Erdoğan'a karşı gösteri yapan marjinal gençleri görünce yüzüme acı bir gülümseme oturdu. Dershane lobisi ve dershane sistemini savunanların yanında ve Erdoğan'a karşı idiler... Daha komiği, dershanelerin kaldırılması sürecinin, Üniversite Sınavları'nın kaldırılmasının ön çalışması olduğunun farkında değillerdi. Değil mi ki, onlara Erdoğan'ın 'kötü' olduğunu söylemişti 'abileri', o vakit, Erdoğan, muhakkak 'kötü' idi... Hükümet, bir zamandır, yurtdışında planlanmış çok başarılı bir 'algı yönetimi'nin kurbanı haline getirildi. Bu 'algı yönetimi' çalışması; Türk milletinin hassas olduğu konularda 'semboller' üzerinden işletiliyor. Erdoğan hükümeti ise, milletin ortak aklına güvenip, bu çalışmaları fazla ciddiye almıyor. Doğrudur. Millet'in ortak aklı, muhakkak doğruda ittifak edecektir ama, marjinal de olsa, 'dershane yanlısı, üniversite seçme sınavı yanlısı, kendini dünya vatandaşı zanneden, en kibarcası ahmak' bir gençliğin ortalıkta dolaşmasının vebalini de üzerine almamalı. Örneğin ben hala, başbakan Erdoğan'ın 'Üniversite Seçme Sınavı'nı kaldıracağını niçin açıklamadığını bilmiyorum. Bu çalışmayı bir an önce açıklasın da, bu meydanlara gönderilen çocukların 'kullanılanları' ile 'Sınava girme hakkımız engellenemez' diye bağıracak olanlarını artık ayırd edebilelim...
Cemaat ve desteklediği partiler (CHP-MHP) dershane konusunu artık niçin ağzına almıyor?
Niçin dersiniz?
Çünkü 'dershane' konusu, bir turnosol kağıdı idi. Dershaneler öğrencilerin hayatlarını ve geleceklerini sömüren, ülkenin geleceğini ipotekleyen bir sistemin ana unsuru... Merkezi Üniversite Sınavı ile Dershaneler Sistemi... Parası veya Cemaati olanların okuyabileceği, sadece 'test akıllı' veya 'tost akıllı'ların başarılı olabileceği, her vatandaşın 'yüksek öğrenim hakkı' olmadığı bir sistemdir. Hiç saklamaya gerek yok, bürokrasiye sızmış 'vesayet sistemleri' de bu yapıdan yararlanırlar. Yaptığı on binlerce eseri unutsanız bile, Erdoğan'ın sırf bu sistemle mücadele etmesi bile onu Cumhuriyet Tarihi'nin en büyük devrimcilerinden biri yapar. İşte bu gerçeğin toplum tarafından anlaşılmasıyla birlikte, Cemaat-CHP-MHP İttifakı artık dershaneleri ağzına bile almamaya başladı. Erdoğan Hükümeti bir an önce bu konudaki gerçekleri toplumla paylaşmalı ve kimin hangi safta olduğu daha da netlik kazanmalı, diye düşünüyorum.
Yeni MİT'i izleyin...
'Yurtdışında vatandaşlarımız kaçırılıyor, MİT niye kurtarmıyor,' diye bağırıyorlar... Ama MİT'e yurtdışı operasyon yetkisi vermiyorlardı. 'Bakın MOSSAD ne kadar başarılı bir İstihbarat Teşkilatı,' diye, neredeyse nispet yapıyorlar... Ama MOSAD yetkilerinin MİT'te olmasına katiyen karşı çıkıyorlardı.
Tuhaf bir manzaraydı el Hak.
Adamın elini kolunu, ağzını bağlayıp, 'niye konuşmuyorsun,' diye işkence yapanların tutumuna benziyordu.
Nihayetlendi.
MİT kanununda revizyona gidilmesinde ve uluslararası kriterlerde güncellenmiş yeni bir kanun yapılmasında bu MİT düşmanlarının da büyük payı var.
Türkiye'ye İstihbarat Teşkilatı'nın elini kolunu yasalarla nasıl bağladıklarını gösterdikleri için onlara da bu konuda bir teşekkür borçluyuz.
Şimdi, Saha'da, dünyanın en iyi istihbarat teşkilatlarından biri olan ve İmparatorluk Mirası'nı kodlarında saklayan MİT'in Küresel Türkiye'ye yakışan, küresel bir yasası da oldu.
