• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Küresel likidite daralması ve değişen dengeler

GONCA ELİBOL

Küresel likidite daralması ve değişen dengeler

gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 20 Eylül 2026

Dünya ekonomisi yeni bir dönemece giriyor. ABD Merkez Bankası, üç yıl sonra ilk faiz artışına giderek politika faizini yüzde 3,75-4 aralığına çıkardı. Japonya Merkez Bankası ise faizi yüzde 1,25'e yükseltti; bu oran 31 yılın en yüksek seviyesi. Avrupa'da enerji kaynaklı enflasyon, yüksek faiz döneminin uzayabileceği beklentisini güçlendiriyor. Yükselen faizler borçlanmayı pahalılaştırırken tahvil getirilerini artırıyor; hisse senetleri ve gelişmekte olan piyasalarda baskı oluşturuyor.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5'i aşarken küresel hisse fonlarından bir haftada 23,21 milyar dolar çıktı. Wall Street dalgalanırken Borsa İstanbul'da hisseler haftalık bazda yüzde 8,18 geriledi. Petrolün 100 doların üzerinde seyretmesi ise üretimden lojistiğe kadar maliyetleri etkiliyor. Bu tabloya borsa hareketlerinin ötesinden bakıyorum.
Karşımızda sermayenin yönünün, üretim merkezlerinin ve ekonomik güç dengelerinin oynaklık gösterdiği bir dönem var. Geleceğin ekonomisi yeniden kuruluyor. Küresel finansman koşullarının sıkılaştığı bu dönemde büyümenin temel belirleyicileri; toplam faktör verimliliği, sürdürülebilir nakit akışı, yönetilebilir borçluluk ve teknoloji yoğun yatırımlardır. Sermaye akımları da risk-getiri dengesi ile ekonomik ve jeopolitik güvenlik öncelikleri doğrultusunda enerji, savunma, siber güvenlik, yarı iletkenler, robotik ve yapay zekâ altyapısına yöneliyor.

ENERJİ SEKTÖRÜ KRİTİK
Tedarik zincirleri de değişiyor.
Ülkeler, üretim maliyetinin yanında güvenilirliği, sürdürülebilirliği ve tedarik sürekliliğini de dikkate alıyor. Yerli üretim, enerji bağımsızlığı, fikrî mülkiyet ve dijital egemenlik, ekonomik güvenliğin temel unsurlarını oluşturuyor. Bu dönemde enerji sektörü kritik bir rol oynuyor. Türkiye, küresel enerji risklerine karşı arz güvenliğini güçlendirmeye, kaynak çeşitliliğini artırmaya, yerli ve yenilenebilir enerji kapasitesini geliştirmeye yönelik çok yönlü bir politika izliyor.
Nükleer enerji, doğal gaz altyapısı, yenilenebilir kaynaklar ve enerji diplomasisi bu stratejinin parçalarını oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde bu kazanımların sanayimizin rekabet gücüne daha fazla yansıtılması gerekiyor. Enerji verimliliğini bir tasarruf tedbiri değil, millî rekabet politikası olarak görmeliyiz. Depolama, akıllı şebekeler, yerli teknoloji ve enerji ekipmanları alanındaki yatırımlar hızlandırılmalıdır.
Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefi; güvenli arz, öngörülebilir maliyet ve katma değerli üretim ekseninde ilerlemelidir.

PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK
Zorlu ve belirsizliğin hâkim olduğu bir düzlemde psikolojik dayanıklılık da çok önemli. Çünkü ekonomide rakamlar kadar insan davranışları da temel belirleyiciler arasında yer alıyor. Belirsizlik dönemlerinde korku ve sürü davranışı güçleniyor.
Panikle satış yapmak da yükselişi kaçırma korkusuyla bilinmeyen varlıklara yönelmek de bir strateji değildir. Psikolojiyi korumak, finansal dayanıklılığın ilk şartıdır.
Her habere tepki vermek yerine doğru bilgiyi ayıklamak, kararları risk kapasitesine ve uzun vadeli hedeflere göre almak gerekir. Korkusunu yönetemeyen yatırımcı portföyünü, kaygıya teslim olan şirket ise kaynaklarını sağlıklı yönetemez. Yani korku ve fırsatı kaçırma korkusu (FOMO), finansal kayıplara yol açan önemli etkenler arasındadır. Diğer taraftan, yapay zekânın giderek hâkimiyet kazandığı ekonomide haber akışını, yatırım analizlerini, kredi kararlarını ve piyasa işlemlerini algoritmalar şekillendiriyor. Faizin yönünü merkez bankaları, paranın hareketini ise giderek daha fazla algoritmalar belirliyor. Teknoloji hız kazandırabilir; ancak yanlış veriyi doğru bilgiye, çıkarı sağlıklı bir karara, manipülasyonu ise güvene dönüştüremez. Şeffaf olmayan modeller, deepfake içerikler ve sahte tavsiyeler riskleri büyütebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.