendi şık kostümlerini üzerinden çıkarıp benim kıyafeti giydi. Benimki de hani biraz Tina Turner gibiydi. Tabii ki dev saz ekibinin giriş müziğinin ardından minicik rock kıyafetiyle Bülent Ersoy sahneye çıkınca millet 5 misli coştu. Unutamayacağım süper bir galaydı.
Yine bir kalabalık Fuar gecesi final yapıyorduk. Konuştuğumuz gibi güvenlikçi arkadaşım beni omuzuna alıp içeri götürecekti. Arkasındaki sazcı arkadaşın yanlış bir hareketiyle, sazcı, bodyguard ve ben, halkın içine uçtuk. Ben hiç bozuntuya vermeden insanların üstünden tekrar sahneye çıktım ve final yaptım. Kulise girdiğimde her yerim mosmordu ama gülmekten kırılıyorduk.

Ajda Pekkan
Ajda'nın çok güzel anıları olduğunu tabii ki biliyorum. Ama onun en büyük özelliği sabah resepsiyondan spor arabasının anahtarlarını aldıktan sonra atlayıp Foça Club Med'e gider, akşam şovundan iki saat önce döner, sahnesine çıkardı. Hiç ortalarda gözükmeden de İstanbul'a dönerdi.

Akrep Nalan
Fuar'dan teklif alınca heyecandan uçuyordum adeta ama kendimi İzmir'de tek başıma bulunca moralim çok bozulmuştu. Sahneye nasıl çıkacağımı düşünmekten uyuyamıyordum. Çünkü İzmir'de Fuar gibi mühim bir yerde hiçbir tanıdığım olmadan çıkmak çok zor gelecekti. Canım arkadaşlarım geldiği için her yerde çok rahattım. Ama ilk gece başta Atik Berberoğlu olmak üzere bütün Bodrumlu dostlarımı görünce neşemden Fuar'ın gülü olmuştum, hem de süper bir repertuvarla.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.