TÜRKİYE YÜZYILI vizyonunda yer alan enerji bağımsızlığını Başkan Recep Tayyip Erdoğan, stratejik hamlelerle ilmek ilmek örüyor. Başkan Erdoğan liderliğinde Türkiye enerjide stratejik hamlelerinden birisini daha gerçekleştirdi. Türkiye ile Irak arasında imzalanan ve Irak'tan günlük 1 milyon varil petrol alınmasını öngören anlaşma, bölgesel enerji dengelerini değiştirebilecek tarihi bir adım özelliği taşıyor.
'TARİHİ BİR ADIM'
Erdoğan anlaşmayı "enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım" olarak nitelendirdi. Irak Başbakanı Zeydi'nin Türkiye'ye günde 1 milyon varil petrol sağlayabileceklerini söylediğini aktaran Erdoğan, "Başka yere muhtaç olmayın, 1 milyon varil diyor. Hemen komşumuz Irak'tan 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettiğimizde ihtiyacımızı karşılarız" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin Irak'tan günlük 1 milyon varil petrol alması sadece bir ticari sözleşme değil; bölgesel istikrarı, ekonomik kalkınmayı ve enerji jeopolitiğini yeniden şekillendiren stratejik bir dönüm noktasıdır. Bu anlaşma, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini sağlama ve dışa bağımlılıktan doğan riskleri yönetme stratejisinin bir parçası. Komşumuz Irak için de petrolünü Dost Türkıye'ye ,güvenli, kesintisiz ve büyük kapasiteli bir hat üzerinden dünya pazarlarına ulaştırma anlamına geliyor. ABD-İran Savaşı devam ederken Hürmüz Boğazı'nın kapatılması da dahıl olmak üzere küresel enerji piyasalarında arz çeşitliliğinin kritik olduğu bir dönemde, günlük 1 mılyon varil gibi bu büyüklükte bir hacmin taahhüt edilmesi iki ülke arasında uzun vadeli bir güven ilişkisinin kurulduğunu gösteriyor.
ÖNEMLİ PARAMETRELER
Türkiye açısından neden çok önemli? Türkiye petrol ihtiyacının önemli bölümünü ithalatla karşılıyor. Ceyhan'ın stratejik değeri artacak. Irak petrolünün Türkiye üzerinden Akdeniz'e çıkması, Kerkük-Ceyhan hattı- Ceyhan Limanı'nı bölgesel enerji merkezine dönüştürecek. Türkiye'nin Irak üzerindeki ekonomik ağırlığının artışına imkan verecek. Petrol sadece enerji meselesi değil. Türkiye,Irak'ın petrolünü dünyapiyasalarına ulaştıran anagüzergâhlardan birisi.Bağdat-Ankara ilişkilerindedaha ileri ekonomikkaldıraç olacak. TürkiyePetrolleri'nin Kerküksahasındaki şirkette yüzde15 pay alması, Türkiye'ninsadece petrolü satın alanülke değil, Irak petrolüretiminde de doğrudanortak olmaya başladığınıgösteriyor. Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefini güçlendirecek. Petrolün yanı sıra Irak gazı, elektrik, ulaştırma ve Kalkınma Yolu projeleriyle birlikte düşünülürse Türkiye'nin Irak'la ilişkisi "petrol alıp satma" ilişkisinden çok daha geniş bir enerji ve ticaret koridoruna dönüşmesınin önünü açıyor. Türkiye'nın günlük petrol ihtiyacı 1 mılyon 500 varil. Bu anlaşma petrol ihtiyacının önemli bir kısmını güvence altına alıyor. Yakın coğrafyadan yapılan boru hattı taşımacılığı, lojistik maliyetleri ciddi oranda düşürecek. Gelen ham petrol, yerli rafinerilerin tam kapasite ve yüksek verimlilikle çalışmasını sağlayacak. TÜRKİYE-IRAK ANLAŞMASININ etkileri ABD, İran ve Körfez dengesi açısından önemli. Irak petrolünün ihracatında Türkiye rotasının güçlenmesi, Irak'ın alternatif ihracat güzergâhlarına sahip olması açısından da önemlidir. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik bölgelerde kriz yaşandığında kuzeydeki Türkiye rotası daha değerli hale geldiği gözleniyor. Anlaşma, Orta Doğu'da ekonomik entegrasyonu artırarak siyasi istikrara katkı sunma potansiyeli içeriyor.
KÜRESEL BİR AKTÖR
Türkiye'nin enerji politikalarında milat kabul edilen Milli Enerji ve Maden Politikası, dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak öncülüğünde 2017 yılında ilan edilerek ülkenin makus talihini değiştiren yapısal bir reform süreci başlatılmıştı. "Enerjide tam bağımsızlık" parolasıyla yola çıkan bu strateji, Türkiye'yi enerjide dışa bağımlı ve pasif bir ithalatçı konumundan çıkararak sahada kendi imkanlarıyla var olan küresel bir aktör haline getirdi. Albayrak'ın vizyonu; arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasa olmak üzere üç temel sütun üzerine inşa edildi. Stratejinin en radikal ve somut adımı, kiralık veya yabancı kontrollü arama dönemine son verilerek Türkiye'nin kendi sondaj filosunu kurması oldu. Vizyon sayesinde Türkiye'nin toplam 8 enerji gemisi var. Sondaj Gemileri (6 Adet) Fatih, Yavuz, Kanuni, Sultan Abdülhamid Han, Yıldırım ve Çağrı Bey. Sismik Araştırma Gemileri (2 Adet) Barbaros Hayreddin Paşa, Oruç Reis. Dünyanın en büyük 4. derin deniz sondaj filosuna sahip durumdayız. Bu yerli filo, Karadeniz'deki tarihi Sakarya Gaz Sahası keşfinin ve Doğu Akdeniz'deki stratejik hamlelerin önünü açtı. Bugün bu vizyon sınırları aştı, Türk filoları Lıbya,Somali, Pakistan ve Hint Okyanusu gibi uluslararası sularda aktif enerji diplomasisi yürütüyor. GABAR, Türkiye olası küresel enerji krizlerine karşı tamamen korunaklı bir arz güvenliği duvarı ördü. Türkiye'nin 2 LNG terminali ve 3 Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) olmak üzere toplam 5 LNG giriş noktası ve BOTAŞ Marmaraereğlisi LNG Terminali gibi ana tesisleri bulunur; toplam günlük gazlaştırma kapasitesi 161 milyon metreküptür. Elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir kaynakların (Güneş, Rüzgar, Hidroelektrik) payı rekor seviyelere ulaştı. Sürdürülebilir ve kesintisiz baz yük güç sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımları devreye alınmaktadır. Kurulu güç kapasitesinde Türkiye Avrupa'nın zirve ortaklarından biri konumunda. Türkiye sadece enerji tüketen bir pazar olmaktan çıkarken, çok uluslu devlerle (Exxon, Chevron, BP, Shell) eşit şartlarda masaya oturan, risk ve finans paylaşımı yapan küresel bir markaya (TPAO) dönüştü.
SONUÇ
ERDOĞAN'IN ilmek ilmek ördüğü strateji doğrultusunda büyük Türkiye 2053 hedeflerine yürüyor. Türkiye'nin "2053 Enerjide Tam Bağımsızlık" vizyonu; yerli hidrokarbonlar, nükleer güç, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjinin eş zamanlı yönetilmesiyle sürüyor. Bu stratejik adımlar kararlılıkla atılıyor, enerji bağımsızlığı küresel bir güce ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın kaldıracına dönüşüyor. EVET. YENİ DÜNYA DÜZENİ İNŞA EDİLİYOR. TÜRKİYE YERİ- Nİ ALIYOR. BAŞKAN ERDOĞAN BÜYÜK LİDER. TÜRKİYE BÜYÜK DÜŞÜNÜYOR. BÜYÜK OYNUYOR.
