• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın

BESİM KAZADO

Starlar, dünya starı konserinde buluştu

besim.kazado@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 10 Haziran 2012
Sağımda Ajda, solumda Tarkan, karşımda Madonna... Var mı böyle bir güzellik... Dünya starını, ülkemizin mega ve süperstarı ile birlikte izledim. Daha ne isterim ki...

Sadece istanbul'un değil ülkemizin hatta dünyanın dört bucağından on binlerce kişinin katıldığı Madonna konserine 2 saat kala gideceğimi öğrendim. Şöyle ki önümüzdeki salı günü size detayları ile nakledeceğim benim hazırladığım bir event'i (ki benim bir ilkim oldu, ve de hiç mütevazi olamayacağım çok başarılı oldu) tüm detayları ile sunacağım. Bu sıcak pazar sabahında sıcağı sıcağına sımsıcak bir gösteriyi anlatmak istedim Kıbrıs'tan. Ajda'm ve dev ekibi ile hani 19 Mayıs'ta yağmur nedeni ile iptal edilen konser için Girne 'Savoy'a tekrar geldik. Size yine Kıbrıs'tan yazıyorum.

NEW YORK ANILARI
Bahsettiğim eventin ertesi günü işte bir gün ara ile yavru vatana gideceğim için perşembe günü İstanbul'da kalmak istedim. Programı böyle değiştirince konuştuğum herkesin gece Madonna'da olacağını ve daha önce beni bu konsere davet eden arkadaşlarımın biletlerinin havada kapıldığını öğrendim. Biletix'te aylarca evvel tükenen bu biletler, karaborsa piyasasında bile tükenmiş. Zaten bir iki yıl önce Amerika turnesinde Madonna'yı New York'ta izlemiştim. Hep derim peşin kararlı olmamam gerektiğini yaşadıkça gördüm. Bu olay da buna bir misaldir. Hatırlıyorum NY'ta Yüsel'imle (Uzel) çıktığımız bir yemekte Melek'in (Boz) bize katılan bir çift Türk arkadaşı Madonna'nın buradaki konserinden gelmişlerdi. O kadar methettiler ki gitmeye karar verdim, ertesi günü gördüm ki benim verdiğim kararla olmuyormuş hiç ama hiç yer yoktu. Bulabildiğim sahne arkası idi, hani Madonna ileri çıksa sırtını görebilecek, dev ekranlardan ancak seyredebilecektim. Ona da şükür dedim ve yine onbinlerce kişinin doldurduğu geceye katıldım. Bu arada orada bir habere şahit oldum. 2 gün önceki konserine geç çıktığı için NY belediyesine yüzbinlerce dolar ceza ödemiş sanatçı. Tam saatinde çıkacağı söylendi. Ben de dürbünle ön sıralardaki bir boş koltuğu kesiyordum ki saati geldi. Hala boştu... Maratona katılsam bu gücü bulamazdım. Saniyeler sürebildi 7. sıradaki yerimi almam. İlk kez izlediğim Madonna, görsel gösterilere deliren beni delirtti, cidden. Bu hatırayla bugünlere kadar andım dev sanatçıyı.
Konser sevdası öğle vakti tamamen aklımdan gitti, ama hala 'Yahu nasıl bu güne bıraktın be Besim, sen ki ta Uludağ'dan Hamburg'a Tina Turner'i izlemeye gittin, sen ki NY'tan Celine Dion'un son konseri diye Las Vegas'a gittin, gittin de gittin...' diye tutuşuyordum. Çok da yorgun olduğum için yatmaya karar verdim. Tam bilmecemi çözüp dalarken Etel'im aradı, "Besim Bey son sürat Suada'ya gelin. Müjdem var" dedi. Adaya vardığımda Mehmet Bey (Koçaslan) mükemmel bir et sofrası hazırlatmış, bir yandan da kaç arabada kaçar kişi ile gidileceğini hesaplıyordu. Süper spor kıyafeti ile süper dostum Ajda'm ve diğer arkadaşlar neşe içinde devamlı kişi sayısı artıp yeni masalara eklenen grubu destekliyorlardı. Masada bir ara Madonna değil de sıra gecesine gidiyoruz gibi bir hal var esprisi dalgalandı. Neşe içinde ve kalabalık olmayacakmış gibi konvoy olarak Arena'ya ilerledik. Meğer Mehmet Bey çok iyi biliyormuş olayı, (kendinin özel locası olduğundan) garaj da arabadan inince o da çok normal gazeteci arkadaşlarımız Ajda'ya bir iki soru sordular. E normaldi süper starımız, dünya süperstarını tabii ki izlemeye gelecekti. Bu arada Arena'nın yapımında rol alan herkesi tebrik etmek istiyorum. Yurt dışında bu tarz yerlere konsere gittiğimde neden bizde böyle kompleksler yok diye düşünürdüm. Meğerse bizde daha mükemmeli varmış. Asansörden iniyor locanıza geçiyorsunuz, balkonunuza çıkıp keyif içinde maçı, gösteriyi izliyorsunuz. Bu geceki coşku görülecek bir şeydi. 50 binin üzerinde Madonnasever, dünyanın dört bir ucundan dostça neşe içinde sahayı doldurmuştu, e konu sanatsa böyle oluyor...

MUHTEŞEM SAHNE

Belki bir daha benzerini izleyemeyeceğim şov, yine Madonna'nın şaşırtıcı koreografi, dijital görüntüler ve çılgın müziği ile başladı. İyi bir introdan sonra sanatçı, ışıklı bir dev tahtaravanla havadan sahneye indi. Coşkuyu tahmin ediyorsunuz. 2 saat boyunca sahnenin içinden, orta bölümden, havadan... Her taraftan çıktı girdi. Her yok oluşunun ardından başka bir bölümden bambaşka kostümlerle, saç modelleri ile sahne aldı ve şovuna devam etti. Bu aralar inanın bir şarkı süresi yani 3-5 dakika idi. Tepeden tırnağa bambaşka bir kadın karşınıza çıkıyor. Ayakta alkışlanacak ve bunu her saniyesi ile hakeden tek sanatçı kabul ediliyor şov dünyasında. Her dakikası ile de hakediyor. Tabii ki bu para ve ekip işi. Dansçısı, orkestranın her elemanı, koreografı, terzileri, menajeri, sahne amirleri, sahne dizaynırları herkes ama herkes hakkediyor bu alkışları. Tabii ki bunlar büyük bir ekip başarısı. Bu cümle de Türkiye'nin mega ve süper starları Tarkan ve Ajda'mın... Düşünün konser zincirinin ilk durağı İsrail'de konser verirken İstanbul'daki sahnesi kurulmuştu, bizde konser verirken sonraki ayak Roma'da sahne kurulmuş. Konserler için 2 dev sahne kullanıyorlarmış.
Ne kadar mutluydum, çocuklar gibi, dev gösteriye 2 saat kala sinirden 'uyuyayım bari' derken Türkiye'nin tartışılmaz en büyük starları ile dünyanın en büyük starını seyretmek... Eeee ne derim hep pozitif... pozitif... pozitif... Alaha hep şükrediyorum, ben renk seviyorum, etrafımda olsun, giyimde olsun, arkadaşta olsun, gösteride olsun... Size mutlu bir pazar, neşeli ve başarılı bir hafta diliyorum.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.