Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türk diplomasi ve savunma tarihi açısından benzersiz günlerden geçiyoruz. 77 yaşındaki NATO'nun tarihi zirvelerinden biri Ankara'da gerçekleştirildi. Zirvede, NATO'nun geleceğine yön verecek kararlar alınırken kritik temaslara, heyecanlı açıklamalara ve sürpriz hamlelere sahne olundu. Salı günü, Erdoğan-Trump dostluğu güzel tablolar verirken, ikinci gün biraz tansiyonu yüksek, heyecan ve merak yaratan gelişmelere tanık olundu. ABD Başkanı Trump'ın Liderler Zirvesi öncesi, Avrupa liderlerine kızgınlığını tekrarlaması ve gözlerin bir anda İran'a dönmesine yol açan "İran ile ateşkes bitti" açıklaması yeni temaslara yol açtı. Erdoğan, Türkiye'nin NATO'ya katkılarını anlattığı konuşmasında "Savunma sanayiinde Türkiye dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdi" diyerek harika bir açılış yaptı.
KRİTİK MESAJLAR VERDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar: "İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını, taahhüt edilen tarihten önce, üç yıl içinde karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine Çelik Kubbe projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. Avrupa'daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak, yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan her aşamada ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz. Kosova'da, Karadeniz'de, Baltıklar'da ve diğer coğrafyalarda ittifakın harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz. İHA ve SİHA'ları gerçek muharebe alanlarında başarıyla kullanan bir müttefik olarak, tesisini öngördüğümüz İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezimizi NATO'ya akredite etmeyi temenni ediyoruz." NATO 3.0 konusunda hedefe ulaşma hususlarını Erdoğan şöyle değerlendirdi: İki hususa özellikle dikkat çekmek isterim. Birincisi, savunma sanayii başta olmak üzere savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma Sanayi Forumu'nda bu mesajın hem endüstri hem de hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyorum. İkincisi, Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenirken ittifakın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor. Burada özellikle Avrupa Birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa'da hiç arzu etmediğimiz suni bir bölünmeye yol açacaktır. Ukrayna savaşında Sayın Trump'ın barış vizyonunu paylaşıyorum. Ukrayna'nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğimizi bildiriyorum. Ukrayna'yı desteklerken Rusya'yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz. İran krizinin çözüm yoluna girmesinde, sabotaj teşebbüslerine rağmen Sayın Trump'ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız. Orta Doğu'da kalıcı barışın anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguluyorum. Son olarak terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum.
SERT AÇIKLAMA
"İran ile ateşkes bitti" diyen Trump, İran yönetimini suçlayarak, "Onlar kafayı yemişler, bir sorun var onlarla. Zaman kaybediyorlar" dedi. Trump, bazı Avrupa liderlerine kızgınlığını tekrarladı: "NATO'dan memnun değilim. İran konusunda bize yardım etmediler. İspanya ile ticaret yapmak istemiyorum. NATO'dan memnuniyetsiz olmama karşın milyarlarca dolar fazladan ödüyoruz ve onları koruyoruz ama onlar bizim yanımızda olmuyor bu hiç adil değil." "Erdoğan'ı seviyorum" diyen Trump, "F-35'leri de alacaklar" açıklamasını tekrarladı ve Türkiye'nin F-35 almasına engel olmaya çalışan katil Netanyahu'ya ayar veren ifadelerde bulundu. Yunanistan Başbakanı Miçotakis, gazetecilerin F-35 sorusuna, "Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarına yorum yapmayacağım. Türkiye ile bir savaş tehlikesiyle karşı karşıya kalırsak yasal haklarımızı kullanmalı mıyız? Herkesin hassasiyetlerinin göz önünde bulundurulması gerek" diyerek NATO'da birlik iklimini bozacak açıklamalar yaptı. Zirve öncesi sürpriz gelişmeler karşısında, Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Türkiye, NATO'da çözümlerin anahtarı olduğunu gösterdi. Ankara NATO Zirvesi'nden birlik fotoğrafı verilmesini sağladı.
4 BAŞLIK DİKKAT ÇEKTİ
Savunma Harcamaları: Savunma harcamaları, 2025 Lahey Zirvesi'nde alınan kararla NATO'ya üye ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 5'ine çıkarılma hedefiyle yeni bir boyut kazanmıştı. Ankara'daki zirvede bu alandaki ilerlemenin teyit edilmesi ve verilen taahhütlerin sahaya konuşlandırılabilir askeri yeteneklere dönüştürülme sürecinin hızlandırılmasının önünü açan kararlar alındı. Savunma Yatırımları ve Üretim: NATO, savunma sanayisinin üretim kapasitesinin artırılması, altyapının güçlendirilmesi, yenilikçi teknolojilerin devreye alınması ve ortak tedarik mekanizmalarının geliştirilmesi yolunda ittifak sağlandı. NATO 3.0 Konsepti: NATO 3.0 konsepti de zirvenin öne çıkan gündem maddeleri arasında değerlendirildi. ABD'nin Avrupa'nın savunmasını artık birincil önceliği olarak görmeyeceğini ortaya koymasının ardından gündeme gelen yeni dönemde, Avrupalı müttefiklerin kolektif savunmada, özellikle konvansiyonel savunma alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi söz konusu olacak. Ukrayna'ya Destek: Liderler, Ukrayna'ya desteğin gerektiği sürece devam edeceği yönünde ortak mesaj verilmesine karar verdi.
SONUÇ
ERDOĞAN liderliğinde Türkiye, stratejik konumu ve aktif dış politikası sayesinde dünya genelindeki krizlerin çözümünde kilit bir aktör olduğunu zirvede bir kez daha gösterdi. Türkiye, bölgesel ve küresel krizlerde arabuluculuk yapıyor. Savaşları bitirmek ve barışı sağlamak için iki tarafı da aynı masada toplayan bir ülkedir. Türkiye, Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan bir ticaret merkezidir. Bu adımlar, tüm dünyanın güvendiği ve çözüm aradığı bir ülke olmasını sağlıyor.
