Akşamüstü Phanteon'a doğru ara sokaklardan yürürken ne dükkanlar keşfettik. Hem giyim hem de ev gereçleri tabii ki hem de beslenme ile ilgili. Ama bir tanesi vardı ki size anlatmadan geçemeyeceğim. Glocal Accessories... Accessories yani aksesuar diyorsa bile giyim üzerine 1 numara. Giancarlo Farris buradaki iki dizaynırdan biri. Harika bir çocuk, o kadar iyi karşıladı ve servis verdi ki Selin de dayanamadı aman neler aldı neler ama hepsi de çok güzel ve çok iyi indirimli.Giancarlo, İtalyan, 26 yaşında. 3 yıllık bir iç mimarlık ve de mücevher tasarımları ile ilgili çalışmaları var. Glocal'ın 2 mağazasında koleksiyonları var. Panteon'un hemen yakınında Campo Marzio'daki butikte sergilediği koleksiyonda her parça ünik. Yani ikincisi yok. Biraz konuştuktan sonra Türkiye'ye gelmek ve çalışmalarını devam ettirmek istediğini belirtti. Bol bol muhabbet edip alışverişimizi bitirdikten sonra arkadaşımızın tavsiye ettiği ve buraya çok yakın olan Roma'nın bence başa güreşen semti 'Navona'ya geçtik. Ne diyoruz her zaman tüm tanımakta olduğumuz yerleri, oradaki oraları iyi bilen, en mühimi ilginç ve kaliteli yerleri bilenlerden ve oralılardan öğrenmek gerekir. Mesela Milano... Tüm tanıdığım, orada olduğunu bildiğim ülkem tanıdıklarım belli adresler dışında hiçbir yerde ne yemek yerler ne de alışveriş yaparlar. Önemli olan oraların özel, oraların en kendilerini yansıtan yerlerini tanımaktır. Hani genelde Milno'da yemek demek La Risacca, Papermoon demek gibi.
GENÇLİK ÇOK ŞIK
Hemen Pantheon'un paralelinde Navona'ya geçtiniz mi eski yer taşları, tipik restoran, barları, dükkanları, ressamları, o özel peynirleri, salamları, içkileri satan şarküterileri, bisikletli hanımları, ve o eski binaları ile bezenmiş tam İtalyan bir meydanda buluyorsunuz kendinizi. Hele hele akşam vakti giderseniz bambaşka bir dekor içindesiniz. Bu meydandan geçeceğiniz daracık sokaklar, yine bu kez epey özel butiklerin yanı sıra küçük, büyük ağzına kadar dolu bistrolarla bezenmiş. O kadar dolu ki herkes sokaklara taşmış, aynen geçen gün bahsettiğim gibi gürültü felaketi olmaksızın. En şık gençlik bence burada buluşuyor Roma'da. Tabii ki başkent Roma'nın o sanatçıların, üst düzeyinin yasadığı bölgeden sonra...
Navona'da minik minik oteller dışında 'residenze di charme' yani büyüleyici konut, diye bir 'Navona Palace' var ki spa'sı, fitness'ı, çok şık odaları ile 1500 lerden süre gelen bu bölgenin en top yerlerinden biri. Önündeki sabahlara kadar dolu sokak ve de çok kaliteli misafirleri gözönüne alınırsa kalınacak en iyi yerlerden biri.
Ara sokaklardan o büyülü gezimize devam ederken Via dei Coronari'de 'Osteria del Gallo'ya uğramamak elde değil. O tipik eskileri hatırlatan dekoru ile.
AVLULAR ÇOK GÜZEL
Bir de buralarda hoşuma giden evlerin girişlerindeki avluları. Hepsi birbirinden şık bahçe dizaynları yapmış. Ama bir tanesi vardı ki önünde dur geldi. Hemen içeri girdik, resimleyiverdik.
Buraların bir özelliği daha şehir içinde yaşayan ve çalışanların büyük bir kısmının arabalarının minicik oluşu ve ekseri hanımlarının bisikletle, gençlerinin motorsikletle dolaşması, en guzeli de park yerlerinde hepsinin aynı boyda yerleri işgal etmesi.
Ve geldik Selin ile ilginçleşen alışverişe. Kızı güzeller güzeli Zeynep'e Disney'den bol poşetli bir gir, seç, al üçgeninden sonra, 'Çok asilsin kendine bir şey bile bakmadın' dedim, demez mi olaydım. O meşhur İspanyol merdivenlerinin önündeki o meşhur markaların caddesine dalındı. İnanın yürüme zorluğu çekiliyor, o kadar kalabalık. İtalyanlar vitrinlere bakıp pastanelerde kahve içiyor, yabancılar tam gaz alışverişteler. Pek bilmiştir bizim kız, hemen Furla'ya daldı. Çok beğendiğini ama çok pahalı olduğunu, her yerde daha ucuza alabileceğini söyledi bi modeli. Böyle bir şeyin mümkün olamayacağını, buranın asıl dükkanı olduğunu hatırlattım. Üzülmüştü kızım, dayanamadım içeri girdim. Sağ olsun rakamcıkları yanlış anlamış. Bidiği fiatın yüzde 40 altına olduğunu duyunca 2. yi alayım mı diye bir düşünce aldı kızımızı...
Her yerde hani yüzde 50 ve üstü indirimler boy boy sergilenirken, markalar caddesinde içeride yapılan hiçbir indirim vitrinlere yansımamış. Buralardaki bistrolar yıkılıyor. Herkes paketleri ile buralarda dinlenmeyi in haline getirmiş.
Bu caddeler ve Navona sokaklarında gezmeler, alışveriş ve yemeklerinden sonra otelde İstanbul'daki kar haberini alınca Selin'in dönüşünü sabaha aldık. Ben tabii ki akşam üstüne kadar Roma gezmelerine devam ettim.
Yarın Roma'da son gün
