Kemal Kılıçdaroğlu daha CHP Genel Başkanı olmamıştı...
Başbakan'ın açılım için hazırlandığı günlerdi ve devletin o güne dek ağzına almaktan çekindiği bir takım sembol isimlere vurgu yapmıştı.
Kılıçdaroğlu altta kalır mı, o da bir liste açıkladı. Fakat o da ne? Listede Parvus Efendi, ismi vardı.
Parvus Efendi; ne Osmanlı, ne de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmuş, İsrail'in kurulması için çalışan, Alexander Israel Helphand asıl ismine sahip bir silah tüccarı idi!
O zaman çalıştığım gazetede bunu yazdım. Bir de, Parvus Efendi hakkında hiç bilinmeyen bir gerçeği: İstanbul'da kurduğu İsrail'in kuruluşu için çalışan 'mason locaları'nı...
Ertesi sabah Kılıçdaroğlu beni aradı ve görüşmek istediğini söyledi. İstanbul'a buyur ettim. Home-office'imde beni ziyaret etti.
Orada bana, Parvus Efendi'yi sadece Türkiye Ekonomisi üzerine yazdığı bir kitaptan tanıdığını söyledi. Ve, o günlerde gündeme gelen Ergenekon Operasyonları üzerine ne düşündüğümü sordu.
Herkesle paylaştığım analizimi onunla da paylaştım: Bu bir Cemaat operasyonu değildir. TSK'ya sızmış kirin temizlenmesi için kısmen TSK'nın da onayladığı bir devlet kararı olduğunu düşünüyorum. Ancak, Cemaatçi bürokrasi bu operasyona ilgili olmayan isimleri de karıştırıyor ve karıştıracaktır.
Bugün anlıyorum ki, bu analizimi, 'Cemaat masum,' olarak anlamış.
Sonra, Kılıçdaroğlu ile birkaç kez daha görüştüm.
Başörtüsü meselesinin çözümüne katkısı olabilir diye kendisini birkaç dindar dostumla buluşturdum. Orada çözümü istiyor gibi konuştu.
Ancak, daha sonra yaptığı açıklamalar, beni çok şaşırtmıştı. Yine de kendisine dindarlar ile ilişki kurmasını, CHP'nin akıldışı laiklik anlayışını revize etmesini telkin ettim.
Son görüşmelerimizden birinde, ki artık Genel Başkan'dı...: Benim için 'Fethullahçı,' dediklerini söyledi... Dolaylı olarak soruyordu işte: Fethullahçı mısın?
Kılıçdaroğlu benim için o noktada bitti.
Benim gibi bir profilin Fethullahçı olabileceğini düşünebilecek zihniyette bir adam, bu ülkeyi yönetemez, yönetmemeli de...
Kendisi ile görüşmeyi kestim.
Bugün bakıyorum da...
O günkü konuşmalarımıza dair her şeyi yanlış anlamış.
Ben ona, 'bu ülkenin milli dindarları ile iletişim kur,' derken; o gitmiş Gülen Cemaati ve Memur Şeyh Haydar Baş ile ittifak kurmuş.
Tıpkı onu ilk tanıdığım zaman Parvus Efendi'yi muteber bir Cumhuriyetçi ve bağımsızlıkçı zannettiği gibi.
Bu Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkan olarak girdiği son seçim.
Milletin gerçek omurgasının ne olduğunu tanımayan ve cehaleti yüzünden hep yanlış kararlar veren birinin Genel Başkanlığı'nı taşıyamaz CHP.
Türkiye Cumhuriyeti'ndeki 'Atatürkçü Blok'u getirip, Gülenist politikaların aracı haline getiren bir Genel Başkan'ı da taşıyamaz.
Tahminim odur ki, bu seçimden sonra CHP'den kovulacak Sayın Genel Başkan...
CHP'nin önündeki bütün imkanları heba ettikten sonra...
Cehalet kötü, çok kötü bir şey.
