• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
ABD/İsrail’in İran planı tutmadı

BÜLENT ERANDAÇ

ABD/İsrail’in İran planı tutmadı

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 04 Mart 2026

ABD/İsrail'in İran saldırısı dördüncü gününü tamamlarken, kanlı savaş tam anlamıyla bir "yıpratma stratejisine" dönüştü. Katil -Soykırımcı Netenyahu'nun yalanlarıyla İran dini lideri Ali Hamaney ve üst ordu ve ve devrim muhafızlarını öldürerek, İran'ın kısa zamanda teslim alınacağını inanan Trump'ın matematik hatası yaptığı degerlendiriliyor. Yani, TRUMP'I KATİLSOYKIRIMCI NETENYAHU'NUN KANDIRDIĞI, İRAN'DA HESAP
HATASI YAPTIĞI yorumları artmış görünüyor. Derin Amerika'nın sesi The Washington Post'un aktardığına göre, Trump yönetimi ve Pentagon'da İran'la yaşanan çatışmanın "kontrolden çıkabileceği" endişesi giderek büyüyor. ABD /İsrail'in, İran'ın dini lideri Ali Hamaney ile birlikte üst düzey isimlerin öldürülmesine karşın "rejimin çökeceği" yönünde yapılan planın su ana kadar tutmadığı gözleniyor. Trump, kısa bir sürede İran'ı teslim alacağına inandığı, ama aradan 4 gün geçtikten sonra, İran operasyonuna ilişkin zaman çizelgesi de başlangıcından bu yana değişti. İlk olarak Daily Mail'e operasyonun "dört hafta veya daha kısa sürebileceğini" söylemiş, ardından New York Times'a dört ila beş hafta sürebileceğini belirtmişti. Pazar ve pazartesi günleri yaptığı ayrı açıklamalarda ise operasyonun hedeflerine ulaşılana kadar daha uzun sürebileceği ihtimalini açık bıraktı.

PERDE ARKASINI ANLATTI
Fidan, gazetecilere önemli bilgiler verdi. İran ile ABD-İsrail arasındaki savaşın başlangıcında Türkiye'nin çabalarının savaşı geciktirdiğini ve müzakerelerin ortasında savaşın başlamasının diplomatik bir ihanet olarak değerlendirildiğini belirtti. Fidan, İran'ın bölgedeki Arap ülkelerindeki ABD üslerine yönelik saldırılarının büyük bir güvenlik krizine yol açabileceğini ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara neden olabileceğini ifade etti.

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ HEDEFİ
Fidan, "Bence İsrail ve ABD, İran'ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir. İran da maliyet üretmek için çaba harcıyor. O da Körfez'deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor. Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder ona bakacağız. Ancak İran'ın beklediği cevap gelmeyecek gibi. İran, buraları bombalayarak "bunlar da Amerika'ya baskı yapsınlar, savaşı durdursunlar" diye düşünüyor olabilir ama o olmayacak gibi. İran'ın elinde bilmiyorum ne kadar kaldı... Ancak İran, füze ve dronlar ile İsrail'i gerçekten rahatsız edebilir, bunları ciddi bir şekilde kullanırsa" ifadelerini kullandı. Bakan Fidan, "Gelişmeler hem bölgemizin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte. İran'ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor. Hürmüz Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu da ABD'yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir" dedi. Fidan, "rejim değişikliği sonucunu doğuracak" ölçekte bir dalgalanma şu an için görünmüyor. Mevcut şartlarda en olumsuz senaryo, çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran'la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşmasıdır. Bunun yanında enerji boyutu var. İran'dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir" açıklamasında bulundu. "Bu meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalışıyoruz; olası senaryolara göre atılabilecek adımlar üzerinde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz" diyen Fidan, "Bizim temel isteğimiz ve talebimiz net: Karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün. Bunu da bütün görüşmelerimizde açık şekilde vurguluyoruz" dedi. Fidan, İran'daki PKK varlığına ilişkin de önemli açıklamalar yaptı. "Bölgede birinci savaşta da buna benzer bir kıpırdanmanın emarelerini görmüştük. Şimdi bir kımıldama olur mu olmaz mı, bunu yakından takip ediyoruz." diyen Fidan, "Farklı çizgideki Kürt grupların bir araya gelerek bir ittifak kurduklarını ve ortak açıklamalar yaptıklarını da görüyoruz. Bunları yakından takip ediyoruz ve analiz ediyoruz. Bunlar rejimle ne kadar savaşacaklar, bulundukları yerdeki diğer etnisitelerle ne kadar savaşacaklar ne olacak, neyi hedefliyorlar, nereden ne çıkar, hepsini takip ediyoruz. PKK, özellikle bulundukları ülkelerdeki zayıflıklardan ve bölünmüşlüklerden istifade eden bir yapı; bütün terör örgütleri gibi" dedi. Körfez ülkelerinin İran'a yanıt verme ihtimaline yönelik, Bakan Fidan, "Resmî olarak deklare etmiyorlar ama bölge ülkelerinin İran'a karşılık verdiğine dair bazı iddialar var. Bu iddiaları biz de duyuyoruz. Bu doğru da olabilir" dedi.

İRAN'IN TAKTİK HATASI
İran direniyor ama büyük bir taktik hata yaptığı gözleniyor. Katar, Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn gibi Müslüman ülkelerdeki ABD üsleri dışındaki kritik rafineri ve turizm alanlarını bombalıyor. Karşısında, MÜSLÜ- MAN ÜLKE CEPHESİ OLUŞTURUYOR. Esas saldıracağı yerler, Umman denizindeki uçak gemileri ve donanması olacağı yerde, Müslüman ülkelere yönelmesi aleyhine olabilir. Çünkü, saldırılan Müslüman ülkeler karşılık vermek durumunda kalabilir. Nitekim, Katar, İran'ı sert şekilde uyardı, savunma hakkımızı kullanırız uyarısında bulundu.

ABD'NİN ZAFİYETİ
ABD'nin İran füzelerince korumakta sorumlu olduğu Müslüman ülkelere gönderdiği füzeleri önlemekte başarılı olamıyor. Suudi Arabistan'ın dünyanın en büyük Petrol rafineri-kompleksini Katar LNG tesislerini koruyamadı. Dubai'de turizm bölgeleri, büyük oteller bombalanıyor. ABD koruma sistemleri başarılı olamıyor. Siyonist İsrail/ABD'nin saldırısı başlamadan önce, Trump, İran'da rejim değişikliğinden bahsetmişti. Trump, cumartesi günü de saldırıları duyurduğunda İranlıları "ülkelerini geri almaya" çağırdı ve rejim değişikliği hedefine işaret etti. Pazartesi günü de, İran Dini liderı Hamaney'in öldürüldüğünü açıklayan Trump, "İran'ın yeni liderliği ve yeni lideri hakkında çok iyi bir fikrimiz var' dedi.

HÜRMÜZ BOĞAZI
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısıyla başlayan savaşta, gelişmelerin ekonomik etkileri de gündemin merkezine yerleşti. Türkiye hem NATO müttefiki olması hem de Ankara ile Tahran arasındaki dengeli ilişkiler sayesinde doğrudan bir askeri riskten uzak görünüyor. Savaşın Türkiye'ye fiziksel olarak sıçramaması elbette çok önemli. Hürmüz Boğazı'nda gerilim tırmandı. Petrol fiyatları yükselirken, küresel enerji arzı risk altına girdi. Dünya petrol fiyatları yüzde 10 yükseldi. 2025 verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan günlük 20 milyonu varili aşkın ham petrol ve petrol ürünü geçiyor. Bu miktar, dünya sıvı petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık geliyor. Ayrıca küresel LNG ticaretinde de günlük yaklaşık 300 milyon metreküp yani küresel ticaretin yüzde 20'si de yine bu güzergahı kullanıyor. Boğazdan geçen petrolün büyük bölümü Suudi Arabistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, İran ve LNG ihracatında öne çıkan Katar bulunuyor. Hürmüz'den geçen petrolün En büyük ithalatçılar arasında Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore yer alıyor. ABD'DE HÜRMÜZ BOĞAZI UZUN SÜRE KAPALI KALIRSA, NASIL AÇILACAĞI SENARYOLARI HAZIRLANIYOR.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.